Kurultay örgütleme faaliyetimiz yaklaşık 1 yıl önce başladı. Kurultay platformunun iki temel gündemi var:
Kurultay örgütleme faaliyetimiz yaklaşık 1 yıl önce başladı. Kurultay platformunun iki temel gündemi var:
Birincisi, kapitalizm tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de neo liberal politikaların bir parçası olarak üretim organizasyonlarında pek çok değişime gitti. Bu durum, işçi sınıfını niceliksel olarak genişletirken, kendi içinde alabildiğine parçalı, rekabete açık, kaotik ve heterojen bir nitelik kazanmasına yol açtı, açıyor. Ortaya çok parçalı, dağınık bir tablo çıkardı. Neredeyse tanımlanmamış yeni üretim dalları yarattı, evlere kadar yayılan küçük birimlere parçaladı-genişletti, bir taraftan da teknolojik gelişmelerle birlikte yeni kalifiye işçilik alanları geliştirdi, eski kalifiye iş gücünü de düz işçi yaptı. Tüm bunlar işçi sınıfının örgütlenmesini karmaşıklaştırdı ve zorlaştırdı.
Eskiden, ağırlığı kamuda olmak üzere büyük sanayi ve işletmelerde sendikalı, kısmi iş güvencesine ve toplu pazarlık hakkına sahip bir işçi prototipi sözkonusuydu. Ancak özellikle son on yıl ve daha yakın zamanda bu tabloda hızlı bir dönüşüm yaşandı. İş güvencesi, toplu pazarlık gibi bir dönemin karakteristik mekanizmaları işlevsizleşti. Kurultayımızın temel gündemlerinden biri yaşanan bu değişim ve dönüşümü, ortaya çıkardığı sonuçlar ile birlikte tanımlamaktır.
İkincisi ve asıl olarak, bu kaotik, dağınık, parçalı sınıf yapısının nasıl, hangi araç, yöntem ve modellerle örgütlü hale getirileceği sorusu üzerinde odaklanmaktadır. Varolan tablonun tanımlanmasını da bu esas amaç doğrultusunda önemsemektedir. Yukarıda da kısaca değindiğimiz gibi, gelinen noktada “ezber”in bozulduğu bir parçalılık, dağınıklık, belirsizlik sözkonusudur. Bugün çok küçük, cılız ve parçadan da olsa varolan sistem sendikalarına alternatif sendikal arayışlar, yer yer ülkemizde de ortaya çıkmaktadır. Bu arayışlara doğru bir toplanma kanalı yaratmaya yaşamsal önem atfediyoruz.
Katılımcıların geldiği il, sektör, işletme ve sanayi bölgeleri:
İstanbul, Gebze, Bursa, İzmit, Çorlu, Bandırma, İzmir, Muğla, Ankara, Bolu, Adana, Mersin, Antalya, Konya, Niğde, Sivas, Trabzon’dan…
Arçelik, Vestel, Ariva, Ditaş, Grammer, Tekel, THY, OYAK Çimento, Şişe Cam, Ülker gibi büyük fabrika ve işletmelerden…
İstanbul 3. Sanayi Bölgesi, Dudullu, Gebze, Çorlu, İzmir Çiğli, Menemen, Aliağa, Çukurova, Ankara OSTİM-İvedik gibi büyük işçi havzaları ve organize sanayi bölgelerinden...
İMES, Aymakoop, Demirciler, Bakırcılar, Mermerciler, Dökümcüler, Keresteciler, Işıkkent gibi sanayi sitelerinden…
Otomotiv, CAD/CAM, CNC, metal, maden, plastik, ilaç, petrol, elektrik, cam, çimento, gıda, inşaat, kağıt, tekstil, konfeksiyon, deri, kundura, ağaç işleri, tersane, havayolları, liman, nakliyat, belediye, turizm, hipermarket, sağlık, eğitim, büro işçileri, işsizler, emekliler, kadın, çocuk, Kürt ve göçmen işçiler, mühendisler, meslek liseliler, çalışan öğrenciler, ev eksenli çalışanlar…
Kurultayda yer alacak Dünya işçi hareketinden temsilciler:
-Brezilya’dan MST (Topraksız Köylü Hareketi) temsilcisi Alipio Freire
-Kolombiya’dan Petrol İşçileri Sendikası (USO) temsilcisi Freddy Pulecio Perez
-Arjantin’den İşsiz İşçiler Hareketi (MDT)- Frente Popular Dario Santillan(PFDS) temsilcisi Tomas Eliaschev
-Güney Afrika Cumhuriyeti’nden APF Özelleştirme Karşıtı Forum temsilcisi Richard Mokolo
Brezilya’dan MST (Topraksız Köylü Hareketi) temsilcisi Alipio Freire ve örgütü hakkında bilgi notu:
ALIPIO FREIRE, 60 yaşında, gazeteci ve yazar. ‘60′lı yılların militan kuşağından olan Freire, MST İletişim Kolektifi üyesi olarak Söz Alınterinin Kurultayı’na katılmaktadır.
MST nedir?
MST, tarım işçileri ve kırda sosyal eşitsizlik ve yoksulluğa karşı savaşım yürütenlerce oluşturulmuş bir kitle hareketidir. 1979-1983 yılları arasında latifundiyaların (kırda kurulmuş devasa kapitalist tarım çiftlikleri) işgali sırasında yürütülen zorlu mücadeleler sonucu ortaya çıkmıştır.1984 yılında ulusal bir hareket niteliği kazanmış ve mücadelede bugün 22 yılı arkasında bırakmıştır.
Brezilya’da büyük çoğunluğu yoksulluk sınırının altında olmak üzere (günde 2 dolardan az kazanan) 4,5 milyon topraksız aile yaşam savaşı yürütmektedir.
MST’nin amacı, kırsal yoksulluk ve sosyal eşitsizliğe son vermek ve toplumsal düzeyde bir değişikliğe ulaşmaktır. MST, tarım reformunun gerçekleştirilmesini amacına ulaşmanın etkili araçlarından biri olarak görmektedir. Tarım reformu talebi, toprak mülkiyetinin demokratikleştirilmesi, tarımın reorganizasyonu ve tarımsal endüstrilerin yeni bir temelde düzenlenmesini kapsamaktadır.
MST’nin İşleyişi
Yürüyüşü boyunca MST, kitlesel bir sosyal harekete dönüşmüş ve örgütlenmesini halkçı bir hareketin karakteristiği olarak, bürokrasi ve kast yapısı oluşturmadan, katılım özgürlüğü temelinde gerçekleştirmiştir.
Öte yandan MST aynı zamanda tarım işçilerinin somut kazanımları için savaşan bir sendika karekteri taşımaktadır. Tarım oligarşisi ve devletin çıkarlarına doğrudan kaşıtlık oluşturan bir toprak reformunun Brezilya’da gerçekleştirilmesi için yürüttüğü savaşımla da bir politik hareket niteliği taşımaktadır.
Tarihi boyunca MST, mücadelenin çok çeşitli biçimlerini hayata geçirmiş; tümü kitlesel temelde gerçekleştirilmiş toprak işgalleri, şehir gösterileri, kimileri 1000 km.’ye varan uzun yürüyüşler, devlet binalarında oturma-işgal eylemleri vb. ile zengin bir mücadele deneyimine sahip bir hareket niteliğine ulaşmıştır.
Kazanımları:
Bu 22 yıl boyunca gerçekleştirilmiş 2 bini aşan özel tarım çiftliğinin kitlesel temelde işgaliyle, 8 milyon hektar toprak ele geçirilmiş ve 350 binin üzerinde tarım işçi ailesi toprak kazanmıştır.
Bu yerleşim bölgelerinde tarımsal işbirliğinin değişik biçimlerinin geliştirilmesi kapsamında, 400′ün üzerinde tarım birliği ve 81 üretim ve ticaret kooperatifi kurulmuş durumdadır.Et ve süt ürünleri,meyvecilik alanında kimi tarımsal işletmeler MST tarafından halihazırda kurulmuş durumdadır.
Reforme edilmiş bu alanlarda herkesin eğitim görebilmesi ve işçilerin ihtiyacına dönük bilgilerin edinilebilmesini garanti altına almak için yeni eğitsel metodlar geliştirilmektedir.
Kolombiya’dan Petrol İşçileri Sendikası (USO) temsilcisi Freddy Pulecio Perez ve örgütü hakkında kısa bilgi notu:
USO Kolombiya’da petrol endüstrisindeki bir sendika. Kolombiya, bilindiği üzere, dünya enerjisinin uluslararası eksen ülkelerinden biri ve aynı zamanda da sendikal faaliyet yürütme açısından en tehlikelisi…
USO, l’Union Syndical Ouvrier (Birleşik İşçi Sendikası) Kolombiya’daki ECOPETROL adındaki devletin petrol işletmesinin özelleştirilmesine karşı mücadele vermektedir.
Freddy Pulecio Perez, 1986′dan beri sendikanın ulusal büro üyesidir ve aynı zamanda da iletişim sorumluluğu görevini yürütmektedir. Keza 1994′den bu yana cumhuriyet senatosunda petrol-politik sunum ve hazırlık projesiyle uğraşan komisyonun katılımcısıdır.
Geçmişte hükümet tarafından suçlanarak 1994′de 18 ay boyunca hapse mahkum edilmiş ve devlet kendisini öldürme teşebbüsünde bulunmuştur. 1997′de ülkesinden ayrılmak zorunda kalmış ve bu zamandan beri de sendikanın uluslararası komisyonunda yer almaktadır.
Halen Belçika’da ve Avrupa’da bir dayanışma ağı geliştirmekte, ancak bununla beraber de, enerji kaynaklarının entegrasyonu için mücadele eden ve sosyal adalet talep eden, bölgede politik değişimleri destekleyen ve savaşa karşı olan Güney Amerika ve Karayip Sosyal Enerji Cephesi için çalışmaktadır.
2004′de USO, ECOPETROL’ün özelleştirilmesine karşı yaşam hakkı ve toplu sözleşme hakkı için büyük bir grev yapmış, hükümet 240 işçiyi işten çıkartmıştı. BIT grevi yasal bulmuş ve işten çıkarılan işçilerin işe geri dönmelerine karar vermiş; ancak hükümet işten çıkarmalarda ısarcı olmuştu.
Arjantin’den İşsiz İşçiler Hareketi- Frente Popular Dario Santillan (MDT) temsilcisi Tomas Eliaschev ve örgütü hakkında kısa bilgi notu:
FPDS, Córdoba, Tucumán, Río Negro, Comodoro Rivadavia, La Plata ve Buenos Aires’te işsiz işçi hareketleri, öğrenciler, kültürel örgütler ve militan gruplarınlarınca oluşturulmuştur. Antikapitalist çizgide; hükümetler, sivil toplum örgütleri, politik parti, kilise ve sendikalardan bağımsız bir taban demokrasisi uygulamaktadır. Sosyal değişim için, kadın hakları, topraksız köylüler ve yerli komünler için savaşmaktadır.
“Frente Popular Dario Santillán”(Dario Santilla Halk Cephesi) adı, 26 Haziran 2002′de polis tarafından katledilen yoldaşlarının anısına alınmıştır. Dario, yaralı arkadaşı Maximiliano Kosteki’yi korumak isterken yaşamını kaybetmiştir. Her ikisi de çok genç birer “piqueteros” idiler.
“Avellaneda Katliamı” olarak bilinen bu katliamın politik sorumlularının hapsedilmesi için PFDS halen mücadelesini sürdürmektedir. (bkz: www.masacredeavellaneda.org) Şu an Fanchioti ve Acostaisimli polis tetikçileri hapistedirler, ancak o dönem hükümette olan Duhalde ve bakanlarının hapsedilmeleri için savaşım sürmektedir.
FPDS temsilcisi Tomas Aliaschev yaşamı boyunca Arjantin’de olmasına karşın, New York doğumlu olduğu için aynı zamanda A.B.D. vatandaşıdır. Arjantin’de kalıcı olarak ikamet etmektedir. Diario Popular (www.popularonline.com) adlı bir gazetede gazeteci olarak da çalışmakta ve örgütlü bir işçi olarak çalışma ve yaşam koşullarını iyileştirme mücadelesine gazetecilik cephesinden de katılmaktadır.
Aslen Buenos Aires’e komşu Villa 20 adlı bir bölgede işsiz işçiler hareketinin “piqueteros”larıyla beraber çalışmaktadır. Aynı zamanda Frente Popular Dario Santillan (FPDS)’in basın-yayın çalışmalarına katılmaktadır. www.prensadefrente.org, www.masacredeavellaneda.org ve www.prensadefrente.org/anticumbre adlı siteler ve FPDS çizgisindeki “Frente Popular” Halk Cephesi gazetesinin temsilcisidir. (İspanyolca ayrıntılı bilgi için bkz: http://www.segundoenfoque.com.ar/horg_ftedariosantillan.htm)
FPDS (Dario Santilla Halk Cephesi) antiemperyalist, antikapitalist ve her türlü hükümet, kilise, politik parti ve sivil toplum örgütünden bağımsız bir oluşumdur. Çok sayıda işsiz, işçi, öğrenci örgütlenmesi ve kültürel-sosyal organizasyon bu cepheyi oluşturmaktadırlar. Özyönetim ve halkçı demokrasi ilkeleri temelinde örgütlenmiştir.
FPDS halkın sorunlarını çözme amaçlı devrimci bir sosyal değişikliğe ihtiyaç olduğu düşüncesindedir. İnsan hakları, tüm politik tutsaklara özgürlük ve kadın hakları için savaşır ve topraksız köylülerin ve yerlilerin toprakları için mücadelelerini desteklemektedir.
http://argentina.indymedia.org/news/2006/01/365631.php
http://argentina.indymedia.org/news/2005/08/320735.php
http://argentina.indymedia.org/news/2005/07/308550.php
Güney Afrika Cumhuriyeti’nden APF Özelleştirme Karşıtı Forum temsilcisi Richard Mokolo ve örgütlenmesi hakkında bilgi notu:
Richard Mokolo, APF adına 11-12 Mart tarihlerinde İstanbul’da yapılacak olan Söz Alınterinin Kurultayı’na tebliğ sunmak üzere ülkemize gelmektedir. Johannesburg yakınlarında Shanty Town adlı şehirde yaşamaktadır. Uzmanlık alanı, uluslararası tekellerin “özelleştirme” yoluyla Afrika’da yarattıkları içme suyu krizi konusudur.
Güney Afrika merkezli Özelleştirme Karşıtı Forum-The Anti-Privatisation Forum (APF) 2000 Temmuz’unda çeşitli örgüt ve aktivistlerin katılımıyla kurulmuştur. Katılımcıları sendikalardan, topluluklardan, öğrenciler ve sol örgütlerden oluşmaktadır. Durban’dan Upington’a Cape Town’a dek uzanan bir katılım genişliğiyle Cape Town merkezli bir platform oluşturulmuş ve Johannesburg’ta düzenlediği etkinliklerle gündem oluşturmuştur.
APF, rolünü işyerlerinde ve toplumdaki özelleştirme karşıtı dinamikleri birleştirme olarak tanımlamaktadır. Özelleştirme karşıtı her birey ve örgütün katılımına açık bir yapıya sahiptir. Toplumun konut, su ve elektrik sorunu, yüksek faiz ve vergi soygununa karşı mücadeleleriyle işçilerin insanca yaşanacak ücret ve iş mücadelesini birbirine bağlayarak yürütme perspektifine sahiptir. Gauteng şehri ve çevre illerde bu konuda somut başarılı mücadele örnekleri yaratılmış, topluluklar ve işçilerin karşılıklı deneyim aktarımı ve beraber strateji belirlemeleri için forumlar hayata geçirilmiştir.
APF’nin gündemine alarak çözümüne yöneldiği sorunlar içerisinde, elektrik kesintileri ve Johannesburg’taki ve Wits Üniversitesi’ndeki özelleştirme karşıtı işçi mücadelesine destek geliştirmek de yer almaktadır. Topluluklar içerisinde özelleştirme ile ilgili workshoplar, çalışma grupları ve aydınlatıcı seminerler düzenlemektedir. Çalışma grupları, katılımcı yoldaşların yaşam koşulları ve durumlarına ilişkin eleştirel bir analiz geliştirebilmeleri, özelleştirmenin nedenlerinin kavratılması, diğer toplulukların mücadele deneyimlerinden öğrenme ve kolektif eylem ve strateji geliştirme yolları üzerine odaklanmaktadır. APF aynı zamanda özelleştirme ile ilgili konuları ele alan ve güncel mücadeleleri aktaran bir özelleştirme karşıtı yayın faaliyeti yürütmektedir.
APF, üye örgütlerin temsilcilerinin yaptıkları aylık konsey toplantıları aracılığıyla yönetilmektedir. Ayrıca kitle tabanına sahip örgütlerden birer temsilcinin katılımıyla her hafta toplanan koordinasyon komitesi konsey toplantılarına yön vermektedir. Özel toplanan özelleştirme karşıtı aktivist forumları APF Konseyi ve Koordinasyon Komitesi’nin kararlarını etkileme olanağına sahiptirler.
Güncel Talepleri:
-Igoli 2002 gibi özelleştirme karşıtı programların - özelleştirilmiş hizmetler de dahil- sonlandırılarak yürürlükten kaldırılması.
-Özelleştirmenin kaçınılmaz sonucu olan yıkıcı etkilerinin acilen giderilmesi.
-Özelleştirme karşıtı platformlarda yer alan yerel yöneticilerin seçilmesi.
-Kişi başı gündelik su ihtiyacının ücretsiz karşılanması.
-Sağlık, hijyen, pişirme ve ısınma için elektriğin ücretsiz temini.
-Toplumsal durumu kötü olanlar lehine ve zengin sınıflar aleyhinde bir vergi sisteminin kabulü.
-Faizli borç ödemelerinin iptali.
-Kira borçlarından dolayı evsiz kalmanın son bulması ve temel ev harcamalarının karşılanması.
-Su ve elektrik kesintilerinin son bulması.
-Apartheid borçlarının iptali.