Tekirdağ F Tipi'nde Aralık ayı hak ihlalleri

Devrimci tutsaklar Aralık ayında uğradıkları hak ihlalleri ile beraber faşizmin çabalarının beyhudeliğini aktarıyorlar.

GÜNCEL
Pazartesi, 29 Ocak 2007 (19 yıl 9 ay önce)

Tekirdağ 1 No'lu F Tipi Hapishanesi'nden devrimci tutsaklar İzmir Cezaevi İnsiyatifi üzerinden kamuoyuna Aralık ayında uğradıkları hak ihlalleri ile faşizmin çabalarının beyhudeliğini aktarıyorlar.

Merhaba Sevgili Dost,
Mektubuna ilk elde bülten için istediğin yazıyla birlikte yazıp yanıt vermiştim. Fakat cezaevi idaresi mektuba el koyunca otomatikman sizlere de ulaşma durumu böylece ortadan kalkmış oldu. Sebebine girmeyeceğim, çünkü aşağıda aylık hak ihlallerinde geçiyor. Aynı şeyleri bir kez daha tekrarlamaya gerek yok sanırım. Fakat şunu belirtmeden geçemeyeceğim, biliyorsunuz F tipi hapishaneleri açıldığı ilk günden bu yana binlerce, on binlerce mektubumuz aynı keyfi gerekçeler ile el konulup engellendi.

Sebebi çok basit, biz devrimci tutsakların dışarısı ile olan bağını kopartmaktı. Ki egemen güçlerin hedeflerinden birisi de F tipi tecrit politikası ile biz devrimci tutsakların dışarısıyla olan bağını tamamen kopartıp kimliksizleştirerek kişiliksiz birer insan haline getirmekti. Ancak 6 yıllık zaman dilimi içerisinde görüldü ki devrimci tutsaklar tecrit-tredman politikasını terse çevirip işlevsizleştirdi. Tecrit zulmüne rağmen hücreleri devrimci yaşamın üretildiği ve örgütlendiği mekânlar haline getirdi. Dolayısıyla da onlar bugün istediği kadar mektuplarımızı engelleyip ve “disiplin cezalarını” verip dursun. Bu hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Çünkü kazanan devrimci irademiz olmuştur. Ki tarihimiz defalarca kez bunu kanıtlamıştır da.

Bu arada mektubun sonuna doğru (şiir, öykü, yazı dışında) yazdığın kimi yerler karalanmıştır. Bu nedenle de ne dediğin tam anlaşılmıyor. Bunu daha farklı biçimleriyle yazıp belirtirsen sevinirim. Bu arada gönderdiğin kitap için de çok teşekkür ediyorum, sağolun.

Bu ay yaşanan hak ihlalleri özetle şöyle;

[foto]ok.png[/foto] 19 Aralık 2000 tarihinde “hayata dönüş” adıyla 20 hapishaneye eş zamanlı düzenlenen katliam operasyonunu protesto etmek için 19–22 Aralık 2006 tarihlerinde yaptığımız 3 ve 4 günlük açlık grevine cezaevi “disiplin kurulunca” hakkımızda soruşturma açarak 3 gün içerisinde sözlü ya da yazılı savunma yapmamız istendi. Daha önce olduğu gibi bu sefer de mazgal altında sözlü savunma dayatarak savunmayı bu şekilde vermemizi istemiştir. Fakat devrimci tutsaklar olarak “bu türden onur kırıcı ve keyfiyetçi bir uygulamayı kabul etmeyeceğiz” denilerek tavır konulmuştur.

[foto]ok.png[/foto] “Disiplin soruşturması” açlık grevine katılan tüm devrimci tutsaklara açılmıştır. Hakkımızda açılan herhangi bir “soruşturmaya” itiraz hakkımızı kullanarak itiraz ediyoruz.

Yaptığımız itirazlar aleyhimize onaylanıp geldiğinde (ki şimdiye kadar lehimize onaylama olmadı) ise yapılan haksızlık ve keyfiyeti slogan atarak ve kapıları döverek bu hukuksuzluğu protesto ediyoruz. Bu protestomuzu şimdiye kadar cezaevi idaresi herkes hakkında soruşturma açarak karşılık vermiş bunun sonucunda bütün devrimci tutsaklar olarak 15–20 aya kadar kapalı görüşten men cezası verildi ve şu an bu ceza uygulanmaktadır. Bu durum hakkında daha önceki mektuplarımızda yazıp bilgilendirmiştik.

Cezaevi idaresi rutinleşmiş keyfi tutumunda değişikliğe giderek keyfi tutumuna bir yenisini ekledi. Yine Ağır Ceza Mahkemesi’de hakkımızda açılan “3 ay kapalı görüşten men“ soruşturmasına onay vermiş 14 Aralık 2006 da tarafımıza tebliğ edilmiştir ve bunu protesto ederek slogan atıp kapıları dövdük. Fakat bu sefer yalnızca Mehmet Sarar hakkında “disiplin soruşturması” açıldı. (Oysa ortak kararımız, bu durumda tüm devrimci tutsaklar olarak slogan atıp kapıları vurmaktayız.) 3 gün içerisinde sözlü ya da yazılı savunma istendi. 3 gün sonra kapı ziline basarak sözlü savunma yapma isteğini bildiren arkadaşımıza yine “dilekçe ver” dayatması yapılmıştır. Gelen görevli gardiyanlara dilekçe vermeyeceğini söylemesi üzerine gelen gardiyanlar “durumu bildirin” gitmişlerdir. Sonuç olarak savunması alınmadı, konu hakkında da bugün itibariyle ne olduğuna dair yazılı ve ya sözlü herhangi bir bilgi verilmedi.

[foto]ok.png[/foto] 15–16 Haziran 2006 tarihinde Mercan Vadisi'nde 17 kişinin katledilmesi üzerine hapishanelerde bulunan devrimci tutsaklar olarak 27.06.2005 tarihinde Cumhurbaşkanlığı'na ve Genelkurmay Başkanlığı'na bu katliamı protesto eder içerikte dilekçe göndermiştik. Bir süre önce bu nedenle Tekirdağ Cumhuriyet Savcılığı'nda talimatla ifade vermiştik. Dilekçeleri sahiplenmiş ve yapılan katliamı tekrar teşhir etmiştik.

Bunun üzerine Cumhurbaşkanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı’nın talebi üzerine hakkımızda “Türkiye Cumhuriyeti ve TBMM’ni alenen aşağılayan, TC hükümetinin yargı organlarını, askeri ve ya Emniyet Teşkilatını alenen aşağılayan” suçlamasıyla TCK’nun 301. maddesinden dava açılmıştır. Dava Ankara’da açılmıştır. Ankara’daki mahkemenin talebi üzerine 19 Aralık 2006 tarihinde Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin sayı: 2006/116 karar uyarınca Tekirdağ adliyesinde kalem odasında ifadelerimiz alınmak istenmiştir.

Savunma için yeterli zamanımızın olmaması ve ifadelerimizin mahkemece değil de kalem tarafından alınması istenmesi nedeniyle ifade verilmemiştir.

Hakkında 301‘den dava açılan arkadaşlarımız şunlar; Cihan Kahraman, Caner Uluç, Hüseyin Uzundağ, Baysal Demirhan, F. Ergün Arpaç, Muhammed Akyol, Hasan Polat, Doğan Akçiçek, Şükrü Duman, Gökhan Oruç, Sinan Gülüm, Coşkun Akdeniz, Oğuz Aslan, Osman Nuri Ocak, Nihat Konak, Ramazan Aydın, Veli Özdemir, İsmail Yılmaz, Murat Karayel, Cihat Özdemir, S. Yılmaz Bulduruç, Onur Öztanrıverdi, Ali Kemal Selenoğlu. (23 kişi)

[foto]ok.png[/foto] C. tekli hücrede kalan Musa Argın adlı adli arkadaşımız, Cumhuriyet Savcılığına idare hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Arama günü, açık görüş günü vs… gerekçelerle ertelendiğini ve soruşturma açılması istemiştir. Dilekçede idare için “beceriksiz ve yetmezlik” kelimeleri nedeniyle Musa Argın hakkında soruşturma açılmıştır. (iki ay kültür ve spor etkinliklerinden men cezası). Verilen “cezaya” infaz hâkimliğine itiraz etmiştir, henüz bir cevap gelmedi.

[foto]ok.png[/foto] Yine A blok/33 nolu hücre de kalan adli arkadaşlar arasında 27.12.2006 tarihinde saat 11:00 civarı bir tartışma çıkmış, tartışma sonrasında biri zile basıp geçinemediklerini ve yer değişikliği talebinde bulunmuş. Bunun üzerine gelip mevzuyu öğrenen gardiyanlar gidip tekrar 5 dk sonra 8–9 gardiyanla gelip kapıyı açıp içeri girmiş ve arkadaşları havalandırmaya çıkarıp üstlerini aradıktan sonra havalandırmada bir nevi “meydan dayağı” atmışlar. Sonra da “öldürün birbirinizi” deyip çekip gitmişler.

[foto]ok.png[/foto] 11.12.2006 tarihinde cezaevi idaresinin yaptığı istihbarat çalışma sonucu 06.12.2006 günü İsmail Yılmaz’ın bir başka tutukluya (mahpusa) gönderdiği notta “kışkırtıcı ve eyleme geçirici talimatlar verdiğine, ne şekilde hareket etmeleri gerektiği yönünde emirler verdiği” gerekçesiyle İsmail Yılmaz hakkında soruşturma açılmıştır.

[foto]ok.png[/foto] 22 Aralık 2006'da yapılan genel hücre aramasında C 79'da kalan arkadaşlarımız ayakkabı araması esnasında gerginlik yaşamıştır. Yaşanan bu gerginlik sonucunda hücrede bulunan çöplerin “arama yapacağız” bahanesiyle havalandırmaya dökerek çekip gitmişlerdir.

[foto]ok.png[/foto] Yine aynı gün aynı koridorun 77 nolu hücresinde kalan arkadaşlarımızın çöpü de havalandırmaya döküldü, çöpün havalandırmaya dökülme gerekçesi şöyle; “çöpü vermeyecek misiniz” diye soruldu, arkadaşlarımız da “daha çöp torbası boş yarın ya da başka bir gün vereceğiz” demişler. Bunun üzerine “arama yapacağız” diyen gardiyana “arama yapmanıza engel olmuyoruz” demiş, bunun üzerine arama yapan gardiyan çöpü götürüp havalandırmaya boşaltıp çekip gitmiş. Giderken çok marifetli bir şey yapmış kanısıyla sırıtıyormuş. Bunu yapmalarının sebebi çöpü bizim arama yapılırken koridora bırakmamızı istemeleri, arama yapmak bahane, yaşanılan durumla ilgili müdürle görüşmek istedik. Dilekçe vermemize karşın ne müdür görüşmeye geldi ne de dilekçemize cevap verildi.

[foto]ok.png[/foto] Yeni tutuklanıp getirilen arkadaşlarımız kapı girişinde yapılan onursuzca aramayı kabul etmedikleri için saldırıya uğrayıp, zorla soyularak üst araması yapılmıştır.

[foto]ok.png[/foto] C/79 nolu hücrede kalan arkadaşlarımız Ulvi Yalçın ve Özgür Ertürk aynı davadan, aynı dosyadan “yargılanmış” olan Turgut Kaya’nın hücresine getirilmesi talebi aylardır her türlü girişim keyfi bir şekilde ret ediliyor.

Bildik bahaneler ile gönderilmeyerek el konulan bu ayki mektuplar;

[foto]ok.png[/foto] Turaç Çolak’ın Ahmet Yaman’a göndermek istediği 1 adet taahhütlü mektup, mektup okuma komisyonu tarafından, mektubun içeriğinde “TC devletinin ve devlet büyükleri hakkında yalan yanlış ve asılsız beyanlarda bulunması” nedeniyle taahhütlü mektuba el konuldu. Karar no: 2006/84, karar tarihi: 01.12.2006 tebliğ tarihi: 04.12.2006 karar yönelik itiraz edildi henüz bir yanıt gelmedi.

[foto]ok.png[/foto] Ayhan Güngör’ün 19.12.2006 tarihinde İCİ’ ye göndermek istediği bir adet taahhütlü mektubu mektup okuma komisyonu “19 Aralık’ta hapishanelere düzenlenen Hayata Dönüş operasyonu ile ilgili yalan ve yanlış beyanlara dayanarak örgüt dayanışmasını arttırıcı ifadeler bulunması” nedeniyle mektup “sakıncalı” görülüp el konuldu. Karar no: 2006/97, karar tarihi: 19.12.2006 tebliğ tarihi: 20.12.2006

[foto]ok.png[/foto] 15.12.2006 tarihinde Coşkun Akdeniz’in Bülent Falakoğlu’na yollamak istediği bir adet mektubu mektup okuma komisyonu “19 Aralık’ta hapishanelerde düzenlenen hayata dönüş operasyonu ile ilgili yalan yanlış beyanlarda bulunma “… Nedeniyle mektuba el konulmuştur.

[foto]ok.png[/foto] Erkan Altun’un 19.12.2006 tarihinde Cihan Sedefoğlu’na göndermek istediği “bir adet taahhütlü mektubu mektup okuma komisyonu “19 Aralıkta cezaevlerine düzenlenen hayata dönüş operasyonu ile ilgili yalan ve yanlış beyanlara dayanarak örgüt dayanışmasını arttırıcı içerikli bulunması” nedeniyle mektup “sakıncalı” görülüp el konuldu. Karar no: 200/98 karar tarihi: 19.12.2006 tebliğ tarihi: 20.12.2006

[foto]ok.png[/foto] 07.12.2006 tarihinde Ulvi Yalçın’ın Hülya Orak, Umur Talu ve Uluslararası Af Örgütü'ne yollamak istediği 3 adet mektup “19 Aralık’da hapishanelere düzenlenen hayata dönüş operasyonu ile ilgili yalan ve yanlış beyanlarda bulunması nedeniyle mektuplara “sakıncalı” denilerek el konuldu.

[foto]ok.png[/foto] Yine 14.12.2006 tarihinde Ulvi Yalçın’ın Hülya Orak’a yollamak istediği bit adet mektuba da aynı gerekçe ile mektup okuma komisyonu tarafından “sakıncalı” görülerek mektupla birlikte gönderdiği 19 Aralık ile ilgili bir karta da el konulup iki sayfalık mektup ise gönderilmesi kararlaştırılmıştır.

[foto]ok.png[/foto] Ayhan Güngör’ün 25.12.2006 tarihinde İlker Gündüz’e göndermek istediği 1 adet taahhütlü mektup mektup okuma komisyonu tarafından “19 Aralık da hapishanelere düzenlenen hayata dönüş operasyonu ile ilgili yalan ve yanlış beyanlara dayanarak örgüt dayanışmasını arttırıcı ifadeler bulunması” nedeniyle mektup “sakıncalı” görülüp el konuldu. Karar no: 2006/99 karar tarihi: 25.12.2006, tebliğ tarihi: 27.12.2006

[foto]ok.png[/foto] 14.12.2006 tarihli 2006/94 nolu kararla Özgür Ertürk’ün Ataol Behramoğlu’na yolladığı bir adet taahhütlü mektup “19 Aralık hayata dönüş operasyonu ile ilgili yalan ve yanlış beyanlarda bulunması” nedeniyle mektuba el konulup gönderilmemiştir.

[foto]ok.png[/foto] Ayrıca Özgür Ertürk’ün ve Ulvi Yalçın’ın benzeri içerikte 7–8 tane mektup ve kart çeşitli kurum ve kişilere normal mektup olarak gönderdikleri mektup ve kartları karalanarak gönderilmiş.

[foto]ok.png[/foto] 07.12.2006 tarihli 2006/90 nolu kararla Emriye Demirkır’ın Ulvi Yalçın’a gönderdiği faks “kurum personeli hakkında yalan yanlış ve küçük düşürücü ifadeler”… Bulunması nedeniyle 12 satır silinerek verilmiştir.

[foto]ok.png[/foto] 12.12.2006 tarihinde Ulvi Yalçın’ın Umut Talu’ya gönderdiği bir adet taahhütlü mektubun alındısı henüz verilmedi. Sürekli istemesine rağmen “bakacağız tamam” denerek mektup alındısı henüz getirilmedi.

[foto]ok.png[/foto] Ahmet Doğan’ın 01.12.2006 tarihinde Tuncay Mat’a yollamak istediği 1 adet APS’Lİ mektup disiplin kurulu kararı ile mektubun içeriğinde “ölüm orucunda ölenleri kahramanmış gibi gösterip örgüt üyelerinin birlikte hareket etmesini sağlamayı amaçlamış ve örgüt dayanışmasını arttırıcı ifadelerde bulunması” nedeniyle mektup “sakıncalı” bulunarak gönderilmeyerek el konuldu. Karar no:2006/83 karar tarihi:01.12.2006 karara yönelik itiraz edildi, henüz cevap gelmedi.

Verilmeyen gazete ve dergiler ise şunlar;

[foto]ok.png[/foto] Atılım gazetesinin 18 Kasım 2006 tarihli 131. sayısı ve 25 Kasım 2006 tarihli 132. sayısı “eğitim kurulu” kararı ile “TC devletini küçük düşürücü yazılar bulunması, TC devletinin bölünmez bütünlüğüne atıfta bulunarak TC sınırları içerisinde söz de Kürdistan Devletinin varlığından bahsetmesi ve Türk-Kürt ayrımı yapılması ve yeni bir Armutlu katliamı hazırlığı başlıklı yazısında ölüm orucunu övücü, ölüm orucunda ölenleri teşvik edici ve yüceltici ifadeler” bulunması nedeniyle “sakıncalı” bulunarak gazeteyi Ziya Ulusoy’a, Hasan Polat, Ahmet Doğan, Efkan Altun, Ali Rıza Kaplan, Nurettin Temel, Nihat Konak, Turaç Çolak, Efkan Salduz, Turgut Kaya ve Ramazan Aydın’a verilmedi. Karar no: 2006/74 tarar tarihi: 12.12.2006

[foto]ok.png[/foto] Özgür Halk dergisinin 15. Kasım 2006 tarihli 173. sayısı “eğitim kurulunca” “Abdullah Öcalan’ı övücü ifadeler bulunduğu” gerekçesi ile Veli Özdemir, Erol Volkan İldem, Ulvi Yalçın’a verilmedi. Karar no: 2006/75 karar tarihi:12.12.2006

[foto]ok.png[/foto] Yürüyüş dergisinin 79,80 ve 81. sayıları aynı gerekçe ile verilmedi. Ayrıca Yürüyüş dergisinin uzun bir süredir hiçbir sayısı verilmiyor.

[foto]ok.png[/foto] Toplumsal Demokrasi gazetesinin 28 ve 29 Kasım tarihli Kasım sayılarına el konularak verilmedi. Turhan Günuna’ya kendi ziyaretçisi aracılığı ile diğer arkadaşların adlarına yatırmak istediği kitaplar kabul edilmiyor.

Bütün dostlara selamlar.

28.12.2006
1 NOLU F TİPİ HAPİSHANE
TEKİRDAĞ’dan TUTSAKLAR