Genel-İş'te temsilcilikten istifa

"Temsilciyi tanımıyorum diyen anlayış, TİS görüşmelerinde temsilcilere söz ve imza yetkisi vermemiştir"

Pazartesi, 5 Ağustos 2013 (13 yıl 3 ay önce)

İzmir'de DİSK–Genel İş 2 Nolu Şube'de on işyeri temsilcisi, temsilcilikten istifa ettiklerini duyurdular.

DİSK'e bağlı Genel-İş 2 No'lu Şube'de İzelman ve İzenerji TİS ve grev sürecine ilişkin sendikanın tutumunu eleştiren işyeri temsilcileri bu sonucun “teslimiyetçi ve işbirlikçi bir anlayışın” ürünü olduğunu vurguladılar.

İşyeri temsilcileri bugün saat 16.00'da DİSK Genel-İş Sendikası eğitim salonunda basın toplantısında istifa kararlarını ve gerekçelerini kamuoyuna açıkladılar.



İşçilerin konuya ilişkin bildirisini yayınlıyoruz:

İzenerji'de çalışan emekçi dostlara;

Bizler İBB'ne bağlı İzenerji Şirketi'nde çalışan DİSK Genel-İş 2 No'lu Şube'de örgütlü işyeri temsilcileri olarak, bugüne kadar sendikal yapı içinde örgütlü ve onurlu bir duruş sergilediğimiz inancı ile yolumuza devam ettik. Ancak aşağıda kısmen belirttiğimiz nedenlerden dolayı:

* 2012 başlangıcı ile park ve bahçeler ihalesinin iptal edilmesine rağmen şube başkanı ve yönetimi tarafından işçilerden son güne kadar gizlenmiştir

* Şube genel kurulunda 17 birimde işyeri komiteleri kurma kararı alınmasına rağmen sadece 2 birimde kurulmuştur.

* Temsilciler kurulunda alınan hiçbir karar ve eylemin uygulanmamış olması;

* Temsilciyi tanımıyorum diyen bir anlayışın, işçinin iradesini tanımadığı bu süreçte kendini ortaya koymuş, TİS görüşmelerinde temsilcilere söz ve imza yetkisi verilmemiştir. Ayrıca bu konuyla ilgili doğruları belgeyle sunmaya çalışan temsilci arkadaşlar susturulmuş ve basın uzaklaştırılmıştır.

* Hafta tatilimiz olan pazar gününün şube yönetiminin işverene teklifi ile saat ücreti ile takas edilmesi ve sınırsız olan toplu ulaşım kartlarımızın 4 kontörle sınırlandırılması;

* İşyeri ve işçi sorunları, giyim, ayakkabı, koruyucu malzeme ve çalışma koşullarına tam anlamıyla çözüm bulunamamış olması;

* Toplu iş sözleşmemiz sürecinde işverene karşı caydırıcı, dikkate alınacak hiçbir eylem yapılmaması ve alınan eylem kararlarındanda geri adım atılması;

* Grev kararı alındığı 11 Haziran tarihinden 1 gün sonra 12 Haziran da işveren Yüksek Hakem Kurulu'na başvurmasına rağmen 1, 2, 3 nolu şubeler ve genel merkez 25 Haziran'da yani 13 gün sonra Yüksek Hakem Kurulu'na itiraz etmiştir. 03 Temmuz 2013 tarihinde YHK'dan ret kararı gelmesine rağmen burada yürütmeyi durdurma kararı için dava açılmamıştır. Buna rağmen sendika yönetimi işverenin YHK na başvurusunu bildiği halde ya grev kararı öne alınmalıydı yada işçiye çıkıp herşeyi samimi bir şekilde anlatmalıydı. 45 gün sonra 26 Temmuz'a grev kararı almıştır. Biz temsilciler soruyoruz; 2 no'lu şube neden Yüksek Hakem Kurulu'na 45 günlük süre tanımış ve işverenin başvurusunun ardından neden en kısa sürede grev kararı almamıştır. Eğer karar alınmış olsaydı inanıyoruz ki birkaç günlük grev bile işvereni dize getirir, istediğimizi alabilirdik.

* 24 Temmuz'da YHK kararı belli olmasına rağmen bu karar herkesten saklanmış ve 25 temmuz akşamı 17:00 civarında internete düşmesiyle ortaya çıkmış ve buna rağmen 2 nolu şube başkanının izenerji için böyle bir karar yok diyerek 26 Temmuz'da işçiler greve çıkarılıp 1 günlük ücreti ve sigortası kesilmiştir.

* 26 Temmuz'da 2 No'lu Şube Başkanı Taner Şanlı'nın basının ve işçinin önünde iki kez ''istifa edeceğim'' açıklamalarına rağmen hala alanlara çıkıp kendilerini aklama çabaları ve aldığı bu kararı uygulamaması tamamen popülist bir tutum olup profesyonelliğe yakışmayan bir davranıştır.

* YHK kararları kesin sonuçtur. İşveren isterse ek protokolle ücretlerde, sosyal haklarda iyileştirme yapıp alt grubu (37 brüt alanlar) kaldırabilir. Ek protokol tamamen işverenin insiyatifindedir sendikaların hiçbir yaptırım gücü olamaz. Böyle olmasına rağmen 7 aydır hiçbir şey yapmayan sendika yöneticileri ek protokol sürecini kendilerine mal etme uğraşındadırlar.

* İşte bu sebeplerden dolayı aşağıda ismi geçen Genel-İş 2 Nolu Şube işyeri temsilcileri olarak; şube başkanı ve yönetiminin yapamadığı onurlu duruşu bizler sergileyerek bulunduğumuz birim temsilciliklerinden istifa edeceğimizi ve çözüm olarak; gücünü işçi sınıfının gerçek örgütlü mücadelesinden alan, tabanla bütünleşen, fiili ve meşru mücadeleyi benimseyen bir anlayışla yolumuza devam edeceğimizi tüm işçi dostlarımıza duyururuz.

Bu daha başlangıç mücadeleye devam!..
#direnizenerji

(Park Bahçeler) Teslim Gündoğdu, Serkan Yıldırım, Yılmaz Tosun
(Fen İşleri) Gürcan Kelek
(Eşrefpaşa Hst.) Hamdi Demirkol, Ali Basut
(Sosyal Projeler) Gökhan Eke, Ali Bitgin
(Sasalı Doğal Yaşam) Nevzat Karaoluk
(İzenerji Merkez) Erdal Akman