Almanya'da yüzbinler alanlara çıktı

GÜNCEL
Pazartesi, 23 Ekim 2006 (20 yıl 5 gün önce)

21 Ekim Cumartesi günü Alman Sendikalar Birliği (DGB)'nin çağrısıyla sosyal yıkım yasalarına karşı kitlesel olarak beş büyük kentte yürüyüş ve mitingler yapıldı. Berlin, Dortmund, Stuttgard, Frankfurt ve Münih'de gerçekleşen eylemlere toplam 220 bin işçi ve emekçinin katıldığı tahmin ediliyor.

DGB, Dünya Kupası’nın yapıldığı yaz aylarında emeklilik yaşının yükseltilmesinden, başka pek çok sosyal hak gaspını (eğitim, sağlık) kapsayan "reform paketleri" karşısında sessiz kalmıştı. Daha sonra asıl olarak tabanın basıncı ile sonbaharda eylem yapma kararı almıştı. Ki bu kararı bile kamuoyuna duyurması epey bir sürüncemede kalmıştı.

Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti (NRW)’ndeki toplanma merkezi Dortmund kentiydi. Burada yapılan eyleme 35 binin üzerinde işçi ve emekçi katıldı. IG-Metal, DGB, Polis Sendikası, Ver.di gibi sendikaların yanı sıra; devrimci parti ve örgütler, neo liberal politikalara karşı örgütlenen çeşitli gruplar, Türkiyeli göçmen dernekleri, işsiz inisiyatifleri, otonom gruplar alanlardaydı. Katılımcılardaki canlılık dikkat çekiciydi.

Burjuvazinin iş saatlerinin uzatılmaması durumunda fabrikaları iş gücünün ucuz olacağı ülkelere taşıma tehditlerine karşı sendikaların açıktan çizgileştirdikleri, "eğer belirli tavizler vermezsek fabrikalar taşınacak" ya da "işçi çıkışlarını engellemek için belirli tavizler vermeliyiz" anlayışı bürokrasinin alanda yaptığı konuşmaların da ruhuna sindi. Ayrıca son dönemde Almanya’da sık sık tartışılan asgari ücret belirlemesine ilişkin en düşük taban fiyatı kabul ettirme çabalarını yansıttılar.

[foto]gdb-yasamevi1.jpg[/foto]

Almanya’da resmi bir asgari ücret uygulaması henüz yok. Sendikasız ve her türlü güvenceden yoksun işçiler açısından bu alabildiğine keyfi ücretlendirme olarak yansıyor. O yüzden de çeşitli çevrelerde uzun zamandır asgari ücretin resmileştirilmesi tartışmaları yaşanıyor. Sendikalar bu tartışmalarda alabildiğine düşük bir taban fiyat telafuz ediyorlar: saati 7 euro! Sendika bürokrasisi alanda da bunu meşrulaştırmaya çalıştı!

Eyleme, "Sosyal Yıkım Saldırılarına Karşı Birleşelim" pankartının yanı sıra, Gücümüzü birleştirelim başlıklı bildirilerle katılan Yaşamevi’nin alanda yaptığı röportajlarda işçilerin gelişmelerin neler getireceğinin farkında olduğunu gösteriyor. Bildiriyi okuyan bazı işçiler; "Bizi anlatıyor" derken, kimisi, "Ya işsiz kalıp açlıktan öleceğiz ya da çalışarak öleceğiz! Bize bu ikilem dayatılıyor" sözleri ile geleceğin neler getireceğini özetliyordu.

Param varsa çocuğum okuyacak, yoksa o da benim gibi işçi olacak ya da işsiz. Çalışma saatlerimiz artırılıyor karşılığında para alamıyoruz. Bu eylem de biz işçilerin zorlamasıyla oldu. Sanki sendikalar hakkımızı mı arıyor?! Bu eylem aylar önce yapılmalıydı. Bir çok yasa kararlaştırılmış ve 2007'de yürürlüğe girecek. Benim için önemli olan çocuğumun geleceği için mücadele etmek. Yoksa onun hiç yaşama şansı kalmayacak
sözleri ise her şeyin çarpıcı bir özetini sunuyordu.

Gönderen: Yaşanacak Dünya Berlin
Email: yasanacakdunya@yahoo.com