"Katilsiniz!..”

Psikolojik savaş aygıtı gibi çalışan burjuva medya yine uğursuz rolünü oynamaya soyundu

GÜNCEL
Pazartesi, 11 Şubat 2013 (13 yıl 8 ay önce)

Diyarbakır’da Abdullah Öcalan’ın yakalanışının 14. yıldönümü nedeniyle dün (10 Şubat) yapılan gösteride Şahin Öner (19) isimli lise son sınıf öğrencisini Akrep tipi bir zırhlı polis aracı ezdi. Dicle Haber Ajansı’nın görgü tanıklarına dayandırarak verdiği haberde katliam Akrep’in çarpıp sürüklemesi sonucu yaşandı. Öner olay yerinden ölümüne neden olan zırhlı araçla uzaklaştırıldı.

İşlenen cinayetin tanıklarından Keziban Pervane olayı şöyle anlattı:

Akrep dükkânın önünden geldi. Akrep çocuğu altına aldı, üstünden geçti. Ona çarptı, diğeri geldi. Biz bağırıyorduk, 'durun' dedik, beklemediler. Çocuk yerde yatıyordu. Kimse üzerine gelmedi. Çocuk kafasını kaldırır kaldırmaz onun yakasından tutup akrebe bindirdiler. Biz o sırada bağırdık. Bugün gördüğümü hiçbir zaman unutmam. Olay yerine ambulans falan gelmedi. Onu akrebe koyup götürdüler. Kızım defalarca ambulansı aradı, ambulans gelmedi. Yerde yatıyordu, yaşıyordu. O sırada 2 kişi yakasından tutup akrebe attılar. Mahallenin hepsi olayın nasıl yaşandığını gördü. Polisler karşı binadan bir kadını oraya getirip ona dediler ki 'Sen söyleyeceksin ben bir şey görmedim' sonra kadının ifadesini bu şekilde alıp gönderdiler.
Olayın yaşandığı sokakta bakkal dükkanı olan Yılmaz Dağ; "Çocuğun elinde bir şey olup olmadığını görmedim. Ancak araç hızlı bir şekilde sokağa girdi. Ben gözümle gördüm akrep hızlı bir şekilde geldi. Çocuğu altına aldı. Çocuk kaçamadığı için akrebin altında kaldı" dedi.

Vahşete tanık olan Nurettin Nazilli; "Ezilmiş gibiydi. Sırtında ezilme izleri vardı. Alıp akrebin içine attılar. Daha sonra anneler bağırıp çağırdılar; 'Kurtaracak kimse yok mu?' diye. Sonra akrep tekrar geri geldi. Çocuğu alıp götürdüler. Nereye götürdüklerini bilmiyorum" şeklinde anlattı.

Yine kamera kayıtlarında 2 akrep tipi zırhlı aracın Öner'in yaşamını yitirdiği sokağa hızlı bir şekilde girdiği ve araçların sokağa girmesinin üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra kadınların ağıtlarının yükseldiği görüldü. Sokakta zırhlı araçların fren izlerinin olması görgü tanıklarının anlatımlarını teyit ediyor.

Olayın hemen akabinde bildik haber ajansları (AA, CİHAN, DHA, İHA) tarafından polis tarafından servis edildiği anlaşılan haberlerde Öner'in "polise atmak isterken elinde patlayan bombayla yaşamını yitirdiği" vurgulanıyordu. Psikolojik savaş aygıtı gibi çalışan burjuva medya yine uğursuz rolünü oynamaya soyunmuştu. Fakat yalanları erken açığa çıktı.

Nice Kürt gencini bu kirli yöntemlerle katlettiniz. Kirli savaşın her türlü vahşetini yaşamış halk bir kez daha sizi bütün savaş aygıtlarınızla birlikte suçüstü yaptı. Öner’i katledişinizin hesabını vereceksiniz.



Ailesi tarafından Diyarbakır Devlet Hastanesi morgundan alınan Öner'in cenazesi yapılan bir törenle toprağa verildi. Morgun önünde "Siz katilsiniz. Çocuğumuzu siz öldürdünüz" çığlıkları üzerine gerginlik yaşandı. Cenaze törenine Öner’in yakınları, okul arkadaşları ve öğretmenleri katıldı.