Emekçi Kadınlar Günü'nde Tersanelerdeyiz!..

Bursa’da yanan, Davutpaşa’da parçalanan, Ceylanpınar'da boğulan, tersanelerde her gün ölen biziz!

KADIN
Salı, 4 Mart 2008 (18 yıl 3 ay önce)

Baba esareti, koca kuşatması, namus belası, mahalle baskısı, itilmesi, kakılması, dizilerin hayal dünyası, görücüsü, töresi, cinayeti, cinneti... Bin bir baskı ile bin bir hayal arasında yanıp duran emekçi kadınım.. Asgari ücretin sigortasız işçisi; "aileye katkı" ya da "çocuğa bir şeyler" için yoksulluk tüketen İNSANIM.

İşçiyim, kadınım, anneyim... İnsanca bir yaşam özlemim. İnsanca yaşam için, soframıza ekmek için, ruhumuza gül için 8 Mart’lar beni, benim gibi işçi ve emekçileri çağırıyor. Haydi gir koluma...
Bursa’da, beş kadın işçi yanarak öldü. Kimi 15, kimisi 32 yaşındaki işçi kadınlar gece vardiyasında "kaçmamaları için" kapı üzerlerine kilitlenmişti. Bir daha açılmadı onlar için kapılar.

Kürt kadınım... Kirli savaş ve töre baskısından umutsuzluğa kapılıp intihar eden, yakılan... Başkaldıran, serhıldanlarda direnen de benim.

Mücadele ederek yolu açan işçiyim... Novamed fabrikasında aylarca greve çıkan 81 kadından biriyim:
Bir çok şeyi de kendimiz aştık. Yani deselerdi ‘Sen şunu yapar mısın?’ diye. Ben yapamam, edemem, söyleyemem... Daha önceden elimize geçen bir bildiriyi pek okumazken, greve çıktıktan sonra elimize geçen her bildiriyi dikkatle okumaya başladık. Mesela 8 Martlar, 1 Mayıslar bizim için daha anlamlı olmaya başladı.
8 mart

Emekçi kadınlar Tersanelere gidiyoruz...


Tersaneler sadece işçi kanının herkesin yüzüne sıçradığı bir sömürü ve iş cinayeti cehennemi değil. 27-28 Şubat eylemiyle gösterdiğimiz gibi, mücadelemizin nabzının hızlandığı; kadın erkek, işçi emekçi, eylemli dayanışmamızın büyüdüğü bir savaşım alanı!

Tersanelere sınıf dayanışmasını, direnişi büyütmeye gidiyoruz. 8 Mart sadece bir "gün" değil, grevde yakılarak katledilen kadın işçilerin emekçi kadınlara mücadeleyi yükseltme, sınıf dayanışmasını büyütme çağrısıdır. Bu çağrıya verilecek en anlamlı cevap, Tuzla’da ölümlere karşı direnerek emekçilere yol gösteren, esin ve moral veren kardeşlerimizin yanında olmaktır.

8 Mart’ı "bir gün" olmaktan çıkartmak, her yere ve her günümüze taşımak için...

Sadece sömürülen, ezilen, yakılan değil; bizi sömüren ve ezenlere karşı mücadeleyi büyüterek umutsuzluğu umuda, çaresizliği çareye, güvensizliği güvene dönüştürebileceğimizi göstermek için...

Emekçi kadınların sömürüye, baskıya, aşağılanmaya karşı uluslararası mücadele günü olan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde saat 16.30'da Dearsan Tersanesi'nin önünde olacağız.

Kadın-erkek bütün işçi ve emekçilere çağrımızdır: Ölümleri durdurmak ve insanca yaşamak ve çalışmak için 8 Mart’ta gücümüzü birleştirelim.

Herkese İş Çocuğumuza Ekmek Ruhumuz İçin Gül İstiyoruz!
Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü!