Devletin, Temel Haklar Federasyonu önünden sonra açıklamaları engellemeye yönelik saldırgan tavrı Okmeydanı'nda da sürdü, fakat yeraltı ruhuna çarptı. Eller molotoflu olunca etrafta polis görünmedi.
Devletin Atılım ile ESP'den iki ay sonra Yürüyüş ve Temel Haklar ve Özgürlükler Derneklerine yönelik giriştiği devrimci kurum soykırımına yönelik İstanbul'da dün son protesto eylemi Okmeydanı'nda yapıldı.
İstanbul'da ilk demokratik refleks saldırının üzerinden daha 4 saat geçmeden Yürüyüş önünde verilmişti.
Saat 19:00'da Federasyon önünde yapılan eylem ise pankartın parçalandığı azgın saldırı sonucunda tüm eylemcilerin gözaltına alınması ile son bulmuştu.
Devlet, açıklamaları engellemeye yönelik saldırgan tavrını Okmeydanı'nda da sürdürdü fakat yeraltı ruhuna çarptı.
Açıklama saatine 15-20 dakika kala Okmeydanı Sağlık Ocağı önünde toplanmaya başlayanlar çevik saldırısı ile dağıtıldılar. Saldırıda 3-4 kişi de gözaltına alındı.
Buradakiler çoğunlukla dışarıdan gelenlerdi. Mahallenin yerel güçleri ise Cemevi'nin aşağısındaki yol ağzında 2 hurda aracı yakarak kurdukları barikatın arkasındaydılar.
[foto]okm-barikat2.jpg[/foto]
Yüzleri maskeli, elleri molotoflu kitlenin özgürlük alanı ise devlet tarafından Cemevi'nin 100 metre yukarısına kurulan polis barikatı ile seyrediliyordu.
Saat 21:30'da kitle basın açıklamasını gerçekleştirmek için Sağlık Ocağı'nın önüne doğru yürüyüşe geçti.
Açıklama sırasında etrafta tek bir polis dahi gözükemedi. Basın açıklamasında devrimci-demokratik kurumlara yönelik gerçekleşen bu son saldırıların 19 Aralık katliamının yıldönümüne yaklaşılan günlere denk getirilmesine dikkat çekilerek, "Saldırılarda amaç birliği vardır: Öncü iradeyi kırmak, toplumu terörize etmek, emekçileri susturmak. TMY'de bu amaçla çıkarılmış, saldırıların zemini güçlendirilmiştir" denildi.
Açıklamanın temel vurgusu ise siper yoldaşlığınaydı:
Dün nasılsa bugün de bu saldırılara gereken yanıt devrimci dayanışma gücüyle verilecek, mevziler savunulacaktır. Bu saldırılar birleşik devrimci mücadele ile püskürtülecektir.Basın açıklaması kurumlardan ve eylemlerden alınanların serbest bırakılması, baskınların son bulması, mahallelerdeki polis ablukasının dağıtılması taleplerinin sıralanması ile son buldu.