Dört Kürt tutsak idam edildi

İran rejimi, Tahran cezaevinde tutuklu bulunan 4’ü PJAK davasından olmak üzere 5 kişiyi idam etti

DÜNYA
Pazar, 9 Mayıs 2010 (16 yıl 5 ay önce)

İran 4’ü PJAK’lı 5 siyasi tutsağı idam etti



TAHRAN - İran rejimi, Tahran cezaevinde tutuklu bulunan 4’ü PJAK davasından olmak üzere 5 kişiyi idam etti. 2007’den bu yana idam edilen PJAK’lı tutsakların sayısı 7’ye yükselirken halen 18 Kürt siyasi tutsak ölüm koridorlarında bekliyor. Bunlardan 4’ü ise kayıp.

İran resmi haber ajansı İRNA, 5 tutsağın, işkence merkezi olarak bilinen başkent Tahran’daki Evin Cezaevi'nde bu sabah idam edildiklerini bildirdi.

PJAK davasından idam edilenlerin öğretmenler Ferzad Kemanger, Eli Heyderiyan, Ferhad Wekili ve kadın aktivist Şirin Elem Hulu olduğu bildirilirken, Mehdi Eslamian’ın ise Tondar örgütü mensubu olduğu belirtildi.

2007’DEN BERİ 7 PJAK’LI TUTSAK İDAM EDİLDİ


Son idamlarla birlikte 2007’den bu yana idam edilen PJAK’lı tutsakların sayısı 7’ye yükseldi. 11 Kasım 2009’da idam edilen İhsan Fetahiyan’ın arından 6 Ocak’ta PJAK davasından tutuklu Fesih Yasemini da asılarak idam edilmişti. Hasan Hikmet Demir ise 2007 yılında idam edilen ilk PJAK militanı olmuştu.

HALEN 18 KÜRT SİYASİ TUTSAK ÖLÜM KORİDORLARINDA


Bu son idamlarla birlikte ANF’ye ulaşan bilgilere göre halen 18 Kürt siyasi tutsak İran rejiminin ölüm koridorlarında bekliyor. Bunlardan en az dördü tutuldukları cezaevlerinde alınarak bilinmeyen yerle götürüldü. İran rejimi son aylarda idam mahkumu Kürt siyasi tutsakları kaybetmesi, tutsakların gizli bir şekilde idam edilmiş olabileceği endişesine yol açtı.

4 TUTSAK KAYIP


5 Mayıs günü Eziz Mimhemedzade Seqiz Cezaevi'nden alınarak kaybedilmişti. Urmiye mahkemesi tarafından idam cezası verilen siyasi tutsak Qadir Mihemedzade de, geçtiğimiz haftalarda cezaevinden alınarak bilinmeye bir yere götürüldü. Urmiye cezaevinde tek kişilik hücrede tutulan idam cezalı Husen Xizri de 11 Nisan sabahı cezaevinden çıkarıldı ve kendisinden bir daha haber alınmadı. İdam cezasına çarptırılan Kürt kadın hakları savunucusu Zeyneb Celaliyan ise Şubat ayında Kirmaşan’a bağlı Dizilabad cezaevinden alınarak kaybedildi. Celaliyan’ın nerde olduğu bilinmiyor.

İran’da 8’i PJAK davasından 18 Kürt siyasi tutsak daha idam tehdidi altında bulunuyor. Bunlardan Zeynep Celaliyan, Husen Xizri ve Qadir Mihemedzade’den haftalardır haber alınamıyor.

ANF NEWS AGENCY


Kalbimin bir çocukta atmasına izin verin


İranlı KürtKürdistan Öğretmenler Derneği iletişim sorumlusu olan Kemanger, 11 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra 2006'da tutuklananmış ve 2008'de idam cezasına çarptırılmıştı. Tutuklu kaldığı dönemde ağır işkencelere tabi tutulan 33 yaşındaki Kemanger, 16 ay tek başına kaldığı Tahran'daki hücresinde idamı beklerken yazdığı mektupla organlarını bağışlayarak, "Kalbimin bir başka göğüste atmasına izin verin" demişti. Kemanger'in mektubunu yayınlıyoruz:

Aylardır hapishanedeyim. Hapishanenin benim irademi, sevgimi ve insanlığımı ezeceği ve beni ehlileştireceği sanıldı. Tarih kadar uzun, sonsuzluğa uzanan duvarlarla çevrili bir koğuşta tutuldum. Beni, sevdiklerimden, ülkemin çocuklarından ayıracağı sanıldı. Fakat, her gün hücremin ufak penceresinden uzak yerlere doğru yolculuğa çıktım ve kendimi onlar arasında ve onlar gibi hissettim. Buna karşılık, onlar bende hapsedilmiş kendi kederlerinin yansımasını göreceklerdi; böylece hapishane birbirimizle olan bağlarımızı derinleştirdi. Hapishane karanlığının güneşin ve ışığın anlamını zihnimden sileceği sanıldı, fakat karanlık ve sessizlikte alaca menekşelerin büyüdüğüne tanık oldum. Hapishanenin, zihnimin zamanı ve onun değerini unutmaya terk etmeye zorlayacağı sanıldı. Ancak hapishane dışındaki anları yeniden yaşadım ve yeni bir yol seçmek için yeni bir "ben" doğurdum.

Aynı zamanda, benden önceki tutuklular gibi, yeni bir şafağı görme umuduyla hapishanenin karanlığına dayanmak zorunda kalan işkence görmüş bir neslin son kişisi olacağımı umarak, yoluma çıkan bütün aşağılama, hakaret ve zulmü tüm kalbimle kucakladım.

İranlı Kürt

Bir gün, onların "'Allahına' karşı savaş yürütmekten dolayı" 'kafir' olarak damgalandım. Böylece, adaletin ilmiği yaşamımı almak üzere dokundu. Ve bu günden beri istemeyerek idamımı bekliyorum. Ancak, bütün sevgili insanlarıma olan sevgimle, eğer yaşamımı kaybedeceksem, bütün organlarımın onları alınca yaşam bulacaklara gitmesine izin vermeye karar verdim. Ve kalbimin, ondaki bütün sevgi ve tutkuyla birlikte bir çocuğa bağışlanmasına izin verin. Nereden olacağı hiç fark etmez; Kaaron banklarında, Sabalaan Dağı yamaçlarında, Doğu Sahara kenarlarında veya Zağros Dağları'ndan güneşin doğuşunu seyreden bir çocuk. Tek istediğim isyankar, kıpır kıpır kalbimin, benden daha isyankarca kendi çocukluk arzularını aya ve yıldızlara ifşa edecek ve onlara sonradan bir yetişkin olarak ihanet etmeyeceğine dair onları tanık tutacak bir çocuğun göğsünde atmaya devam etmesidir. Tek istediğim, kalbimin yatağa aç giden çocuklar üzerine sabrını kaybeden birinin göğsünde; "bu yaşamda en küçük arzum bile gerçekleşmeyecek" diye yazan ve kendisini asan Haamed'in –benim on altı yaşındaki öğrencim- hatırasını kalbimde canlı tutacak birisinde atmaya devam edebilmesidir.

Hangi dili konuşuyor olursa olsun, kalbimin bir başkasının göğsünde atmasına izin verin. Tek istediğim, onun, nasırlı ellerinin kalınlığı eşitsizliklere karşı öfke kıvılcımlarını canlı tutacak bir işçinin çocuğu olmasıdır. Kalbimin, çok uzak olmayacak bir gelecekte, çocuklarının onu her sabah güzel gülümsemeleriyle selamlayacağı ve birlikte bütün neşe ve oyunları paylaşacakları bir köy öğretmeni olacak bir çocuğun göğsünde atmasına izin verin.

O zaman, çocuklar yoksulluk ve açlık gibi kelimelerin anlamını bilmeyecektir; "hapishane", "işkence", "baskı" ve "eşitsizlik" terimleri, onların dünyasında bütün anlamlarından yoksun olabilecektir. Uçsuz bucaksız dünyanızın ufak bir köşesinde kalbimin atmasına izin verin. Sadece ona özenli olun, çünkü o, tarihi acı ve eziyet ile dolu ülkesinin insanlarının anlatılmamış hikayeleriyle dolu bir kişinin kalbidir. Kalbimin bir çocuğun göğsünde atmasına izin verin ki bir sabah yapabildiğim kadar yüksek sesle ve anadilimde –Kürtçe-, haykırabileyim: Bu uçsuz bucaksız dünyanın bütün köşelerine, bütün insanlığı sevme mesajını taşıyan bir rüzgar olmak istiyorum.