Orada bir grev var, 130. gününde

GÜNCEL
Çarşamba, 10 Ağustos 2005 (20 yıl 9 ay önce)

Gebze’nin Osmangazi bölgesindeki Filtresan isimli filtre fabrikasında 8 Ağustos tarihi itibarıyla 130. gününe giren bir grev var.

94 kişinin çalıştığı fabrikada 52 tane sendikalı işçi grevi sürdürmekte. Geriye kalan 42 tane kalifiye olmayan sendikasız işçi, ustalık gerektirmeyen bir iş olan hava filtresi üretimine devam ediyorlar. Sendikasız olan bu işçilerden 10-12 tanesi çeşitli sebeplerle sendikaları olan Türk Metal sendikasından istifa etmişler. Şu anda günlük 2,5 milyar lira kazanç sağlayan fabrikanın günlük gideri ise 10 milyar lira olarak hesaplanıyor. Zararına üretime devam edilmesinin nedeni olarak üretimin durduğu anda fabrikanın satışa gireceği gösteriliyor. Alınteri okurları ve DSB aktivisti işçiler olarak gittiğimiz grev ziyaretinde grev gözcüsü olarak orada bulunan Gürcan Arar ve Özay Kahraman ile görüştük.

Grev gözcüsü Gürcan Arar’ın grev değerlendirmesi şöyle: ’’Türk Metal sendikası 130 gündür süren grevimize sonsuz destek veriyor. Aylık kişi başına 300 milyon lira dağıtan sendika Gebze'de örgütlü bulunduğu 33 fabrikadan her gün birinden olmak üzere yemek getiriyor. Yanımıza Arçelik, Ferro Döküm, Aslan Çimento, Çayırova Boru vb. fabrikalardan işçileri destek amaçlı getiriyor ve onlarla sohbet etmemizi sağlıyor. ‘’

Grevi trenle yolculuk yaparken gördüğümüzü anlatıp grevden neden hiç kimsenin haberinin olmadığını sorduk. İşçi arkadaşlarımızın ağızlarından tabir yerindeyse bal damlıyor: ’’Yasalar yüzünden eylem yapamıyoruz. Biz yasaları çiğnemek istemiyoruz, fakat yasalar da hep patrondan yana çıkmış durumda. Gazetecileri başkanımız para dağıtırken çağırıyor ve onlarda bunu şov haline dönüştürüyorlar. Biz işçilere dair tek kelime dahi gazetelere yansımıyor. Şu an grevde olan bu işçiler ne yer, ne içer sorgulayan yok.’’

İşçiler, sendikalı, sendikasız tüm işçilerin 2001 yılından beri zam dahil olmak üzere hiçbir sosyal haktan faydalanamadıklarını ve ücretlerin de 50'şer 100'er milyon şeklinde verildiğini ve şu an içerde en az üçer maaşlarının bulunduğunu anlattılar. 35 yıldan beri sendikalı olan bu iş yerinde ilk defa greve çıkmak zorunda kaldıklarını ve patronlarının kazanç elde etmesi için çok mücadele ettiklerini anlatıyorlar. Patronları İdris Kavalı’nın muhasebe müdürü Nursel Bulut ve personel müdürü Saim Bayırbaş’ın kurucu üyeliğinde Bilecik’te yeni bir fabrika kurduğunu bizzat gidip kendilerinin gördüğünü anlatan işçiler üzerinde hiçbir şey bulunmayan patronlarını mahkemeye verdiklerini söylüyorlar.

İşletmenin İş Bankası'na fabrika yerinin ise işçilere icralık olduğunu söyleyen grev gözcüsü işçiler 15 Ağustos Pazartesi günü fabrikanın Gebze İcra Müdürlüğü'nde satışa sunulacağını ve tek dileklerinin fabrikanın başka birisine satılması olduğunu ve aksi takdirde bu patronla hiçkimsenin çalışmak istemediğini, eğer birisine satılırsa da aynı iş yerinde çalışmaya devam etmek istediklerini belirtiyorlar. O da olmazsa zaten Türk Metal sendikası şube başkanının Filtresan işçilerini ikişer üçer şekilde, örgütlü bulunduğu fabrikalara sokma sözü vermiş.

Durum böyle olunca bize de oradan ayrılıp kendi aramızda dedikodu yapıp ve sadece haber niteliği ile gazeteye yazı yazmak düşmese gerek. Grev yerinde işçilere söylediklerimizi şimdi gazetemiz aracılığı ile tüm Türkiye işçi sınıfına söylüyoruz:

Grev sadece üretimi durdurarak (hele de fabrika stratejik önem arz etmiyorsa) kazanılmaz. Yasalar yüzünden eylem yapamadığını söyleyen grevci işçilere sesleniyoruz: O yasaları biz çıkarmadık. Burjuvazi tüm bu yasaları kendi ömrünü uzatmak ve güvenliğini sağlamak için çıkartıyorsa, bize de işçi sınıfı olarak bu yasaları delmek düşer. Bugün filtresan fabrikasındaki grevden kimsenin haberi yoktur. Evet yoktur; çünkü E-5’in yanında bulunan fabrikadaki işçilerin trafiği durdurmak (yasalar yüzünden) akıllarından geçmemiş. Kitlesel ve militan bir şekilde merkezi yerlerde eylemler yapılmamış. Ailelerle birlikte fabrika işgal edilmemiş. Sendikalı diğer iş yerleri ile ciddi bir dayanışma örülmemiş. Çağrılan gazeteciler sadece sendikanın parayı gününde verdiğini yazmış.

Filtresan nezdinde tüm Türkiye işçi sınıfına sesleniyoruz: Zincirlerimizden başka kaybedecek bir şeyimiz kalmadı. Her gün biraz daha, yeni yasalarla ve yasa dışı olarak köşeye sıkıştırılıyoruz. Bu ablukayı dağıtmanın zamanı gelmedi mi? Gelin hep beraber bu yasaları delip yeni yasalar çıkartalım. Yeni yeni 15-16 Haziranlar, Kavel’ler yaratalım!