İngiltere'de işçi ve memur sendikaları, İngiliz burjuvazisinin kamu sektörü çalışanlarının emeklilik yaşını uzatma saldırısına karşı direnişe devam edeceklerini açıkladılar. Sendikalar tarafından 30 Mart tarihinde yapılan açıklamada, 25 Nisan'da Güney İngiltere'de, 26 Nisan'da Wales, İskoçya ve Kuzey İrlanda'da ve 28 Nisan'da da Orta ve Kuzey İngiltere'de grev yapılacağı vurgulandı.
İngiliz burjuvazisi, kamu çalışanlarının emeklilik yaşını uzatarak, 65'e çıkartmak istiyor. Kamu işçileri saldırı planına karşı 28 Mart'ta, 1926 yılından bu yana yapılan en kitlesel grevi gerçekleştirmişti. Kütüphane, otobüs, metro ve tren hatları, belediye, okullar, spor merkezleri ve çocuk yuvalarında yapılan greve bir buçuk milyon işçi ve emekçi katılmıştı.
Emperyalist rekabette Irak'ın işgali ile kendisine alan açan İngiliz burjuvazisi, içerde de saldırılarını hızlandırıyor. İngiliz burjuvazisi, Avrupa'nın diğer emperyalist burjuvazilerine göre neoliberal saldırı düzenlemelerini çok önceden yapmış olmasına rağmen, gelinen noktada yaşadığı sıkışmayı aşmak için yeni saldırılar düzenliyor.
Sendikal ihanet işbaşında
Avrupa emperyalist burjuvazisinin yaptığı neoliberal saldırıların geçmesinde yıllarca etkili bir rol oynayan sendikal ihanet bugün de İngiltere'de işbaşında. İngiliz sendikalarının eylemleri ülkenin dört bir yanına yaymak adına aldıkları farklı bölgelerde ve farklı tarihlerde grev kararı, işçi ve emekçilerin direnişlerini büyüten bir etkide bulunmak yerine, etkisini azaltacak olumsuz bir etkide bulunacak ve emekçileri belirli bir süre sokağa çıkartıp tepkiyi boşalttıktan sonra saldırının parça parça geçmesini sağlayacak 'sinsi' bir karardır.
Emeklilik yaşının yükseltilmesini geri püskürtmek gibi tek bir kesitsel kapışmadan ibaret olmayan ve uzun bir sürece yayılacak direnişlerde moral ve motivasyonu yüksek tutmak, direnişin sonucuna direkt etkide bulunacak hayati önemde bir olgudur. Birleşik ve kitlesel eylemler emekçilerin motivasyonunu yükseltip, kendilerine ve sınıfa duydukları güveni arttırıp, burjuva güçler üzerindeki yaptırım gücünü fazlalaştırırken, eylemleri “kuzey, güney, orta” vb. şeklinde bölüp parçalamak kitlesel katılımı düşürüp emekçilerin moral motivasyonuna olumsuz etkide bulunacak ve eylemlerin yaptırım gücünü de düşürecektir. Zira, “son 80 yılın en kitlesel grevi”nde bulunmak, her emekçinin kendisiyle ve o greve imza atan tüm emek bileşenleriyle övünüp gurur duymasına neden olacakken, dağınık, parçalı ve mecalsiz eylemlerin sonucunda geçen saldırı ise emekçilerin kendilerine olan güvenlerini yitirmelerini beraberinde getirecektir. Fakat, bundan da önemlisi emekçilerin çoğunluğunun bilincinde, eylem yapmanın ve direnmenin beyhude bir çaba olduğu ve burjuvazinin her koşul altında saldırıları geçireceği gibi önümüzdeki uzun mücadele sürecine olumsuz etkilerde bulunacak düşünceler geliştirecektir. Avrupa'da varolan fakat, değişik ülkelerde kitlesel ve militan tarzda gelişen eylemlerle henüz kısıtlı da olsa aşılmaya başlayan bu düşünce, işçi sınıfı ve emekçileri tekrar yeni ve eskisine oranla daha büyük bir cenderenin içine alacaktır.
Diğer taraftan yeni eylemlerin, son 80 yılın en kitlesel grevini yaptıktan tam bir ay sonrasına konulması, oluşan mücadele azmi ve hak alma bilinci yüksek havanın dağılmasına neden olacak bilinçli bir karardır.
İngiliz emekçilerin emeklilik yaşının yükseltilmesi saldırısı başta olmak üzere diğer tüm saldırıları geri püskürtmeleri ve emeğin korunması mücadelesinde yeni mevziler kazanmaları, düşman sınıfa karşı yürütecekleri kitlesel, birleşik ve militan mücadele ile mümkündür. Bu ise, burjuvazinin kendi içlerindeki uzantısı olan sendikal ihaneti aşmalarıyla mümkün olacak...