Salı, 10 Ekim 2006 (19 yıl 10 ay önce)
Gebze'de sanayi vampirlerinin çevre katliamı çocukların küçücük çiğerlerini vuruyor. Daha kış gelmeden ilçede 5 bin 300 çocuk üst solunum yolu ile bronşit hastalıklarından dolayı hastanelere kaldırıldı.
Kanser yatağında, bu yıl içerisinde hastalanan çocukların bilonçosu çıkartıldı: 2006 yılının ilk 9 ayına kadar olan süreçte 28 bin 500 çocuğun çeşitli hastalıklardan dolayı tıbbi yardım aldığı öğrenildi.
Sanayi ovası Gebze'de çocuklarda en fazla görülen hastalık: Üst solunum yolu enfeksiyonu. Bu yönde hasta olan çocuk sayısı 3 bin 500 civarında.
İkinci sırada ise akçiğer ve bronşit hastalıkları var: Gebze'de bin 800 çocuk bu hastalıklardan dolayı geçtiğimiz 9 ayda hastanelere kaldırıldı.
Kulak rahatsızlığından 900, kansızlık hastalığından 680, ishal'den 450, suçiçeği ve diğer döküntülerden 250 ve diğer hastalıklardan ise çok sayıda çocuğun tıbbi yardım aldığı belirtildi.
OKULLAR NASIL?
Çocuklara ilişkin Gebze'den hastanelerin dışında okullardan gelen haberlerde hiç iç açıcı değil. Toplam 147 okulun bulunduğu Gebze'de
113 bin öğrenciye 3258 öğretmen ders veriyor. 2 bin 59 derslik bulunan ilçede sınıf başına düşen öğrenci sayısı ise
45. İlçede, ilköğretim öğrenci sayısı 84 bin 665; orta öğretim öğrenci sayısı ise 25 bin 102 olarak açıklandı.
BİR AİLE
Hastane ve okulların ardından bir de aile cephesi... Aşağıda Gebzeli Işık ailesini anlatan yazıyı Bizim Kocaeli Gazetesi'nden aktarıyoruz. Baba tabiki kanserli, Gebze'de bu yadırganacak bir durum değil ama 10 çocuklu ailenin evinin çatısız olması.... Çaresizlik babayı, kendini kanser eden, çocukların akçiğerlerini bitirenleri "hayırsever iş adamları" olarak görmeye zorluyor:
Onlar her gün oruçlu
Gazete ve TV'lerde beş yıldızlı otellerin lüks iftar sofralarını izlerken, perde arkasında gelişen olaylar bir Türkiye gerçeğini yansıtıyor. Ramazanda yoksullara yardım elini uzatanlar da var, gösterişli iftar sofralarında eş dostu, siyasileri ağırlayanlar da. Gebze Kirazpınar Mahallesinde ikamet eden Işık ailesi tam bir insanlık dramı yaşıyor. Çatısız bir evde yaşayan 12 kişi yazın sıcağını, kışın soğunu iliklerinde hissediyor. Onlar sadece Ramazanda değil, yılın geri kalan 11 ayında da zorunlu olarak oruçlular. Üstüne üstlük Ramazan da bile unutulan, görmezden gelinen Işık ailesi, iftarını kuru bir ekmek ve iki dilim domatesle yapıyor.
Evleri yanıca
2006 yılında yeni bir ev alan 53 yaşındaki, akciğer kanseri Çetin Işık, daha önce yaşadığı evden eşyalarını toplayıp Kirazpınar'da yeni aldığı evine taşıdı. Fakat evi satın aldığı kişi ile kardeşlerinin arasının kötü olması Çetin Işık'ın tüm hayallerini yıktı. Eşyaları yeni evine taşıdıktan sonra ailesini de götürmeye hazırlanan Işık, bir gece acı bir haberle uyandı. Yeni aldığı ev eski sahibinin kardeşleri tarafından yakılmıştı. Bir anda tüm eşyaları yanan Çetin Işık, eski evinde kalan eşyalar ile yetinmeyi düşünürken bu seferde yeni evinin kimliği belirsiz kişiler tarafından bir gece vakti yıkıldığını öğrendi. Kiracı olduğu evden de çıkmak zorunda kalan Işık ailesi yanmış ve yıkılmış bir eve taşınmak zorunda kaldılar.
Zorlu hayatın başlangıcı
Elindeki tüm parayı yeni evinin bakımı için harcayan fakat evi yakılıp yıkıldıktan sonra başladığı noktaya geri dönen Çetin Işık, yanında bulunan 10 çocuğu ve eşi ile birlikte çatısız, duvarsız bir evde yaşam mücadelesi veriyor. Güneşi, rüzgarı, yağmuru, karı iliklerinde hisseden Işık ailesi için güneş umuda değil, çaresizliğe doğuyor. Karton ve tenekelerden yaptıkları bir barakada yaşama tutunmaya çalışan Işık ailesi, kendilerine uzanacak bir yardım elini bekliyor. 54 yaşındaki, 10 çocuk annesi Dıray Işık, çocuklarına güzel iftar sofraları hazırlayamadığını söyleyerek göz yaşlarına boğuluyor.
Annenin göz yaşları
Günden güne kötüye gittiklerini belirten anne Dıray Işık, "Çocuklarıma bir lokma yemek hazırlayamaz oldum. İftar soframız kuru bir ekmekten oluşuyor. Sahurda ise zaten su içiyoruz. Ben çoğu zaman yemiyorum. Bir lokma ekmeği de çocuklarıma bırakıyorum. Ramazan ayında tüm anneler çocuklarına güzel güzel sofralar hazırlarken ben ekmek bile bulamıyorum. Bu beni kahrediyor. Gözlerimin önünde çocuklarım eriyor. Bizin sesimizi duyan yok mu?" diyor.
Ev istiyorlar
Kendilerine bir yardım eli uzanmasını bekleyen Çetin Işık, hayırsever vatandaşlardan ev yapmak için inşaat malzemesi istedi. Kış gelmeden çocuklarına ev yapmak istediğini belirten Işık, "Evimiz bitmesi için inşaat malzemelerine ihtiyacım var. Önümüz kış. Soğuk hava koşulları bizi bekliyor. Kış gelmeden ailemin sığınacağı bir yer yapmam lazım. Gebze Kaymakamlığı daha önce bize yardım yaptı. Biraz kiremit aldım. Hayırseverlerimiz gelip evimizi incelesinler. Bizim durumumuzu daha iyi anlarlar" dedi.