Pazartesi, 5 Kasım 2007 (18 yıl 11 ay önce)
Tamamen gizli olarak organize edilmeye çalışılan faşist eyleme 200-250 kişi katıldı. Türkiye İhtilalci Komünistler Birliği (TİKB) militanları, PKK-DÇS ve TKP/ML taraftarlarından oluşan kitle, faşist güruhun Paris’in Republique Meydanı'nda başlayan eylemine demir çubuk, sopa ve taşlarla saldırarak dağıttı.
Korkunun gizlediği faşist eylem!
Avrupa’nın dört bir yanında Kürt halkı başta olmak üzere, devrimci-demokrat kişiler ve kurumlara saldıran, kitlesel linçler gerçekleştirmeye çalışan faşist güruhun sokağa çıkamadığı tek yer olarak Paris kalmıştı.
Burada sokağa çıkmaları zordu, çünkü devrimci güçlerin geçmişten bu yana Paris’te belirgin bir gücü ve ağırlığı vardı. Bunun farkında olan faşist güruh, devrimci güçlerin tepkisinden korktuğu için eylemi tamamen illegal olarak örgütlemeye çalıştı.
TİKB militanları olarak geçen hafta duyumunu aldığımız faşist eylemi teyid ettirmek için faşistlerin dernekleri ve toplandıkları kahveleri dolaşarak istihbarat toplamaya çalıştık. Fakat, derneklerinin kepenkleri kapalıydı, toplandıkları kahvelerde de çok az sayıda insan vardı, eylemin olacağına dair de hiçbir belirti yoktu. İnternet siteleri hacklenmişti, oradan da bilgi almak mümkün değildi. Bunun üzerine eylemin yapılacağı yeri ve saatini öğrenmek için Ülkü Ocakları başkanını aradık. Aldığımız cevapsa,
"Yürüyüş düşünmüyoruz" oldu.
4 Kasım öğle saatlerinde gelen istihbarat, faşist güruhun eylemi tamamen gizli ve birbirlerine söyleyerek örgütlediklerini ortaya çıkarıyordu. Haberi devrimci bir örgütün düzenlediği bir etkinlikte bulunduğumuz sırada aldık ve hemen orada bulunan tüm örgütlere karşı eylem çağrısı yaptık. Çağrımıza olumlu yanıt veren TKP/ML ve MKP taraftarları ile birlikte faşist güruhun eylemini dağıtmak üzere, harekete geçtik. Güçlerini toparlamak üzere bizden ayrılan MKP taraftarlarıyla daha sonra görüşemedik!
Republique meydanında toplanmış olan ve sallayaları akarak uluyan faşist güruha demir çubuk, sopa ve taşlarla,
"Faşizme Geçit Yok", "Kürdistan Faşizme Mezar Olacak" sloganları ile saldırıya geçtik. Türkiye’de faşist devletin gücünü arkasına alarak 16-17 yaşındaki Kürt gençlerini linç etmeye çalışan faşist güruh, devletin gücü ve beslemesinden yoksun kaldığı yerde, neredeyse onda biri kadar olan devrimci güç karşısında çil yavrusu gibi dağılıyordu! Fransız polisi de arkasına dahi bakmadan kaçan faşist güruha ayak uydurarak, arabalarını, pılı pırtılarını alarak apar topar geri çekildiler. Onlar da neye uğradıklarını şaşırmışlardı!
10’dan fazla faşist, demir çubuk ve sopalarla kafaları kırılarak, kimileri ağır olmak üzere yaralandılar. Büyük bir çoğunluğu da kaçarken arkalarından atılan demir çubukların kafalarına isabet etmeleri nedeniyle yaralandılar. 20 dakikalık eylem sonunda polisin bir eylemciyi gözaltına alma girişimi, diğer eylemcilerin fiili müdahalesi sonucunda gözaltına alınmak istenen eylemcinin polisin elinden çekilip alınması ile boşa çıkarıldı.
Toparlanıp geri gelen polisin eyleme müdahale etmesi sonucu bir TİKB militanı gözaltına alındı. Polisin militanı polis arabasına koyması üzerine öfke, polise ve polis arabalarına yönlendi. Polis aracının camları üzerine yağan demir çubuklar ve taşlardan dolayı tuzla buz oldu. Gözaltına alınan TİKB’li iki saat kadar gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakıldı.
Faşizmle anladığı dilden konuşmak!...
Faşist Türk devletinin uzantısı konsolosluklar aracılığıyla örgütlenen ve Kürt halkı ile devrimci-demokratik güçleri ırkçı-şovenist histeri ile linç etmeye çalışan faşist kudurganlıkla anladığı dilden konuşmak zorunlu.
Bu faşist saldırganlık ne
"Provokasyonlara gelmeyelim" gibi söylemlerle geçiştirebilir ne de görmezden gelinerek üzerinden atlanabilir.
Tarih de göstermiştir ki; bu tür ırkçı-faşist saldırılara karşı salt teşhirle ve protestoyla sınırlı bir pratik sergilemek, saldırganlığı ne geriletebilmektedir ne de devrimci-demokratik güçleri koruyabilmektedir.
Faşist saldırganlığa karşı konuşturulacak tek bir dil vardır; o da onun anladığı dil olan onun fiili olarak engellenip dağıtılmasıdır.
Her sokağa çıkmaya yeltendiği, her Kürt veya devrimci-demokratlara yöneldiği anda anladığı dilden cevap verilmeli, faşist güruh dağıtılıp engellenmelidir. Bunun tek yolu da kitlesel ve radikal duruştur.
TİKB bu perspektifle yürümeye, Kürt halkının bağımsızlık mücadelesini her koşul altında savunmaya devam edecektir. Faşist güruhu bugün yürütmedik, bundan sonra da yürütmeyeceğiz.
TİKB Fransa Komitesi