Ethem Sarısülük'ün vurulmasından 16 gün sonra çevik kuvvet polisi Ahmet ŞAHBAZ'ın adının açıklanmasından sonra Ethem'in avukatları "tutuklama için kuvvetli kanıtlar mevcuttur" diyerek zanlının tutuklanmasını istediler
Ethem Sarısülük'ü gerçek mermiyle katledildiği ancak 16 gün sonra tespit edildi. Çevik kuvvette görev yapan polisin adı Ahmet ŞAHBAZ.
Ethem Sarısülük'ü 4.8 metre mesafeden ateş ederek vuran katil zanlısının ismi açıklandı. Fakat herhangi bir tutuklama işlemi yapılmadı.
Savcılık polisin kullandığı silahın İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildiğini, işlemin buradan gelecek sonuca göre yapılacağını söyledi.
Bunun üzerine Ethem Sarısülük'ün avukatları Kazım Bayraktar ve Eylem Hakverdi Cumhuriyet Savcılığına verdikleri bir dilekçeyle “Tutuklama için kuvvetli kanıtlar mevcuttur” diyerek 'şüpheli'nin tutuklanmasını talep ettiler.
Ekte tutuklama talebinin dile getirildiği dilekçeyi yayınlıyoruz:
CUMHURİYET SAVCILIĞINA
ANKARA
Soruşturma No: 2013/75504
TUTUKLAMA TALEBİNDE
BULUNANLAR (MÜŞTEKİLER) :1- Mustafa SARISÜLÜK
2- İkrar SARISÜLÜK
3- Cem SARISÜLÜK
VEKİLLERİ : Av. Kazım BAYRAKTAR-Av. Eylem HAKVERDİ
ŞÜPHELİ: Ahmet ŞAHBAZ
KONU: Şüphelinin ifadesinin alınması ve tutuklanması için sorgu hakimliğine sevkedilmesi, teslim olmadığı takdirde yakalama kararı çıkarılması için gereğinin yapılması talebidir.
TUTUKLAMA NEDENLERİ:
1- Savcılığınızın Ankara 06.06.2013 tarihli yazısı ile, olay yerinde ateşli silah kullanan polis memurunun kimlik bilgilerinin bildirilmesi Güvenlik Şube Müdürlüğünden istenmiştir.
2- Aradan geçen 11 gün boyunca Savcılığınızın yazısını cevapsız bırakan Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından 17.06.2013 günü polisin kimliğini Ahmet ŞAHBAZ olarak bildirilmiş ve zimmetli tabancası (9x19 mm çapında Mega Cal marka), 1 adet şarjörü ve 5 adet MKE yapımı dolu fişeği savcılığınıza teslim etmiştir.
3- Kimliği Ahmet ŞAHBAZ olarak bildirilen şüphelinin yakalanması ya da tutuklanması için gereğinin savcılığınız tarafından yapılması gerekmektedir.
Tutuklama İçin Kuvvetli Kanıtlar Mevcuttur
4- Şüphelinin tutuklanması için aşağıda özetlediğimiz güçlü yasal kanıtlar ve tespitler dosyada mevcuttur:
- Olay yeri keşif tutanağından ve keşif sırasında hazır olan bilirkişilerin hazırladığı 13.06.2013 tarihli birlirkişi raporundan anlaşılacağı üzere şüpheli polisin ateş ettiği nokta ile Ethem SARISÜLÜK'ün vurulduğu nokta arasındaki mesafe 4,80 m. dir.
- Rapora göre olay yerinde mermi sekme izine rastlanmamıştır. Doğrudan atış söz konusudur.
Tanık anlatımları ile kamera görüntüleri birlikte değerlendirildiğinde olay yerinde sadece bir polis memurunun ateşli silah kullandığı, başka bir şahsın ya da polisin ateşli silah kullanmadığı anlaşılmaktadır.
- Görüntüler ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde şüpheli polis memurunun önce kalkanını yere bıraktığı, tek başına ileri fırlayarak göstericilere tekme yumruk giriştiği, tabancasını çıkararak göstericilerin üzerine ve havaya ateş ederek geri kaçtığı, tam o sırada Ethem SARISÜLÜK'ün vurularak yere düştüğü anlaşılmaktadır.
Otopsi tutanağında “..cesetten otopsi sırasında kısmen deforme görünümde gömlekli, üzerinde yiv ve set izleri belirgin, muhtemel 9 mm çapında bir adet ateşli silah mermi çekirdeği elde edilerek mühürlü koli yapılarak tahkikat savcısına iletilmek üzere... adli otopsi işlemi sonrasında ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafa kubbe ve kaide kemik kırıkları ile karakterli beyin doku harabiyeti ve kanaması sonucu meydana geldiği ...” tespit yapılmıştır.
Yasal Tutuklama Nedenleri Mevcuttur
5- CMK'nuN 100. maddesinde (olay açısından) tutuklama nedenleri:
“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir.
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
......
2. Kasten öldürme (Madde 81, 82, 83),
3. (Ek bent: 06/12/2006 - 5560 S.K.17.md) Silahla işlenmiş kasten yaralama (madde 86, fıkra 3, bent e) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87)...” şeklinde sıralanmıştır.
6- CMK 100. maddesinde yer alan tutuklama koşulları soruşturma konusu olay açısından mevcuttur. Suç şüphesinin varlığını gösteren güçlü kanıtlar yanında; şüphelinin bügüne kadar kimliğini gizlemesi, bağlı olarak çalıştığı Ankara Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü tarafından kimliğinin uzun süre bildirilmemiş olması “... şüphelinin saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular”ın varlığını göstermektedir.
7- Kamera kayıtlarındaki görüntüler ile olay yeri keşfi sırasında dinlenen tanıkların anlatımları birleştirildiğinde şüpheli polisin göstericilerin üzerine öldürme kastıyla ateş ettiği açık ve net bir biçimde anlaşılmaktadır. Tanıklar keşif sırasındaki anlatımlarında şunları söylemişlerdir:
“... ben silah sesini duyunca baktım. Polis memuru elinde silahla ateş ediyordu. Bir ara silah olan eli önden arkaya doğru gitti. Eli arkadayken, yani namlunun ucu yukarıdan geriye dönmüşken ateş etti. Silah atışlarının ortalarında Ethem yere düştü. İlk anda düşmedi...” (Tanık İsmail Kızılçay, emekli asker)
“...6-7 polis geri çekiliyordu. Polislerden birisi kalkanını yere bıraktı. İleriye göstericilere doğru gelerek göstericilere tekme ve yumruk atmaya başladı. Göstericiler topluca polisin üzerine yürüyünce bu defa belinden silahını çekti ve 5-6 el ateş ettti. Ateş sırasında Ethem SARISÜLÜK yere düştü. Polis memuru silahını belinden çeker çekmez ateş etmeye başladı. Silah havaya kalkıncaya kadar ateşine devam etti. En son silah havadayken geriye doğru yatırdı ve bu haldeyken de ateş etti. Silahın namlusu polisin arkasına bakarken bir el ateş etti. Bu haldeyken arkasında göstericiler vardı. İlk ateşe başladığında yüzü eylemcilere dönüktü. En son silahın namlusu geriye döndüğünde sırtı eylemcilere dönüktü. Olay sırasında bu polis memurundan başka bir polis memuru ya da vatandaş ateş etmedi.” (Tanık Burhan ÇOBAN, öğrenci)
“...Polislerden birisi bir anda elindeki kalkanı yere bıraktı. Polis grubunun arasından çıkıp göstericilere doğru geldi. Yerde yatan bir gösterici vardı. Ona tekme attı. Gösterici grubu polisin üzerine doğru yürüyünce polis belindeki silahı çekti. Çeker çekmez göstericilere dönük iken ateşledi. Daha sonra silahın namlusunu havaya kaldırdı. Birkaç el havaya ateş etti. En son geriye dönüp kaçarken elindeki silahı geriye doğru kaydı. Silahın namlusu geriyi, göstericileri gösterirken bir el daha ateş etti. Daha sonra diğer polislerin arasına doğuru koştu. Bu polisten başka ateş eden kimse olmadı.” (Tanık Mehmet Can TAYŞAN, işçi)
Bu anlatımlar hem birbirleri ile hem de kamera görüntüleri ile uyuşmakta, şüphelinin bireysel, saldırgan ve göstericilere karşı düşmanca bir davranış içinde hareket ettiği açık bir biçimde görülmektedir.
8- Yukarıda açıkladığımız tüm kanıtlar ve yasa maddeleri şüpheli polisin kasten adam öldürme suçundan tutuklanması ve yargılanması gerektiğini göstermektedir.
SONUÇ VE İSTEM :
Sunulan nedenlerle, şüpheli Ahmet ŞAHBAZ'ın ifadesi alınarak tutuklanması için sorgu hakimliğine sevkedilmesini, teslim olmadığı takdirde yakalama kararı çıkarılması için gereğinin yapılmasını talep ederiz.
Saygılarımızla
18.06.2013
Müşteki Vekilleri
Av. Kazım BAYRAKTAR - Av. Eylem HAKVERDİ