Hesabını soramadıkça abartmış olacağız

GÜNCEL
Pazar, 5 Kasım 2006 (19 yıl 9 ay önce)

küvezDİKKAT KÜVEZ ÇIKABİLİR
Hastane enfeksiyonu/mikrobu sonucu yaşandığı ilan edilen toplu bebek ölümlerinin sağlıkta maliyet hesaplarının sonucu olduğu bilinen bir gerçek, Adana'da yaşanan bir skandal ise bebek ölümlerinin arkasındaki paran kadar yaşam gerçeğini bir kez daha suratımıza vurdu.

Saçıkaralı ailesi bir ay önce dünyaya gelen minik kızlarına bir isim koymadı, çünkü doğuştan "hidrosefali" hastalığı nedeniyle beyninde su toplanan minik bebek, doğduğu Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yeni Doğan Ünitesi'nde hala hayatta kalma mücadelesi veriyor.

Küvezde tedavi gören minik bebeğin tomografi çektirmesi gerekti. Hastanede tomografi ünitesi bulunmasına rağmen IMF direktifi ile Maliye Bakanlığı tarafından (yanlış okumadınız sağlık değil maliye) tedavilerde kısıtlamaya gidildiği için bebekte SSK'lı olduğundan tomografisi hastanede çektirilmedi. Ve hastaneye 100 metre uzaklıktaki tomografi merkezine götürüldü. Hem de ambulans bile tahsis edilmeden yollarda yapıldı bu yolculuk.

Ambulansla yapılması gereken transferin, hassas ve steril cihaz olan ve servisten dışarı çıkarılan kuvöz ile yapılması işçi çocuklarının yaşamının devlet için ne ifade ettiğinin bir resmini oluşturdu. Bulunduğu odadan çıkarılmaması gereken kuvöz, araç trafiğinin yoğun olduğu caddeden geçirildi ve bebeğe bağlı serumun torbasını babası taşıdı.

ERDOĞAN: ALTI ÜSTÜ 40 İNSAN

Başbakan Erdoğan 40'dan fazla insanın öldüğü sel felaketini "abartanlar" olduğunu söyleyip "Sanki dünyanın hiçbir yerinde bu tür şeyler olmuyor" dedi:

Abartanlar oluyor, onlar da bizi üzüyor. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile bu doğal afetleri engelleme gücü var mı... Yok. Hepsinde oluyor. Bir geldi mi, bu doğal afet, alır götürür.

MEMLEKETİN ŞİİRİ...

Önce Edirne'de 8 bebek öldü, hastane enfeksiyonundan... Bisküvi kolilerinde gömdüler.
senin dudakların pembe
ellerin beyaz
al tut ellerimi bebek
tut biraz...

Sonra Manisa'da 2 bebek daha öldü, doğar doğmaz... Bu sefer, zahmet edip, kantinden bisküvi kolisi getirmediler, ilaç kolilerinde gömdüler.
benim doğduğum köylerde
ceviz ağaçları yoktu
ben bu yüzden serinliğe hasretim
okşa biraz...

Ardından Kayseri'de 7 bebek daha... Aynı sebep.
benim doğduğum köylerde
buğday tarlaları yoktu
dağıt saçlarını bebek
savur biraz...

O kadar iyi önlem alındı ki hastanelerde... İstanbul'da 5 bebek daha öldü... Gene ilaç kolisi.
benim doğduğum köyleri
akşamları eşkıyalar basardı
ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem
konuş biraz...

Güneydoğu'da alt tarafı yağmur yağdı, 39 insanımız boğularak can verdi... 17'si bebek.
benim doğduğum köylerde
insanlar gülmesini bilmezdi
ben bu yüzden böyle naçar kalmışım
gül biraz...

Malatya... Devlet Ana'ya emanet edilen kimsesiz bebelerin kafaları paskalya yumurtası gibi birbirine tokuşturuldu çocuk yuvasında... İzledik çaresizce.
benim doğduğum köylerde
şimal rüzgarları eserdi
hep bu yüzden dudaklarım çatlaktır
öp biraz...

Bebeğe tecavüz ettiler. Katmerli utanıyorum. Benim doğduğum köyde çünkü. İzmir'de... Annesini de serbest bıraktılar. AB'ye uyum çerçevesinde...
sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin
benim doğduğum köyler de güzeldi
sen de anlat doğduğun yerleri
anlat biraz...


***

Anlatmak lazım... Unutmamak için.
Cahit Külebi'yi rahmetle anıyorum...
İlk nefeste ölen bebelerimizi de.
Bu memleketin, görevini layıkıyla yerine getiren çok değerli yöneticilerini de, siz anarsınız artık.

Yılmaz Özdil/Sabah



"DOĞAL"
11 SAATTE ÖLDÜRDÜLER
TAYYİPGİLLER YİNE KUSTU!