Perşembe, 23 Ağustos 2007 (19 yıl 2 ay önce)
Esenyurt'ta 20 Ağustos tarihinde jandarmanın "ihbar" üzerine gerçekleştirdiğini iddia ettiği operasyon sonucunda 6 genç gözaltına alındı. Jandarma gençlerin İETT otobüslerine molotof kokteyli atma hazırlığında olduklarını ve suç üstü yapıldığını öne sürdü.
Esenyurt Jandarma Karakolu'nda tutulan gençler üç günlük gözaltı sürecinin ardından bugün Beşiktaş Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk edildiler. Gençlerin adliye geterilişleri sırasında yüzlerinde morluklar olduğu görüldü.
Altı gençten beşi tutuklanıp F tipine nakledilmek üzere Bayrampaşa Cezaevi'ne götürüldüler. Yüzlerindeki morluklar ise işkencenin sadece görünen kısmıydı. Altı gençden ikisi jandarma karakolunda copla tecavüz işkencesine uğramıştı. Avukat Baran Doğan işkence gerçeğini savcılığa taşısa da savcılık konuyla ilgili soruşturmayı başlatmayarak bir işkence olayının daha üstünün örtülmesi için adım attı.
Faşizmin gerçek yüzü
Necip Sipal, Nihat Karçin, M. Sait Budak, Yusuf Salim, Yusuf Kaplan ve M. Fuat Erol adlı gençler 20 Ağustos'da gözaltına alındıktan sonra Esenyurt Jandarma Karakolu'na götürüldüler. Bir gün boyunca müvekkilleriyle görüştürülmeyen Avukat Baran Doğan'ın daha sonra karşılaştığı manzara
"işkenceye sıfır törelans" demogojileriyle üstü örtülemeyen işkence gerçeğiydi:
Müvekkillerim gözaltına alındığından beri onlarla görüşmeye çalışıyorum. Fakat bir gün sonra görüşebildim. İlk olarak Yusuf Salim ile görüştürüldüm. Vücudunun her tarafı işkence izleriyle doluydu.
Doğan, müvekkili Yusuf Salim'in ise karşısına çıplak getirildiğini kaydederek,
"Müvekkilim bütün elbise ve ayakkabılarının alındığını ve işkenceye maruz kaldığını söyledi. Müvekkilimin anüsüne cop sokmuşlar, testislerini sıkmışlar. Ayrıca yediği dayaklardan dolayı burnu kırılmıştı" diye konuştu.
Gözaltında bulunan diğer bir genç olan Nihat Karçin'in vücudu da işkence izleriyle doluydu. Doğan, Karçin'in vücudunun her tarafının yediği coplar nedeniyle kıpkırmızı olduğunu ifade ederek, şunları aktardı:
Müvekkilime her şeyi anlatmasını istedim. Sadece işkence altında olduğunu söyledi. "Anüsüne cop soktular mı" diye sorduğumda ise, ağlamaya başladı ve "Konuşmak istemiyorum" dedi. Ayrıca diğer müvekkillerime de kaba dayak atmışlar. Ve onlara da "İşkence sırası sizde" diye tehdit etmişler.
Deliller karartılıyor
Yaşanan olaylar karşısında Beşiktaş Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet dilekçesi vererek, işkence izlerinin tespiti amacıyla Adli Tıp'ta muayene talep ettiklerini vurgulayan Doğan, Beşiktaş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturmayı Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığı'na havale ettiğini ifade etti.
Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığı'nın da soruşturmayı bugüne (22 Ağustos) bıraktığını, bunun da işkenceyi örtme girişimi olduğunu savunan Doğan,
"Bizim iddiamız işkence iddiası. Bilenler şunu çok iyi bilir; bu cop izleri kaybedilecektir. Biz genital muayene istiyoruz. Soruşturmayı bugün yapmayarak delilleri karartmak istiyorlar. İşkence vakaları derhal soruşturma kapsamına alınması gereken vakalardır" diye konuştu.
İşkence mağduru gençlerden beşi (Necip Şipal, Nihat Karçin, Yusuf Salim, Yusuf Kaplan ve M. Fuat Erol) bugün çıkarıldıkları Ağır Ceza Mahkemesi tarafından
"örgüt üyeliği" iddiasıyla tutuklandı.
Esenyurt daha önce EMASYA birliklerinin halka açık merkezi meydanlarda yaptıkları tatbikat ve gövde gösterileriyle gündeme geliyordu.
Gazi'de de gözaltı
Esenyurt gözaltına alınan gençler işkence edilip tutuklanırken dün gece de Gazi Mahallesi'nde 3 genç gözaltına alındı.
Dün gece saat 22.20 sıralarında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'ne bağlı ekipler tarafından Gazi Mahallesi'nde bazı evlere baskın düzenlendi. Baskınlarda DTP Gaziosmanpaşa Gençlik Sözcüsü Sahit Müslühan'ın yanı sıra isimleri öğrenilemeyen 2 kişi gözaltına alındı.
Gözaltına alınanların Vatan Caddesi üzerindeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldükleri öğrenildi.
Yüksekova'da da ev baskını
Hakkari'nin Yüksekova İlçesi'nde Tahir Milas adlı genç gözaltına alındı. Milas gözaltında tutulurken ailesiyle yaşadığı ev ise 200 asker ve polis tarafından basıldı. Evdeki tüm eşyalar kullanılmaz hale getirildi.
Tahir Milas gözaltına alındıktan sonra yaşadığı Gani Haydar mahallesi 200 asker ve polis tarafından ablukaya alınarak evi basıldı. Baba Teterhan Milas, baskın sırasında evdeki eşyalarının kullanılamaz hale getirildiğini dile getirerek, yaklaşık 6 saat süren aramada evlerinde bir zarar meydana gelmediğine ilişkin bir belgenin kendilerine zorla imzalatıldığını söyledi. Baba Milas, dışarıda bulunan eski bir silahın da kendisine mal edilmek istendiğini anlattı.
Anne Zübeyde Milas ise eşyalarının parçalanmasına isyan ederek,
"Evimizin kullanılacak eşyaları tamamen kırıldı ve kullanılamaz hale getirildi. Yeni gelinimin odası tamamen dağıtıldı. Geline ait olan altınları da ben zorla ellerinden aldım. Bu yaşanılan vahşet karşısında baygınlık geçirdim. Çocuklarımın ve torunlarımın feryatları arasında kaldım" dedi.
Muğla'da 9 kişi tutuklandı
Muğla'nın Bodrum ilçesinde düzenlenen ev baskınlarında gözaltına alınan 22 kişiden 9'u
"örgüt üyeliği" iddiasıyla tutuklandı. Dosyaya gizlilik kararı konulduğu gerekçesiyle de savunma hakları gasp edildi.
Geçen hafta Bodrum'da ev ve iş yerlerine düzenlenen baskınlarla
"bombalı saldırı hazırlığı içinde bulundukları" iddia edilerek kapatılan HADEP'in eski yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 18 kişi gözaltına alınmıştı. Operasyon daha sonra da devam ettirilerek 4 kişi daha gözaltına alındı.
13 kişi Muğla Emniyet Müdürlüğü'nde yapılan sorgularının ardından bırakılırken, 9 kişi ise savcılığa sevk edildi. Savcılıkça sorguları yapılan 9 kişi, tutuklanmaları istemiyle gönderildikleri mahkeme tarafından tutuklandı. Gizlilik kararı bulunduğu gerekçesiyle dosya hakkında bilgi verilmedi.
3 yıl sonra gözaltı
Feshedilen DEHAP'ın Ankara Altındağ İlçe Yöneticisi Şirin Karademir, 2004'te 'Dünya Barış Günü'nde katıldığı basın açıklamasında
"yasa dışı slogan attığı" iddiasıyla evi basılarak gözaltına alındı.
Önceki gün gece saat 03.00 sularında evinden gözaltına alınan Karademir, savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı.