TUYAB, TUDEF ve ÇHD devrimci tutsaklara dönük tecrit ve izolasyon saldırılarına karşı yürüttüğü kampanya çalışmaları doğrultusunda bir basın açıklaması yaptı. Mis Sokak'ta bir araya gelen 100 kişi, ayakları çıplak bir şekilde Galatasaray Lisesi önüne kadar yürüdü . “İnsan Hücreye Sığar Mı?, Tecrit Kaldırılsın, Talepler Kabul Edilsin” pankartının açıldığı eylemde; “Tecrit Kaldırılsın, Talepler Kabul Edilsin”, “Anaların Öfkesi Katilleri Boğacak”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” sloganları atıldı.
Galatasaray Lisesi önünde yapılan açıklamada ise:
"F tipi hapishanelerde süren tecrit ve izolasyon sonucu, 121 devrimci tutsak yaşamını yitirdi, yüzlercesi de sakat kaldı. Hapishaneler sorunu çözülmüş gibi gösterilerek, kitleler yanıltılmaya çalışılırken, tecrit'i daha da ağırlaştıran yeni yasaları, sessizce meclisten geçirmeye çalışıyorlar. Bir dönem devrimci, demokrat ve yurtseverlere karşı tek fikir olup, kendi foyalarını gizlemeye çalışanlar, bugün bir yandan ilerici güçlere saldırırken, diğer yandan pastayı paylaşamamanın kavgasına da girmiş bulunmaktalar. Özelliklede AKP tarafından ciddi bir kadrolaşmanın olduğu, ülke gelirlerinin büyük bir kısmının kendi adamlarına peşkeş çektikleri görülmektedir. Buna karşı CHP'nin de sırtını askeriyeye dayayarak, şeriat geliyor yaygaralarıyla karşı koymaya çalışırken, askeri yönetimleri meşrulaştırmaktadır. Fakat bizler insan emeğini ve değerlerini sahiplenenler, demokrasi ve özgürlükleri daima gündeminde tutanlar, F tipi hapishanelere atılmaktalar. Devranın hep böyle devam edeceğini düşünenlere, büyük yanılgı içerisinde olduklarını hatırlatmakta fayda var diye düşünüyoruz. Köleleştirilmiş insan potansiyelini yaratmanın ilk adımı hapishanelere saldırarak devrimci iradeyi teslim almaya çalışmalarıydı. Bugün daha geniş halk yığınları üzerinde uygulanmaya çalışılıyor. İnsanlık erdemini taşımaya çalışan, ya da bunu gayreti içerisinde olanlar, bu sorunları öncelikli kılmalılar ve bunun mücadelesini vermeliler. Eğer bir yerde suç varsa, bu suç bütün insanları ayıbıdır. O suçu işlemek kadar ona seyirci kalmakta, insan, yönlerimizden bir şeyler götürür ve bizi bu suç işleyenlerle aynılaştırır. Şimdi sormak gerekir, tutsaklar bu saldırılara karşı bedenlerini, ölüme yatırırken ve gelinen aşamada 121 insanımızı kaybedip, yüzlercesi de sakat kalırken, sorumluluklarımızı ne kadar yerine getirdik. Yarın aynı gerekçelerle bizlerin de F tipi hapishanelere atılmayacağımızın garantisi yoktur. Gelinen aşamada, her an yeni saldırılarla karşılaşılmaktadır. Çünkü 1 Haziran 2005'ten itibaren yürürlüğe giren ceza infaz kanunu ile siyasi tutsaklara terörist kimliği kullanması dayatılıyor. Bu kimlik kullanılmaz ise savunma, tedavi, görüş vb. tüm hakların gasp edilmesi gündeme gelmekte, alınan disiplin cezaları nedeniyle zorla sürgün-sevk yapılması, tahliye olduğu halde tutsağın disiplin cezası olduğundan salıverilmesini geciktirme, ağırlaştırılmış müebbetten hüküm giyen tutsakların havalandırmaya 1 saat çıkartılması, ayakta sayım istenmesi gibi uygulamalar yürürlüğe girmiştir.
Tüm bu saldırı furyasına karşı yeniden hızlandırdığımız kampanyanın içeriği şöyle;
1- F tipi hapishaneleri mimari yapısında yapılacak değişiklik ile tutuklu ve hükümlülerin en az 15 kişinin yan yana gelebilecek şekilde düzenlenmesi (konuyla ilgili TMMOB'un projeleri dikkate alınmalıdır.)
2- CİK değiştirilsin (BARO, ÇHD, TTB'den oluşan bir kurulun gözetiminde yapılması)
3-Tutsakların tüm haklarını koşulsuz kullanması.
4- Bağımsız izleme kurulları oluşturulmalıdır. Bu kurullar tutuklu yakınları, İHD, ÇHD, BARO, TTB, aydın ve sanatçılardan oluşmalıdır.
Amacımız yaptığımız kampanya aracılığıyla, bu taleplerimiz başta Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanlığı, Başbakanlık, Adalet Bakanlığı'na iletmektir. Bugün yaptığımız çıplak ayaklı yürüyüş, hapishanelerdeki uygulamalara karşı, tutsakların geliştirdiği eylemin bir devamıdır. Bu talepler daha iyi bir yaşamı savunma adına, öne sürdüğümüz asgari taleplerdir. Bundan sonra da buna benzer eylemlerle talepleri dillendirmeye devam edeceğiz. Emekten ve insani değerlerden yana olan herkesin duyarlı olmasını istiyoruz.”
dendi ve eylem atılan sloganlarla bitirildi.