Ludwigshafen: 2. Solingen

Kundaklama olduğu açık! Yaşanacak Dünya muhabirleri olay yerinden bildiriyor

DÜNYA
Çarşamba, 6 Şubat 2008 (18 yıl 6 ay önce)

1. Yangından iki gün önce bir Alman (Nazilerden başka kim olabilir?), aynı aileden başka insanları arayıp, "Sıra sizde!" dedi. Telefonu ciddiye almayan aile üyeleri, yangından sonra artık evlerinde kalmaya korkar oldular. Nazilerin işin içinde olduğuna dair en önemli işaret bu. Yani "yangın" göstere göstere geldi.

2. Binadan sağ kurtulan Aylin ve Bedriye adlı iki kız çocuk, merdiven boşluğunda bir Almanı çocuk arabasını tutuşturmaya çalışırken gördüklerini söylediler.

3. Dün (5 Şubat) 300′den fazla insan binanın karşısında beklerken, 20-30 metre ilerdeki köprü altına "Pis Türkler, kökünüzü kazıyacağız" yazısı yazıldı. Olayı görenlerin ifadesine göre, biri kadın biri erkek iki Alman yazıyı yazdıktan sonra, SP-EY-63 plakalı arabayla kaçtılar. Polis, hemen yazının üzerini kapatıp, insanlara bu yazının 3 ay önceden kalmış olduğunu söylediyse de, görgü tanıklarının olması, yalanı boşa çıkardı. Ayrıca 3 ay öncesinden olması neyi değiştirecek. Gerçekleştirilen bu kundaklama da "kök kazıma"nın bir adımı değil mi?

4. Yangından kurtulan aile üyelerinin ortak anlatımına göre, yangından önce hiç koku yoktu. Koku çıkmadan yangının bu kadar hızlı büyümesi, işin içinde kimyasal maddeler olabileceği ihtimalini akla getiriyor.

5. Ludwigshafen’dan hemen bir gün sonra, bu kez başka iki eyalette yine Türkiyeli ailelerin kaldığı bir evde yangın çıkması, kuşkuları güçlendiriyor.

6. Ludwigshafen, Nazilerin "kurtarılmış bölge" ilan ettiği şehirlerden biri. Yani, Nazi örgütlenmesinin güçlü olduğu ve bunu bağıra bağıra ilan ettikleri bir yer. Binanın altındaki Türk kahvesine molotoflu saldırı (2006), iltica yurduna saldırı, Alman solcularının etkinliklerini basıp insanların fotoğrafını çekme vb. Hiç boş durmadılar. Ama bölgedeki yabancılar, Alman demokratlarının yardım isteyen çağrılarını duymadılar şimdiye kadar ve iş bu boyuta geldi.

7. Olay yerinde gezen iki genç Alman, Yaşanacak Dünya muhabirinin "Bu yangının Nazilerle bir ilgisi olduğunu düşünüyor musunuz?" sorusu üzerine "Hayır" deyip kaçarcasına uzaklaştılar.

Röportajlar:


Bedriye Kaplı: Irkçı bir saldırı. Yüzde yüz. Görenler, apaçık ortada. Giriş katından alevler çatıya yükselmiş. Balkonlara, duvarlara tırmanmışlar. İtfaiyenin marifeti. İnsan pazarı resmen ortada. Koskocaman eve bir tane merdiven. Türkiye’de olsa, dört bir tarafında merdiven olurdu. 25 kişiyi itfaiye kurtardı diyor gazeteler. Hepsi atlayarak ve yanarak öldü. Düşenleri yazmıyor gazeteler. Keşke itfaiye kurtarsaydı, kısacası önemsizlikten. Branda var, bozuk. Almanya gibi yerde bu oluyorsa, helal olsun Alman devletine. Karnaval vardı, dört yanımız itfaiye polis. Şehrin göbeğindeyiz. 5 dakika ilerde itfaiye. İtfaiye kurtarmış, çok kurtardı belli. Biz aşağıda yukarıda çığlık çığlığa. Seyirci kaldı. İnsanları da bırakmadılar. Bir çarşaf, battaniye gerilebilirdi.

Ludwigshafen- Almanlarda en küçük bir şeye koşuyorlar, 20 itfaiye arabası olurdu. Burada, sırf yabancı düşmanlığı yaptılar. Benim oğlan gördü. Bir Alman, yanında çocuğuyla birlikte kameraya çekiyormuş. "Ne güzel 10 kişi öldü" diyormuş. Çocuk, "Baba, hayır 3 kişi ölmüş" deyince, "Scheise" (kahretsin) demiş.

Biz burada yabancı değiliz. Yarım asır geçti. Bu ülke bizim sayemizde kalkındı.

Onun ayağına düştü atlayan. O anı yaşamak hepsinden kötü. Cenazeler gidene kadar buradayız.

Bedriye Kaplı: Brandalar çalışmadı. Kocaman eve bir tane branda mı açılır? Bizi bıraksalardı, havlu açardık, çarşaf açardık. 10 taneye yakın itfaiye vardı. Hiç bir itfaiye buraya gelmedi. Koca eve iki itfaiye geldi. Ev iki daire, o daireden oraya geçiş yok. Bir tane merdiven vardı, lisenin merdivenini polis almış. En çok itfaiyenin olduğu bir şehirde, bu yangın varsa, öbür taraftakiler ne durumda acaba?

- Ne kadar yardımda etsen. Burası Hemshof, yüzde 99′u işçi. Almanların oturamadığı yerde, Türkler oturuyor. İşyerleri var, çekememezlik.

"Pas"lar (vatandaşlık) bir işe yaramıyor


Bedriye Kaplı: Burada sen onların gözünde yabancısın yıllar da geçse! "Pas"lar bir işe yaramıyor. Polim hepsi.

- Belma Ozkaplı’yı itfaiye düşürdü. Kafası taşa değince, ondan öldü. Yanan kadın, Medina abla camın önünde ne kadar yardım istedi. Çocukları aşağı attı. Yardım istedi, ama...

Bedriye Kaplı: Koruyucu giysilerle, onu alabilirlerdi. Bu kadar ev yanarken aşağıdan mı tutulur hortum, yoksa çıkılıp karşıdan mı? Yukarı çıkıp su tutma olmadı. Cama bile yaklaşmadılar. En son çok zaman geçtikten sonra. Koruyucu giysilerle girselerdi, bu kadar çok ölü olmazdı. Yaralı kurtulurdu. Hiç mi birisi kurtulamazdı? Brandalar açılsaydı, bu kadar olmazdı.

Kuş gibi insanlar camın önüne dizilmiş, Neymiş panik etmeselerdi, kurtulurlardı. TV’ler ve Bild gazetesi böyle diyor. Panik edip aşağı atlamışlar. Hangi baba çocuğunu aşağı atmayı göze alır. Bu aradaki hiç kimse 2-3 aileden fazla kişi olduğuna inanmadı. İhmal, korktular girmeye. İtfaiye bir kişiyi kurtarmış! Camda bu kadar insan diziliyken, burada bir Alman olsaydı. Hani burada itfaiye asansörü var mı?

Hani bunun Avrupa Birliği hani Avrupa? Orda Alman olsaydı, yüz asansör çıkardı. Branda olsaydı, bebeği niye polis tutsun? Öbür camdakiler neye zıplayacak? Bazı polisler çok çabaladı. Dumana rağmen, merdivene çıkıp çocuğu aldı. İtfaiye hiç kimseye yetişmedi, kazık gibi dikilmiş kalmış. Şurada duracaktın. Oraya bak! İnsan insanlığından utanır. Herkes kendi çocuğunu atmaya başladı. Çöp torbası değil. İtfaiye kimi kurtarmış, hangisine el uzatmış?

"Sıra sizde"


- Bu ev yanmadan iki gün önce ablama telefon açmışlar. "Sıra sizde" demişler. "Sen kimsin" demiş. "Sıra sizde, önleminizi alın" demiş.

Bedriye Kaplı: Bize 5 bin Euro vermişler. Bizim hiç o paraya ihtiyacımız yok. Kimsenin sadakasına ihtiyacımız yok. Para hiç kimseyi susturamaz. Amcam, çocuklarıyla sarılarak ölmüşler. Çocukları ortaya almışlar. Yanarak can vermek ne demek, çok feci bir şey. Can ya, akrabamız olması mi gerekiyor. Bu bir Almanın evi olsaydı, o gün ne olurdu? Muhammed’in bugün son günü, yaşayıp yaşamayacağı bugün belli olacak.

Sevim: (görgü tanığı) 16-16.30′da binada yangın başlamıştı. Bir itfaiye geldi. Birinci, ikinci kat çocuk doldu. İtfaiye birinci kattan bir çocuk aldı. Bir baba, ikinci kattan 6-8 aylık bir çocuğu attı, sonra da kendisini. İkinci kattakilere müdahale olsaydı... 5-6 itfaiye vardı ama biri müdahale etti. Yan tarafta yol acıktı, diğerleri de müdahale edebilirdi. İkinci balkondakiler beklerken, yanlardan ateş topu çıktı, duman boğdu. İtfaiye bekledi, duman çekilsin diye. Resmen bekledi. Kimse kalmamış, tek bir kız çocuğu kalmış. En az 5-6 kişi vardı. Onları duman ve ateş topu sardı. Her taraftan müdahale olsaydı, bu kadar ölüm olmazdı.

Binanın kapısı hep açıktı. Eşime de dedim, bu kundaklamadır, dedim. Ben örtülüyüm, bana bakışları bile o gün farklıydı. Nasıl o kadar insan, sanki kaderine terk edilmiş gibi. Hepsini gördüm, keşke de görmeseydim. Böyle bir şeyde insan duyarsız kalamaz. Bugün onlara yarın bize. Sabah işe giderken, korkuyorum. Naziler kapalı bayanlara daha zıtlar. Komşum anlattı, 6 ay önce durakta Nazi gençler varmış. Duraktaki başka bir bayana yöneldiklerini anlayınca, yalnız bırakmamış.

Halil: Bize bir çağrı yapalım. Yürüyüş yapalım. Bunlara bir gözdağı vermemiz lazım. Sabotaj olduğu söyleniyor. İtfaiye gereken şeyi yapmadı. Bu, Nazilerden kalma bir karargahmış. Türk kahvesine de sabotaj oldu. Kadın kendini atarken, itfaiye çadırı kurmamış. İhmalkarlık var. İtfaiye 25-30 dakika geç gelmiş. Merdivenden başlayan bir yangın sabotajdır. Hatta 2-3 çocuk görmüş yani.

Herşey açık


Evet aslında her şey çok açık. Demişler ya "yaşayan bilir!" Olayı yaşayan, tanık olan insanların anlatımları ibret verici, öfke bileyici.

Bu katliamın sorumlusu sadece binayı yakanlar mı?