Ankara'ya gitmek isteyen enerji ve maden işçilerinin yolu Muğla-Aydın karayolunun Kavaklıdere Kavşağı'nda kesildi
Ankara'ya gitmek üzere 35 otobüsle yola çıkan enerji ve maden işçilerinin yolu Muğla-Aydın karayolunun Kavaklıdere Kavşağı'nda TOMA'lar eşliğinde jandarma ve polis tarafından kesildi. İşçilerin Ankara'ya gitmesine engel olmak, otobüslerde arama ve kimlik kontrolü yapmak isteyen polise işçiler tepki gösterdiler.
İşçilerin önüne kurulan TOMA'lı jandarma ve polis barikatının önünde oturan işçiler bir süre Muğla-Aydın karayolunu trafiğe kapattı.
Tes-İş ve Maden-İş'e üye çok sayıda işçi, eşleri ve çocuklarıyla birlikte, Ankara'ya gitmek üzere bugün saat 16.30 sıralarında Yatağan Termik Santrali önünde toplandı. Yürüyüşe geçen işçilere bölge halkı ve demokratik kitle örgütleri de destek verdi.
“Ankara yolumuz, ölümüz olsa sonumuz!”, “Kitler vatandır, vatan satılmaz!”, “Vatanı satanı bizde satarız!”, “Direne direne kazanacağız!”, “Her yer Yatağan, her yerdireniş!”, “Birlik, mücadele, zafer!" sloganları attı.Sloganlar eşliğinde 10 bin kişiyle 3 kilometre yürüyen işçiler, ilçe merkezindeki Madenci Heykeli önüne geldiler. Burada Tes-iş Sendikası Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik bir konuşma yaptı. Erçelik konuşmasında; "Kararlılığımızı sonuna kadar sürdüreceğiz. 7 Ekim'de 200 kişiyle yola çıktık, şimdi 2 bin kişi, bir dahaki sefere gerekirse 20 bin kişi yürüyeceğiz. Sadece kendimiz için değil, yarınlarımız ve ülkemiz için buna izin vermeyeceğiz. Gemileri yaktık, geri dönüş yok, ne bedel ödenecekse ödemeye hazırız" dedi.
Erçelik Özelleştirme İdaresi'nin, ihaleler için son teklif verme süresini 2,5 ay uzattığını fakat bunun işçileri durduramayacağını, eylemlerinin ancak özelleştirmenin iptal edilmesi koşuluyla noktalanacağını ifade etti.

Ankara'da yarın yürüyüş yapmayı planladıklarını dile getiren Erçelik, ihalelere son teklif verme tarihi olan 10 Nisan'da da Ankara'da olacaklarını vurguladı.
Maden-İş Yatağan Şube Başkanı Süleyman Girgin de ihale ertelemesinin direniş ve mücadelelerinin önüne geçme ve oyalama amacı taşıdığını ifade ederek; "Talebimiz, ihalelerin iptal edilmesidir. Bu konudaki kararlılığımızı göstermek amacıyla Özelleştirme İdaresi'nin önüne gideceğiz ve mesajımızı orada vereceğiz" dedi.
Konuşmaların ardından işçiler, kendilerine desteğe gelen halkla birlikte 10 kilometre yürüdükten sonra otobüslere binerek Ankara'ya hareket etti.

Direnişçi işçilerin önü Muğla-Aydın karayolunun Kavaklıdere Kavşağı'nda kimlik kontrolü ve araçlarda arama yapma gerekçesiyle kesildi. Bunun üzerine işçilerle devlet güçleri arasında tartışma ve gerginlik yaşandı.
Otobüslerin geçişine izin verilmeyince, araçlardan inen işçiler, karayolunu trafiğe kapatarak oturma eylemine başladı. İşçilerin bir kısmı TOMA'ların önüne yattı. Karayolunda uzun araç tarafiği oluştu.

İşçiler sendika yöneticileri tarafından Muğla'ya doğru yürütüldü. Bir süre yürüyen işçiler, otobüslerin serbest bırakılması için tekrar oturma eylemi yaptılar. Ardından Türk-İş ağası Ergün Atalay İçişleri Bakanı’yla görüştü. İzin ricasında bulundu. İçişleri Bakanı “yaprak kıpırdamayacak, hiçbir otobüs hareket ettirilmeyecek” dedi. İşçiler Muğla'ya doğru yürümeye devam ediyor.

Enerji ve maden işçilerinin direnişinin Muğla'ya sıkışıp kalması özelleştirme saldırısının püskürtülmesi mücadelesinin zayıf karnı olacak. Bu yüzden barikatların aşılması zaruri bir ihtiyaçtır.
Normal eylem programına göre yarın (Cuma) Ankara'da olacak enerji ve maden işçileri, saat 10.00'da Sıhhiye'deki Toros Sokak'tan Özelleştirme İdaresi'ne yürüyecekti. İşçilere Ankara'da kalabalık bir destek bekleniyordu.
***
Muğla enerji ve maden işçilerinin özelleştirme karşıtı direnişi ve Ankara yürüyüşü aynı zamanda büyük madenci yürüyüşünün 23. yıldönümüne denk geliyor.
Büyük madenci direnişi, 80 sonrasında Türkiye işçi sınıfı mücadelesinde önemli bir kilometre taşı oldu. Direnişin Mengen barikatlarında hapsedilip, Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) başkanı Şemsi Denizer'in havlu atması mücadelenin önünü kesmişti.