Öldükçe öldürüyor

Askerleri öldükçe, emekçileri katlediyorlar

DÜNYA
Salı, 17 Ağustos 2010 (16 yıl 2 ay önce)

Afganistan, Pakistan, Irak... Gün geçmiyor ki ABD emperyalizminin bu ülkelerdeki sivil, emekçi halkları katlettiği haberleri gelmesin. En son dün haber ajanslarına ABD'nin insansız uçağıyla Pakistan'da 12 emekçiyi katlettiği haberleri düştü.

Son katlettikleriyle birlikte, uzman katil ABD'nin 2008 yılından bugüne kadar 110 ayrı saldırıda binden fazla emekçiyi katlettiği belirtiliyor. Afganistan veya Irak'ta da durumun farklı olmadığı biliniyor.

Aslında bu yöntemin coğrafyalar değişse de, değişmeyen bir yöntem olduğunu Kürdistan'dan da yakinen biliyoruz. Kapitalizmin kimyasına uygun olan bu alçak yöntem ne yeni, ne de ülkelere göre değişkenlik gösteriyor. Kapitalist vahşet, ezip bitiremediği direnişleri geriletmek, kontrol altına almak için emekçi halkları katletlediyor.

ABD ve yandaşı NATO güçlerinin Afganistan'da kaybettiği asker ve katlettiği sivillerin sayısı da bunun göstergesi. İşgalin başladığı günden bu yana Afganistan'da 2 bin 2 NATO askerinin öldüğü açıklandı. Bunların bin 226'sını ABD, 331'ini İngiliz askerleri oluşturuyor. Geri kalan 445 asker ise, NATO'ya bağlı diğer ülkelerin askerleri.

Askerlerin neredeyse yarısı son bir buçuk yıl içinde ölmüş. Açıklamaya göre 2009'da 521 asker ölürken, 2010'un ilk yarısında ölü asker sayısı 434 olmuş. 2010'un ilk yarısında katledilen emekçi halkın sayısı ise bin 200. Son bir buçuk yılda kaybettiği askerden fazla sayıda emekçiyi 6 ayda katletmiş emperyalist taşeronu NATO.



Ölen asker sayısının, psikolojik sınır olarak kabul edilen 2 bin rakamını geçmesi, emperyalist vahşetin tamamen dizginlerinden boşanmasını tetiklediği de yadsınamaz bir gerçek. Her an öldürülme korkusu, sürekli tetikte yaşamak, yanındaki arkadaşının ölümünden ve hiçbir aidiyet duymadığı topraklarda bulunmasından halkı sorumlu tutan, üstüne üstlük üstleri tarafından düzenli olarak öldürmesi yönünde propaganda ve emir sağanağında kalan pek çok tahtası eksik bir psikolojinin, insani duygulardan sıyrılıp hayvani bir şekilde kadın, çoluk-çocuk, ihtiyar, genç demeden hedef gözetmeksizin katletmesi -Kürt gerilları katlettikten sonra uzuvlarını kesenler gibi- nedeni ne olursa olsun, ancak kapitalist barbarlığın yapacağı bir şeydir. İnsana, insanlığın tarihsel değerlerine ve bir bütün insani olan her şeye onun kadar hiçbir şey yabancılaşmaz çünkü.

Katledilen emekçilerin tamamının direnişin güçlü olduğu veya gelişmekte olduğu bölgelerden olması bile, başlı başlına emperyalist katillerin asıl amacının direnişe destek veren halkı yok etmek olduğunun göstergesi. Yani şu meşhur “sineği öldürmek için bataklığı kurutmak” retoriği...



Bir yanda emperyalist çıkarları için emekçileri katleden, sağ kalanlarıysa açlık, sefalet, yokluk ve yoksunluk içerisinde yaşamaya mahkum edenler, diğer tarafta topraklarını, haklarını ve onurlarını savunanlar... Bir tarafta öldükçe daha fazla öldürenler, diğer tarafta öldükçe büyüyenler... Öldükçe çoğalanlarla, öldürdükçe tükenenlerin mücadelesinin sonu belli...