Berlin’de 50 bin doktor yürüdü

GÜNCEL
Cumartesi, 25 Mart 2006 (20 yıl 7 ay önce)

Neoliberal politikalar kapsamında halk sağlığında yıkım anlamına gelecek olan sağlığın piyasalaştırılması saldırısı Türkiye ile birlikte başta Almanya olmak üzere tüm dünyada eş güdümlü olarak uygulanıyor. Türkiye'de özellikle SSK'ların devrinden sonra doktorlar 4 dakikada bir hastaya bakmaya zorlanıyorlar. Türkiye'deki doktorlar günde 60'ın üzerinde hastaya bakmaya devam ededursunlar Almanya’daki meslektaşları eylemlere başladı. Yaşanacak Dünya gazetesinin Berlin Bürosu'nun gönderdiği haberi yayınlıyoruz:

[foto]almanya-doktorlar1.jpg[/foto]

Almanya’da doktorlar dün (24 Mart), çalışma şartlarının ağırlığı ve düşük ücretleri protesto etmek amacıyla Berlin'de merkezi bir yürüyüş düzenledi. 50’den fazla sendikanın çağrısı üzerine muayenehanelerini kapatarak biraraya gelen doktorların yürüyüşü, Alekxander Platz'daki Rotes Rathaus (Kızıl Belediye) önünden başlayıp Brandenburg Tor'da (Brandenburg Kapısı) sona erdi. Yürüyüşe 50 bine yakın doktor katıldı.

Geçtiğimiz haftalarda Baden Würtemberg Eyaleti’nde başlayan doktorların eylemleri, bütün ülkeye yayılmıştı. Aralarında başta Kuzey Ren Vestfalya ve Bavyera olmak üzere birçok eyalette doktorlar iş durdurma kararı almışlardı.

Ülkedeki en büyük doktor sendikası olan Marburger Bund adlı doktorlar birliği, fiili olarak 60 saati bulan çalışma saatlerinin azaltılmasını talep ediyor. Eylemlerini 15 farklı bölgeye yayan birlik, hastaların tedavilerinde bir aksamanın yaşanmayacağını duyurmuştu. Federal Sağlık Bakanı Ulla Schmidt ise doktorların taleplerinin yüzde 30 oranında artışa tekabül ettiğini savunurak, “Talepler kabul edilemez” demişti.

Almanya’da, son on yıla yayılarak gerçekleştirilen neoliberal saldırılar sağlık alanında da özelleştirme ve pek çok toplumsal kazanımın budanması olarak yaşandı. Yeni saldırı yasası olan “rasyonalleşme tedbirleri” ile bu süreç tamamlanmaya, sağlık sektörü tamamen ilaç tekelleri, özel sigorta şirketleri ve dolayımsızca tekellerin denetimine açılmak isteniyor.

Özel sigorta şirketleri ve ilaç tekellerinin kıskacına alınan doktorlar, sık sık “Biz politikanın ve sigortanın kölesiyiz” sloganı atıp, aynı içerikte pankart ve dövizler taşıdılar. Rasyonelleştirmelerin, hastaların yeterli derecede sağlık hizmeti alamamalarına neden olduğunu söyleyen doktorlar, sağlık sisteminin sürekli olarak finansman sıkıntısı çektiğini belirtiyorlar. Çünkü çıkarılan “İlaç Tasarruf Yasası” yılda 1.3 milyar Euro’nun tasrruf edilmesini öngörüyor. Yasaya göre fazla ya da pahalı ilaç yazan doktorların puanı düşürülüyor. Bu da ücret kesintisi ve artışı şeklinde maaşlara yansıtılıyor.

[foto]almanya-doktorlar2.jpg[/foto]

“Son Mohikanlar”

Bu politikalara altarnatif bir duruş sergilemeye çalışan Kolektif Praxis çalışanı doktorlarla konuşmalarımızda; “Sağlık politikalarının, doktorların mesleki etik değerlerinde erezyonlara yol açtığını” söylediler.

10-15 yıl önce, oldukça yaygın olan ve ilerici devrimci doktorların oluşturduğu Kolektif Praxis örgütlenmeleri, bu politikaların etkisiyle geriye çekildi. Bu yüzden, özellikle göçmenlerin ve emekçi Alman’ların yoğun olarak oturduğu Kreuzberg’te bulunan Kolektif Praxis çalışanları, kendilerini “Son mohikanlar” olarak adlandırıyorlar. Praxis çalışanı doktorlar,
“Göçmenler ve oturumu olmayan insanların sağlık hizmetlerinden yararlanamadığını, yaralı olarak Almanya’ya gelmiş insanların dahi paraları olmadığı için sağlıklarıyla oynandığını”
söylediler. Oturumu olmayan insanların sağlık hizmetlerinden yararlanmasını anlatan “Hiç kimse illegal değildir. Herkese sağlık hizmeti” pankartıyla koşarak kortejin önünde geçen “Son Mohikanlar” Tertip Komitesi’nin saldırgan tutumuyla karşılaşıp, pankartları fiili olarak engellenmeye çalışıldı. Kolektif Praxis çalışanları, pankartı kapatmamakta direndiler ve sert tepki gösterdiler. Bu saldırgan tutum karşısında, dayanışma için, pankartlarının ucundan tutan doktorlar oldu. Özellikle basının yoğun ilgisini çektiler.

Doktorların diğer slogan ve pankartlarının içeriği şöyleydi; “Önce Muayenehaneler, Sonra Hastalar Öldürülüyor”, “Hastalar Ulla'ya Karşı Direnişe!”, “Daha İyi Çalışma Hakkı İstiyoruz”, “2040’da da Böyle Mi Olacak?” Psikologlar ise ''Ulla Sen Muayenehaneye'' pankartını taşıdılar.