Perşembe, 8 Nisan 2010 (16 yıl 1 ay önce)
Anadolu Üniversitesi'nde son dönemdeki saldırılar, antidemokratik uygulamalar ve üniversiteyi sermayenin hizmetine açmaya yönelik somut adımlara karşı, içlerinde Alınteri okurlarının da bulunduğu devrimci, demokrat, yurtsever öğrenciler tarafından oluşturulan Demokratik Üniversite Platformu’nun deklarasyon metnini yayınlıyoruz:
Daha özgür bir üniversite için mücadeleye...
Anadolu Üniversitesi'nde baskılar uzun zamandır artarak kendini gösteriyor.
Atanan yeni rektörün sermayedar tutumu, Bologna Süreci'ni hızlandıran çalışmaları üniversiteyi bilimden uzak sermayeye hizmet eden bir yapılanma haline dönüştürüyor. Rektörlük bu tutumuyla adeta ilerici, devrimci, demokrat, yurtsever öğrencilere savaş açmış gibi davranarak, okuldaki bütün siyasi faaliyeti bitirmek için orada olduğunu açıkça ifade etmiştir. Siyasal faaliyetin okulda bitirilmesinin karşısında duran öğrencilerin aileleri aranarak tehdit edilmiş, yine bu öğrencilere çalışmaları bırakması doğrultusunda rüşvet teklif edilmiştir.
Baskıların biz öğrencileri yıldıramayacağını anlayan rektör özel güvenlik birimleri ile öğrencilere saldırmış, bizlere taşlarla sopalarla sandalyelerle saldıran bu haydut takımı çeteler üniversite içinde terör estirmiş adeta üniversite onlarınmış gibi bizlere müdahale etmişlerdir. Bu saldırılardan kısa bir süre sonra Yurtsever arkadaşlarımızın evlerine baskınlar yapılmıştır.
Bu baskınlar ve saldırıların hiçbiri birbirinden bağımsız değildir. Rektörlüğün polisle işbirliği halinde olduğu açıkça görülmektedir.
Dolayısıyla bizler üniversitelerde rektörlerin neye hizmet ettiğini gayet iyi biliyoruz. Öğrencilerin, öğretim görevlilerinin, üniversite çalışanlarının seçmesi gereken rektör, uygulamanın böyle olmadığı öğrencilerin söz sahibi olmadığı bir seçimle 3. sırada olmasına rağmen cumhurbaşkanı tarafından Anadolu Üniversitesi'ne rektör olarak atanmıştır. Anadolu Üniversitesi Rektörü Davut Aydın’ın amacı tıpkı bu sistemdeki diğer meslektaşlarının da yaptığı gibi üniversiteyi daha fazla sermayenin hizmetine açmaktır ve Bologna Süreci de bunun bir uygulamasıdır.
İşte tam da bu yüzden parasız eşit bilimsel anadilde eğitim isteyen sermayenin kölesi olmayı reddeden buna karşı direnen öğrencilere bütün baskı aygıtlarıyla saldırmıştır. Ağır şekilde yaralanan arkadaşlarımız olmuştur. Ama yine de bizlere, elliden fazla kişiye soruşturma açılmıştır.
Bizler bu baskıları ve saldırıları tek başımıza püskürtemeyeceğimizin farkındayız. Bunun için üniversitedeki antidemokratik uygulamaların karşısında birleşik bir mücadelenin örülmesi gerekliliğini düşündüğümüz için bu platformu oluşturduk. Daha özgür bir üniversite için girdiğimiz bu mücadeleye herkesi çağırıyoruz…
DEMOKRATİK ÜNİVERSİTE PLATFORMU