Tekirdağ F Tipi'nde Ekim ayı

GÜNCEL
Çarşamba, 15 Kasım 2006 (19 yıl 11 ay önce)

Merhaba, umarım iyisinizdir. Biz de çok iyiyiz. Yine her ay sonu yaptığımız bilgilendirme için geldim. Bu ay bize haftalık - on beş günlük çıkan yayınlardan hiç verilen olmadı. Niçin verilmediğine dair de her hangi bir bilgi alamadık. Gerçi bu ay hiç kimseye verilmemiş. Neyse ki kimine “sakıncalı” görüldüğü için tebliğ yapılmış. Neyse uzatmadan bilgilendirmeye geçelim.

Önceki ay yaptığımız bilgilendirmede disiplin kurulunca hakkımızda verilmiş “hücre cezası” kararlarıyla ilgili bilgilendirme yapmıştık. Kimimize 5 gün kimimize 10 gün olmak üzere hücre cezası verildiğini yazmıştık.

Hapishane disiplin kurulu 2006/82 karar no ve 18.09.2006 tarihli kararıyla 5 günlük ve 5+5 günlük disiplin cezasına karar vermiştir ve itiraz mercii olan infaz hakimliğine 15 gün içinde itiraz edebileceğimizi, infaz hakimliği kararının ardından ise bir hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edebileceğimizi belirterek kararını bize tebliğ etmiştir.

Bizler de yasal süresi içinde bu disiplin kararına ilk itiraz merciine itirazımızı dilekçeyle sunduk. Fakat cezaevi idaresi benzeri ancak Osmanlı saraylarında görülebilecek bir oyunla disiplin kurulu kararından (18.09.2006) üç gün sonra infaz hakimliğine başvurarak bu hücre cezası kararını onaylamasını talep ediyor! Bizzat- cezaevi idaresi- kendi kararını onama isteğinde bulunuyor. En az bu riyakarlık kadar Osmanlı sarayı kokan bir kararı da infaz hakimliği veriyor. Cezaevi idarisinin bu isteğini, 2006/273 esas ve 2006/321 nolu kararıyla onaylıyor.

İnfaz hakimliği bizim bu cezaevi disiplin kururu kararına itirazımızı cevaplamadan, cezaevi idaresinin onama talebine olumlu cevap veriyor. Bu onama kararından 1 hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edebileceğimiz de yazılmıştır. Fakat cezaevi idaresi bu itiraz hakkımızı kullanmamızı beklemeden cezanın onaylandığını ileri sürerek 5 ve 10 günlük hücre cezasını infaz etmeye başladı. 11 Ekim günü saat 17:00'den itibaren....

12 Ekim günü infaz hakimliğine itirazımızın reddine karar veren karar tarafımıza tebliğ edildi. (infaz hakimliği, cezaevinin onama istemine ve bizim itirizarımıza aynı gün karar veriyor. Fakat cezanın onaylandığı kararını cezaevi idaresi bize 11 Ekim 2006'da itirazımızın reddedildiğini ise 12 Ekim 06'da tarafımıza tebliğ ediyor.)

Biz 5 ve 10 günlük hücre cezası infaz edilirken verilen bu kararlara cumhuriyet başsavcılığına ve ağır ceza mahkemesi nezninde itiraz ettik. Fakat bugün itibariyle henüz bir karar verilmedi. Disiplin kurulu kararına itiraz süreci bitmeden cezanın infazının başlatılmasını cezaevi idaresi CİK in 48/3 bendine dayandırıyor. CİK 48/3 maddesi “hücreye koyma cezasının infazına infaz hakimliğinin onayı ile başlanır” şeklinde düzenlemiştir. Eğer bu maddenin de diğer birçoklarında olduğu gibi muğlak belirsiz düzenlenişini bir kenara bırakırsak, yaşanan örnekler ve belirtilen itiraz süreçleri baz alındığında bu madde şu anlama geliyor: Disiplin kurulu kararına itiraz tükendiğinde (önce infaz hakimliğine sonra A.C.M.ye) ceza infazı için infaz hakimliğinden onay istenir, bu andan sonra onanıp infaz edilir. Böyle olmasa bu onama kararına itirazımız kabul edilip iptal edilse dahi 5 günlük hücre cezasının haksız yere çekmiş olacağız! Bu sorunu birçok defa cezaevi idaresine, cezaevi savcısına söylememize rağmen onlar (maddeyi daima bize ceza vermek için) keyfi yorumlamayı tercih ettiler.

[foto]ok.png[/foto] Bu aymazlığı, hukuksuzluğu protesto ettiğimiz için (slogan atıp kapılara vurduk) hakkımızda tekrar disiplin soruşturması açıldı (üç ay kapalı görüşten men) bu sefer öncekilerden farkı savunmamızı almak istediler. Fakat bu da savunmamızı neredeyse imkansız kılacak bir şekilde hücre kapısının ufak mazgal deliğinden yaptırmak istediler. Savunma için uygun koşulların, savunmayı alacak kişinin-müdür-ve zabitin yokluğu tam bir keyfiliğe kanıttır. Elinde bir kalem ve bir kağıt parçası ile bir gardiyan savunma alacak!

Kapı vurmaktan ve slogan atmaktan dolayı hakkında soruşturma açılan arkadaşlarımız ise şunlar: Mehmet Sarar, Erkan Altun, Turaç Solak, Ulvi Yalçın, Kamil Turanlıoğlu, Muhammet Akyol.

[foto]ok.png[/foto] Ayrıca Kamil Turancıoğlu ve Turaç Solak adlı arkadaşlarımızın hücre cezası soruşturması olmadığı halde fiilen 5 günlük hücre cezası uygulanmıştır.

[foto]ok.png[/foto] Yine “disiplin cezası” ve iyi hal denerek bayram açık görüş hakkımız gasp edilmişitir. Bayram açık görüş, hakkında disiplin soruşturması açılan bütün arkadaşlarımız açık görüş yapamadı.

[foto]ok.png[/foto] Kamil Tarancıoğlu, 1 Ekim 2006 tarihinde hiçbir gerekçe belirtmeksizin zorla Sincan 1 No'lu F Tipi Cezaevi'nden buraya, Tekirdağ 1 No'lu F Tipi'ne sevk edilmiştir. Sevk sırasında şiddet kullanılmıştır. Ayrıca arkadaşımızın sağlık problemleri vardır. Ayağı alçıda olması ve 3 kez ayağından ameliyat olmasına rağmen, hiçbir sağlık kuruluşuna gösterilmeden apar topar zorla sevk gerçekleşmiştir. Arkadaşımız 18 Ekim'de ayağı için doktor randevusu olmasına rağmen yeni bir ameliyatın olma ihtimali dahilinde olmasına rağmen zorla sevk gerçekleşiyor.

[foto]ok.png[/foto] Muhammet Akyol, 18 Ekim 2006 tarihinde 11 No'lu ACM'de duruşması olduğu halde duruşmaya götürülmedi. Bunun için 7 Ekim 2006 tarihinde Tekirdağ Cumhuriyet Savcılığına “duruşma tarihinde mahkeme salonunda bulunmak istiyorum….” İçerikli dilekçe yazdığı halde duruşmaya götürülmedi.


Dışarıda hiç toplatma kararı olmamasına rağmen cezaevi idaresi kendini hakim ve savcı yerine koyarak, toplatılması olmayan dergi ve gazeteler hakkında “sakıncalı” diyerek toplatma kakarı verdiği gazete ve dergiler ve verilmeyen arkadaşlarımız şunlar:

[foto]ok.png[/foto] Atılım gazetesinin 34,35,36,37 toplam dört sayı 2007/47 karar ve 06/10/2006 tarihli eğitim kurulu kararıyla “sakıncalı” görülerek yasaklanarak şu arkadaşlarımıza verilmedi:Caner Uluç, Umut Binbir, Turgut Kaya, Aligül Aklaya, Sedat Öztürk, Ahmet Doğan, Hasan Polat, Hüseyin Akın, Ergin Atabey, Hasan Özcan, Erdal Süsem, Barış Cengiz, Erdener Demirel, Turaç Solak, Resul Kocatürk, Metin Yamalak.

[foto]ok.png[/foto] Sosyalist Barikat adlı dergi 2006/43 Ağustos 2006 tarihli sayısı posta yoluyla gelmiştir. Veli Özdemir e verilmedi. Karar no: 2006/57 karar tarihi 06/10/2006

[foto]ok.png[/foto] Sınıf Teorisi adlı dergi: sayı 2006/11 temmuz – ağustos 2006 posta yoluyla gelmiştir ve sakıncalı denilerek Veli Özdemir e verilmedi. Kara no : 2006/ 56 karar tarihi 06/10/2006

[foto]ok.png[/foto] Halk İçin Devrimci Demokrasi adlı gazetenin 94,95, 96. sayıları sakıncalı ve bildik gerekçelerle şu arkadaşlarımıza verilmedi: Erdener Demirel, Turgut Kaya, Sinan Ünlü, S.Yılmaz Bulduruç, Caner Uluç Özgür Kabadayı, Erdal Süsem, Gökhan Oruç. Karar no: 2006/52 karar tarihi: 06/10/2006

[foto]ok.png[/foto] İşçi Köylü adlı gazetenin 52,54,55,56,57 sayıları aynı gerekçelerle şu arkadaşlarımıza verilmedi: Erdener Demirel, Ulvi Yalçın, Muhammet Akyol,

[foto]ok.png[/foto] Yürüyüş adlı derginin 64,65,67,68,69,70. sayıları aynı gerekçelerle şu arkadaşlarımıza verilmedi: Erdener Demirel, Fikret Akar, İlyas Argun, Doğan Karataştan. Karar no ve tarihi 2006/46 06/10/2006

[foto]ok.png[/foto] Kızıl Bayrak adlı derginin 76. sayısı Hasan Polat a verilmedi. 06/10/2006 tarih ve 2006/50 sayılı karar.

[foto]ok.png[/foto] Ekim Gençliği adlı derginin 96. Hasan Polat a verilmedi. 06/10/2006 tarih ve 2006/50 sayılı karar.

[foto]ok.png[/foto] Yeni Dünya İçin Çağrı adlı derginin 8. sayısı bildik gerekçelerle şu arkadaşlarımıza verilmedi: Hasan Polat, Ramazan Aydın, Murat Karayel, Erdal Süsem.

[foto]ok.png[/foto] Azadi Welat adlı günlük gazetenin 14. sayısı Kürtçe olduğu gerekçesiyle verilmedi.

[foto]ok.png[/foto] Şopa Roje adlı Kürtçe derginin Ağustos sayısı aynı gerekçeyle verilmedi.

[foto]ok.png[/foto] Vesta adlı Kürtçe-Türkçe dergide aynı gerekçeyle verilmedi.

[foto]ok.png[/foto] "Gururla Bakıyorum Dünyaya" adlı kitap, çok eski bir yasaklaması olduğu için idare kitabı İsamil Yılmaz a vermedi.


Sakıncalı görülerek el konulan mektuplarımız ise şunlar:

[foto]ok.png[/foto] Veli Özdemir'e Sincan Kadın Hapishanesi'nden Deniz Tepeli'nin gönderdiği mektup karalı gelmiştir.

[foto]ok.png[/foto] İsmail Yılmaz'ın 11.10.2006 tarihli Deniz ve Zeliha Bulut'a gönderdiği mektuplar infaz kurulunca, kanunun 91. madde 3. bendi gereğince “örgütsel eylem pratiğinin nasıl olması gerektiği ifadeleri” yer aldığı ileri sürülerek mektuba el konarak gönderilmemesine karar vermiştir. Bu karara itiraz edilmiştir. İtirazına her hangi bir yanıt daha verilmedi.

[foto]ok.png[/foto] Erdener Demirelin Alman Der Spiegel dergisine yolladığı bir adet mektup nedeniyle –mektup Almanca yazılmıştır- mektuba el konup hakkında soruşturma açılmıştır. Gerekçe şöyle : “TC Devletini ve F tipi infaz kurumlarına hakaret edici, karalayıcı,yalan asılsız bilgiler bulunması…nedeniyle.

[foto]ok.png[/foto] Yine Erdener Demirel in 10/10/2006 tarihli Alman Spiegel dergsine Almanca yazdığı bir mektuba daha el kondu. “F tipleri hakkında yalan, yanlış beyanlarda bulunulması, başka arkadaşlarıyla görüşmeye engel olunmadığı halde bunun f tipleri uygulaması gibi gösterilmeye çalışılması" nedeniyle mektuba el kondu. Karar No: 2006/70 10/10/2006 tarihli.

[foto]ok.png[/foto] Resul Kocatürk'ün Gündem Gazetesi ve Bilinç ve Eylem dergisine ve Eksen yayıncılığa göndermek istediği 3 adet mektuba idarece el konularak gönderilmedi. Gerekçe olarak “içeriğinde TC devletini ve silahlı kuvvetlerini karalayıcı ve küçük düşürücü ibarelerin bulunması..” denilerek mektuba el konularak gönderilmedi. Mektubun içeriği ise kontra gerillanın Diyarbakır Bağlar semtinde yapmış olduğu katliama ilişkin basına ve kamuoyuna yönelik açıklamayı içeriyordu.

Cezaevi idaresi mektuba el koymakla yetinmeyip üstüne Resul Kocatürk hakkında savcılığa: TC. devletini ve silahlı kuvvetlerine hakaret, aşağılama vb, den suç duyurusunda bulunmuş. Bunun üzerine Resul Kocatürk 3.10.2006 tarihinde Tekirdağ adliyesine götürüldü. TCK 301.maddesini ihlalden şüpheli sanık olarak ifadesine başvuruldu. Karar no ve tarihi: 2006/65 20/09/2006

Bu ay ki bilgilendirme de bu kadar. Gelecek ay görüşmek üzere.