Piyasacı sağlık Kağan Demirci'yi de öldürdü. Piyasada 21 aylık Kağan'ın tedavisi için gerekli serum yoktu. Artık Kağan'da yok...
Bağımlı kapitalist Türkiye ekonomisinde küçük çaplı bir sarsıntı: YTL'de yüzde 16, ulusal gelirde dolar bazında yüzde 10 değer kaybı; faizlerde yükselme; borsada sert düşüşler.
Fatura emekçilere: Ücretlerde yüzde 20 erime, 2005 yılı içinde tarımsal istihdamda 900 bin kişi daralma, tekstilde bir yılda 200 bin işsiz, bankalara ödenemeyen tüketici borcundan 36 intihar, akıl hastanelerinde tedavi olmayı bekleyen 10 bin kişi, internet üzerinden böbreğini satışa çıkaranlarda patlama...
Faturayı karşılamaya yetti mi bunlar? Yetmedi!
IMF yine geldi, son stand-by için... Önce, Genel Sağlık Yıkımı Yasa Tasarısı'nı ağırdan alan hükümete fırça. Sonra, emir: Sosyal güvenlik harcamalarından 2.5 milyar dolarlık ek kesinti yapılacak...
Fatura emekçilere: İşçi sağlığından, halk sağlığından, emeklilikten, ilaçlardan, ruhlardan ve böbreklerden 2.5 milyar dolarlık kesinti daha!
IMF emirleri doğrultusunda hedefe önce kemik erimeliler, ülserliler ve kalp hastaları oturtuldu.
Bu hastalıklardan muzdarip emekçiler artık ilaçları en son aşamada kullanabilecekler. Kemik erimesi olanlar kemikleri kırıldığında, ülserli olanlar mideleri delindiğinde... Öyle sürekli ilaç kullanmak yok. Hastalık sürekli ilaç kullanmayı gerektirse de yok: IMF emretti, Maliye Bakanlığı yapıyor... Bu sistemde sağlık da Sağlık Bakanlığı'ndan değil Maliye Bakanlığı'ndan sorulur!
SSK'lı, Bağ-Kur'lu, Emekli Sandıklı, Yeşil Kartlı olup da bir de üstüne kalp hastası olanlar da sürekli ilaç kullanamayacak. Ne zaman kullanacak: Kolestrolü yükseldiğinde... İlacı alınca kolestrol yükselir, almayınca düşermiş.. Onları ilgilendirmez, kolestrol yüksek değilse ilaç da yok..
Dahası da var ilaçları uzman hekim yazdıracak, ilacın minimum tabletlisi alınacak vs... Hakkari'de oturuyorum uzman değil pratisyen hekim bile yok demiyeceksin. Adı üstünde tasarruf; öleceksin.
Mezarda emeklilikten sonra mezarda sağlık! Neoliberalizmin mantıki sonucu bu, korumacı sağlık önlemlerinin, sağlık ocaklarının, okullarda ve semtlerde sağlık taramalarının tümden kaldırılmasının ardından, ölüm eşiğine gelmeden tedavi yok noktasına da gelindi. Sonraki aşama ise hastadan hastalığının ölüm riski olduğunu ölerek kanıtlamasının istenmesi! Zaten kronik ağır hastalıkların tedavisinin de üstlenilmemesi gelinen yeni aşamayı gösteriyor.
Tasarruf saldırısının son hedefi ise Kağan Demirci oldu. 21 aylık Kağan Demirci, 248 milyar dolarlık borcun ve 30 milyar dolarlık cari açığın sorumlusuydu.
Muzdarip olduğu Down sendromu hastalığı dolayısıyla kullandığı ilaçlar derhal kesilmeliydi.
İlaç kesildi, Kağan öldü, tasarruf sağlandı.
Kurlardaki dalgalanmalar, karaborsacı ilaç tekellerinin azami kar hedefleri, maliye ve sağlık bakanlıklarının tasarruf tedbirleri, eşittir, Kağan’ın tedavisi için gerekli “immunglobilin serumu”nun piyasada bulunmaması.
Piyasada birbiri ardına açılan fahiş fiyatlı özel poliklinikler var, özel uzmanlık hastaneleri var, ama Kağanlar için değil!
Piyasada milyarlarca dolar var, krediler var, borçlar var, borsa var... ve Kağan artık yok!