YÖK'ü YOK etmek için Ankara'ya
"Üniversitelerin bizim işyerlerinde çalıştırılmak üzere açılan metalürji bölümünden mezun olan öğrenciler…”
Merhaba arkadaş,
Demokratik bilimsel anadilde eğitim en temel hakkımız olarak önümüzde dururken, beslenme barınma sorunlarıyla boğuşuyoruz, aldığımız öğrenim kredisi nedeniyle borçlanarak eğitim hayatına başlıyoruz. Onlar ise daha çok kar peşindeler.
Yukarıdaki alıntı sanayici bir patrona ait! Sermaye-YÖK işbirliğine somut bir örnek. Açılan bölümler, mezun olan öğrenciler büyük sermayedarların ağızlarını sulandırıyor. Eğitim sistemi de buna göre şekilleniyor. Onlar önümüze ücretli köleliği ya da işsizliği koyuyorlar.
Reddediyoruz!
Artık darbelerin yapılamayacağı naraları atanlar, darbeler sayesinde iliklerimize kadar işleyen duyarsızlığımızın sefasını sürmekteler. 12 Eylül cuntasının ürünü olarak üniversitelerde hakkımızı gasp eden YÖK, bugün misyonunu farklı biçimlerde, farklı ellerde sürdürmekte. Özgürlük naraları eşliğinde daha çok sivil polis, daha çok soruşturma, daha çok baskı… Okullarda öğrencilere yer bulamayan sistem, sivil polislere okul içerisinde yer açarak daha fazla baskı ortamı yaratmakta. Yemek yerken, anfilerde ders dinlerken, sohbet ederken bizleri sivil polislere izletip, daha çok gözetim altında tutmak istemekte.
Okullarımız her geçen gün daha çok sermaye egemenliğine girmekte. Öğrenciler beslenebilmek, barınabilmek hatta yaşayabilmek için kütüphanelerde, yemekhanelerde çalışmak zorunda bırakılarak işçileştirilmekte. Toplumun çıkarına hizmet etme, onu ileriye taşıma gibi bir görevi olan üniversiteler, daha çok sömürünün, savaşın, zorbalığın üretildiği fabrikalar haline geldi. Tabii bu fabrikanın işçileri de bizler ve öğretim üyeleri, müdürü YÖK, patronu ise SERMAYE.
Bizim hakkımız!
Demokratik, parasız, bilimsel bir eğitim istiyoruz ve bunu için mücadele edeceğiz! Bunun için vargücümüzle çalışacağız! Biliyoruz ki durup beklediğimiz her dakika aleyhimize işliyor. Zam, sömürü, şiddet, cop olarak bize geri dönüyor. Her geçen yıl artan har(a)çlar, kiralar, yurt ücretleri, ulaşım ve beslenme giderleri suskunluğumuzun bazı temel sonuçları. Peki ama okuldan mezun olduktan sonra daha mı rahat olacağız?
Diplomalı işsiz olmayacağız!
Dertlerimiz diplomamızı elimize aldıktan sonra bitiyor mu ki tüm bunlara katlanıyoruz? Elbette hayır! Okulda ekonomik, sosyal, kültürel haklarımızı gaspedenler, mezun olduktan sonra da en temel insani hakkımız olan “çalışma” hakkımızı gaspediyorlar. Kelimenin tam anlamıyla açlıkla terbiye etmeye kalkıyorlar. Peki bunlara izin verecek miyiz?
Kurtuluş sosyalizmde!
Üniversiteler sermaye uşağı YÖK’ün elinde olduğu sürece eğitim, demokratik ve bilimsel olmayacak aksine baskı ve zulüm tepemizde olacak! Oysa sosyalizm, kapitalizmin tersine bize tam bir özgürlük vaadediyor. Gerçek anlamda demokratik, bilimsel bir eğitimin yolu ancak topyekün bir toplumsal dönüşümden geçmekte. Bizler bu değişimin bir devrimle olacağını, kurtuluşun sosyalizmde olacağını biliyor ve bunun için mücadele ediyoruz.

Haydi arkadaş, çürümüş düzenin köhnemiş kurumu YÖK'ü YOK etmek için 6 Kasım'da Ankara'da buluşuyoruz. Gel soluğumuza soluk, gücümüze güç kat! Unutma yitirdiğin senin geleceğin.
Devrimci Proleter Gençlik