Bugün İstanbul Üniversitesi'nde son örneğini yaşadığımız faşist saldırılar son dönemde tırmandırılıyor. Dün, DTP Batman Merkez İlçe Başkanı Celil İmret“örgüt üyeliği” iddiasından; Maraş İl Başkanı Yusuf Adıgüzel ise “Sayın Öcalan" ifadesini kullandığı için tutuklandı. Ayvalık'ta Öcalan referandumu kapsamında çalışmalar yürüten eski DEHAP yöneticisinin ise evi ve arabası kurşunlandı. Sosyalist Demokrasi Partisi'nin Denizli İl Binası dün sabah molotofkokteyli saldırı ile kundaklandı. SDP geçtiğimiz günlerde de çeşitli illerde saldırıya maruz kalmıştı. Beşiktaş'ta kurulu olan Öğrenci Evi'ni 22 Mart akşamı faşistler bastılar. Bursa'da 21 Mart akşamı afiş yapan TAYAD'lılar sivil ve resmi faşist saldırıya maruz kaldılar.
Bugün TSK tarafından Muş'un kırsal alanlarında geniş kapsamlı operasyon başlatıldı. Zırhlı araçlarla düzenlenen operasyona, helikopterlerin de havadan destek verdiği bildirildi. Ayrıca, bölgede bulunan koruculara da operasyona katılım çağrısı yapıldı. Askeri operasyonların yanında Newroz sonrası tutuklama furyası da devam ediyor.
DTP Batman Merkez İlçe Teşkilatı'nı dün sabah basan polis, İlçe Başkanı Celil İmret'i gözaltına alarak Batman TEM Şubesi'ne götürdü. Buradaki sorgusundan sonra İmret Cumhuriyet Savcılığı'na çıkarıldı. Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen İmret, “Örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanıp Batman M Tipi Cezaevi'ne konuldu.
DTP Kahramanmaraş İl Başkanı Yusuf Adıgüzel ise Newroz günü Roj TV'de telefon üzerinden yaptığı röportajda “Sayın Öcalan" ifadesini kullandığı için tutuklandı. Yine sabah saatlerinde işyerinden alınan Adıgüzel önce Emniyet Müdürlüğü'ne götürülüp sorgulandı. Ardından da çıkarıldığı Cumhuriyet Savcılığı tarafından mahkemeye sevk edildi. Adıgüzel, “suçu ve suçluyu övmek” iddiasıyla tutuklandı.
Bugün de DTP Siirt İl Başkanı Murat Avcı hakkında, yine Roj TV'de yayınlanan bir röportajdan dolayı “suç ve suçluyu övme” iddiası ile soruşturma açıldı.
Balıkesir'e bağlı Ayvalık'ta eski DEHAP İlçe Yöneticisi Sait Damar bir hafta önce “Öcalan siyasi irademdir” kampanyasını yürüttüğü için tutuklandı. Daha sonra avukatlarının itirazı üzerine serbest bırakıldı. Dün gece saat 24:00 sularında Newroz kutlamalarından evine dönen Damar'ın evi ve arabası kurşunlandı. O yorgunlukta ne olduğunu anlayamayan Damar sabah kalktığında arabasının camlarının kırıldığını, kurşunların ikinci katta olmasına rağmen evinin zemin mermerlerine dahi isabet ettiğini gördü.
Daha önce de saldırıya uğrayan SDP Denizli binasına dün sabah saatlerinde molotof kokteyli ile saldırı düzenlendi. Binada maddi hasar meydana geldi. SDP Merkez Yürütme Kurulu 21 Mart 2006 tarihinde yaptığı açıklamada kendilerine dönük saldırıları şöyle sıraladı:
- 20 Mart günü Giresun 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararıyla il binamız basılıp binada bulunan afişlere elkonuldu.
- PM üyemiz Mehmet Kaya Bafra’da hiçbir gerekçe gösterilmeden önü kesilerek polis tarafından gözaltına alındı.
- İzmit’te bir parti üyemiz bıçaklandı ve bazı parti üyelerimize MHP’liler tarafından fiziki saldırılarda bulunuldu.
- Denizli’de parti binamızın camları kırıldı.
- İzmir’de emekli özel harpçi generallerin üniversitede panel düzenlemesini demokratik bir biçimde protesto etmek isteyen partili gençlerimiz saldırıya uğradı.
- Adana’da basın açıklaması yapan parti üyelerimize polis hunharca saldırdı.
- İstanbul İl Örgütümüzün çıkarttığı “Şemdinli çetesi, kontr-gerilla, Jitem sorumluları, Paşa Paşa Yargılanacaksınız!” afişlerine mahkeme kararıyla el konuldu. Afiş asan arkadaşlarımız gözaltına alındı.
Beşiktaş'ta bulunan Öğrenci Evi 22 Mart akşamı saat 18:30 sularında 20 kişilik faşist güruhun satırlı, sopalı saldırısına uğradı. Camları kırıp kapıları tekmeleyen faşistler pencerelerden içeri girmeye çalıştılar. Öğrenci Evi'nde bulunanlar ise masa ve sandalyelerle kapılara barikat kurup faşistlerin içeriye girmesini engellediler. Öğrenciler, bu saldırının Yıldız Teknik Üniversitesi'nde çıkan olaylara misilleme olarak yapıldığını, faşistlerden bazılarının önceden de fakültelerde devrimci öğrencilere saldırıda bulunduklarını söylediler.
Bursa’da 21 Mart günü akşam saat 18:00 sularında “Tecrite Son” afişlerini yapan TAYAD'lılara faşistler saldırdı. Afişleri parçalayan faşist güruh TAYAD'lılara silah da çekti. Sivil faşist saldırı daha sonra resmi şekilde devam etti: Afiş yapmaya devam eden TAYAD'lılar polis tarafından dövülerek gözaltına alındı.
Van Savcısı'nın iddianamesinin yeni bir tezahürü olduğu rejim krizi ve ardından Genelkurmay Başkanlığı'ndan gelen muhtıra gibi açıklamayla faşist baskı ve saldırılar hız ve sistemlilik kazandı. En küçük bir kırpırtıya dahi tahammülsüzleşen rejim için bu saldırılar gelip geçici değildir. 1 Mayıs'a doğru yürüyüşümüz de buna uygun bir tarzda örgütlenmelidir.