Cumartesi, 28 Ağustos 2010 (16 yıl 2 ay önce)
Tuvalette 400 dakikadan fazla mı kaldın? Biiippppppp! “Hooppp o kadar uzun işeme yok! Aylığından 10 lira kesildi”.
Yemekten önce ellerini yıkamadın mı? Biiippppppp! “Pis mikrop, hasta olup çalışmayıp, rapor alacaksın dimi? Öde 25 lira cezayı da aklın başına gelsin!”
İş telefonunu özel görüşmelerin için mi kullandın? Biiippppppp! “Harcatmayacaksın, kazandıracaksın kazandıracaksın! Vedalaş aylığınla da anla hanyayı konyayı.”
Işıkları açık mı unuttun? Biiippppppp! “Baban mı ödüyor lan faturayı? Öde 30 lirayı da bak bakalım bir daha açık bırakıyor musun?!”
Bunlar ne F tipi cezaevinden manzaralar, ne de kölelik çağını anlatan bir romandan satırlar. Hayatın ta içinden, alabildiğine gerçek yaşamlar. Belki çok klişe bir deyim olacak ama “sonunda bu da oldu” demekten başka bir cümle de anlatamaz herhalde Çin‘de yaşananları. 
Nanchino adlı şirket, yukarıda yazılanların eksiğini değil, fazlasını yapıyor işçilerine. Kurduğu özel bir sistemle işçilerin tuvalette geçirdikleri süre de dahil, yaptıkları her şeyi, bütün anlarını saniye saniye kontrol ediyor. Koyduğu abuk subuk kurallara uymayan işçilere para cezası veriyor, bir daha yapanı işten atıyor.
Çin’deki “işçi manzaraları” hem daha önce okuduğumuz hem de benzerlerini Türkiye‘de de yaşadığımız için yabancı değil aslında bizlere. İşçilerin her sabah asker gibi hizaya çekilip tekmil alınan “garnizon fabrikaların” veya dört tarafı tel örgülerle çevrili onlarca kamera tarafından izlenen “cezaevi fabrikaların” fotoğraflarından biliyoruz o “manzaraları”. Hatta top veya bebeklerle oynayacak yaştakilerin tıkıştırılıp minicik elleriyle saatler boyu çalıştırıldıkları “çocuk fabrikaların”dan… 
Çiş de denetimde
Ama Nanchino’nun koyduğu akıllara zarar son kural, bunların hepsine rahmet okutacak cinsten. Tuvalet süresine kısıtlama getirmiş şirket. Ayda
400 dakika! İşçi, bir ay boyunca toplam 400 dakikadan fazla tuvalette kalırsa ceza ödüyor. Örneğin, 450 ila 499 dakika arasında tuvalette vakit geçiren işçi 10 lira ceza ödemek zorunda kalıyor. 500 dakikayı geçen 20 lira ödüyor. Çok su içenin vay haline! Hele bir de kabız olmuşsan, yandı gülüm keten helva…
Gerçi “
işçinin çişini denetleme” kuralı da yabancı değil bize. Konfeksiyon başta olmak üzere,
Türkiye’de de pekçok sektörde uygulanıyor hali hazırda. 4 ayı aşkın süredir direnişte olan
UPS işçileri de tuvaletlerini arabada, kendilerine verilen naylon zarfların içine yapmak zorunda kaldıklarını söylememişler miydi? “
İşçinin çişini” denetliyoruz diyemeyecekleri için, “
tuvalet takip sistemi” diyorlar adına. Sistem, tuvalet girişine yerleştirilen cihaza parmak izinin veya işçilere verilen kartların okunmasıyla çalışıyor. Kimin günde kaç kez tuvalete gittiğinin ve kaç dakika kaldığının kaydını tutuyor.
Vakit ne?…
Yatması-kalkması, çalışması, yediği-içtiği… hepsi bitmişti de bir çişi kalmıştı işçinin müdahale etmedikleri. Sonunda ona da göz diktiler. 400 dakika. Bir işçiye verdikleri bir aylık tuvalet süresi bu kadar. 26 işgünü üzerinden hesaplandığında, günlük
15 dakika. Yoksa ceza!
Çünkü kapitaliste göre “
vakit nakit”. Üretilmeden geçirilen her bir dakika, hatta her bir saniye kapitalist için boşa geçirilmiş zaman. Çünkü, işçi ve emeği de kapitalist için insan değil, “
nakit”. Üretimde geçirdiği her saniye para demek onun için. Onun için yarış atı gibi koştururcasına çalıştırdığı Çinli işçiler ardı sıra intihar etmiyor mu? Kapitalist, çişin bile zamanını sadist ruhlu olduğu için değil, kendisinden “
çalınan” para olarak gördüğü için hesaplıyor. Yemek ve diğer üretim dışında geçen zamanları da saniyesi saniyesine hesapladığı gibi. Kapitalizmin temel yasası böyle işliyor çünkü. O yasaya göre “
vakit nakit”!
Sosyalizmin -insanlığın yani- yasasına göreyse “
vakit ihtiyaç”. Ekmek gibi, su gibi, uyumak-dinlenmek gibi… Çünkü, üretim de aynı vakit gibi ihtiyaç temelinde yapılır sosyalizmde, nakit temelinde değil. Çünkü, kar için yapılan üretim insana ve insani olan her şeye, doğaya yabancı, hoyrat, acımasız, vahşi…
İşte bunun için kapitalizm insanlığın bittiği yer demek. İşte bunun için sosyalizm insanın doğasıyla uyumlu ve insanlık için en uygun sistem. İşte bunun için insanca yaşanacak, insanca çalışılacak tek sistemdir sosyalizm. İşte bunun için insanlık varoldukça sosyalizm hep güncel olacak, sınıfsız, sömürüsüz dünya özlemi hiçbir zaman kaybolmayacak.