Altı yaşında, gül yüzlü bir çocuk. Kalbinden vurdular. Bizi de yüreğimizden vuran bir kuşundu onun küçük kalbine saplanan.
Sol memesinin tam ortasından vurdular onu.
Kalbini delip geçen kurşun bir özel harekat timinin uzun namlulu silahından çıktı. Katil, ilk taşı fırlattıktan sonra ikinci taşa uzanırken vurdu onu.
Altı yaşında, gül yüzlü bir çocuk. Kalbinden vurdular. Bizi de yüreğimizden vuran bir kuşundu onun küçük kalbine saplanan.
Enes Ata'dan bahsediyoruz. Amed serhıldanında belleklere kazınan fotoğraf karelerinden biri Enes'in vurulma anı oldu. Belediyenin kazdığı bir çukurun ortasına yığılıp kaldı, bir devlet kurşunuyla. Düştüğü toprak yerde öldü Enes. Açık gözleri atamadığı taşlarda kalmış gibiydi. Kızılımsı yüzünde bir gülümseme ifadesi... Taş atan kolu başına yastık olmuş, diğeri nedense yukarı doğru kalkık; zafer işereti mi yapacaktı acaba. Çektiği acıdan mıdır bilinmez küçük bedeni hafif bükülmüş.
Altı yaşındaki Enes serhıldan eylemcisiydi. Eylem olacağını duyar duymaz spor ayakkabısını giyip fırlamış sokağa. Taş atıyordu vurulduğunda, dili döndüğünce slogan. Öğrendiği ilk Türkçe cümleler “yaşasın”lıydı hep. 2000'lerin çocuğuydu; 90'ların serhıldanlarını yaşamış değildi. Köy yakmalara, faili meçhullere tanık olmadı o. Ama hepsi vardı çocuk hafızasında. Ailesi köylerinden sürüldükten yıllar sonra doğanlardandı Enes.
Diyarbakır sokaklarında geçti yaşadığı altı yıl. Gözünü açtığında yoksul semtin tozlu, çamurlu sokaklarındaydı. Mendil satıyordu geçen kış; değilse ayakkabı boyuyordu. Yazın, belki de su satacaktı, vurulduğu caddede.
Kimi üç, kimi altı, sekiz ya da on dört yaşında Kürt çocuklar. Vuruldular. Amed'in tekrar ısınmaya başladığı bir bahar gününde vuruldular... Çukolatadan önce polis jopuyla tanışan, dili yasak Kürt çocukları daha okul çağına gelmeden kurşunlandılar.
Enes altı yaşında. Sol memesinden vurdular onu; o solmayan cevahirinden. Kurşunlara karşı taş, panzerlere karşı molotof olan, polis işkencesine gülüp geçen yüreğinden vurdular onu.
Tetiği çeken sarkık bıyıklı, deneyimli kelle avcıları ve onlara emri veren kanlı eller çocuk kanı dökerek Kürt halkının özgürlük umudunu bastırabileceğini sanıyorlar. Yüreğinden vurulan Enes'in akranları ülkenin dört bir yanında sokaklarda taş atmaya devam ediyor. Faşist baskı ve katliamlara, linç operasyonlarına, uçaklı, tanklı tehditlere ve teslimiyetçi sahte çözümlere inat çocuklar taş atmaya devam ediyor...