Mücadeleci kadınlar buluşması başladı

9. Mücadeleci Kadınlar Konseyi Toplantısı Almanya’nın Düsseldorf şehrinde başladı

KADIN
Cumartesi, 2 Ekim 2010 (15 yıl 8 ay önce)

1-3 Ekim tarihleri arasında devam edecek olan 9. Mücadeleci Kadınlar Konseyi Toplantısı Almanya’nın Düsseldorf şehrinde Heinrich Heine üniversitesinde başladı. Türkiye ve Kürdistan’dan delege ve katılımcılarında olduğu toplantı, delegelerin tanıtılması ve genel bir tanışma toplantısı ile açılışını yaptı.

Devrimci Proletarya‘nın da oniki kişilik delegesyonla katıldığı toplantıda, delegeler arasında TEKEL işçilerine destek verdiği için işten atılan ve aylardır direnişte olan TÜBİTAK işçisi Aynur Çamalan ve DTP milletvekili Sabahat Tuncel de vardı.

Delegeler geldikleri ülkeler ve mücadele deneyimleri üzerine kısa konuşmalar yaptılar. Türkiyeli göçmen kadın örgütlenmelerinin ortaklaşa sunduğu “Dünya ve Avrupa Çapında Göçmen Kadınlar, Irkçılık” atölye çalışması yapıldı.

Çağdaş Hukukçular Derneği adına Av. Saliha Şahin ise “Türkiyede Kadınların Çifte Sömürüsü ve Hukuksal Boyutları” başlıklı sunumunda Türkiye’de kadın emekçilerin durumu, kadın beden ve kimliğinin sömürüsü ve yargının cinsiyeti üzerinde durdu. Sunumdan sonra “Namus nedir?” isimli kısa bir belgesel film gösterimi yapıldı.

Aşağıda değişik ülkelerden gelen kadın delegelerin konuşmalarından kısa kesitler veriyoruz:

Afganistan: Ülkede feodalite baskın durumda. Şu an kadınların durumları iyi değil, tecavüz ve cinayet günlük olağan olaylar arasında. Polisten yardım almak isteyen kadınlar gözaltına alınıyor. Hem kültürel hem de kişisel baskılar var. Okuma- yazma bilen kadın sayısı oldukça az.

Türkiye (Aynur Çamalan): 04 mart 2010 saat 16.30... Bu tarih ve saati hayatım boyunca hiç unutmayacağım. TBİTAK patronları ve sistem tarafından TEKEL işçileriyle dayanışma içinde olduğum ve bir günlük dayanışma grevine katıldığım için işten atıldım.

Tekel İşçileri 78 gün süren destansı bir eylem gerçekleştirdi. Sisteme, hükümete, özelleştirmelere, güvencesizliğe, taşeronlaşma ile örgütsüzlüğe, 4/C -4/B istihdam paketlerine karşı işçi sınıfının üzerine örtülmüş ölü toprağını atarak bir ivme kazandırdı. Bu başkaldırıya tabii ki kayıtsız, duyarsız kalamazdım.

Kürdistan: Kürt kadınlar genellikle dağınık şehirlerde kalıyorlar. Kürt kadın gerillalar, erkek gerillalar ile birlikte mücadele edebiliyor. Kürt kadınların genel politikalarda yer alması gerektiğini düşünüyorum. Kuzey Kürdistan’daki kadın mücadelesi diğer bölgelere göre daha güçlü durumda. Kürt kadınları şu an kadına yönelik şiddete karşı kampanya yapmaktadır.

Sırbistan- Bosna Hersek: 90′larda Bosna’da kadın hareketi aktifti Sırbistan’da işsizlik çok yüsek, Rüşvet yaygın. Kadınlar çok kötü koşullarda çalışıyorlar. Aile içi şiddetin en büyük nedeni ekonomik sıkıntı. Kadınların çok konuşma hakkı yok, bu nedenle politik olarak geriler. Engelli kadınlar daha çok sıkıntı çekmektedir. Aile içi şiddet çok yüksek ve her üç kadından biri fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalıyor. 2004- 2008 arası aile içi şiddet %300 artmıştır. Sırbistan’da kadınlardaki okuma- yazma bilen sayısının artırılması için birtakım çalışmalar yapılıyor.

Venezüella: Kapitalizmi yaşıyoruz. Mücadeleyi sokaklarda kazandık. Mücadele Chavez’den kaynaklı değil, kadınların mücadelesinden kaynaklı. Şu an bir yasa çıktı, kadınlara karşı suçlamalar olmayacağına dair. Bizim mücadelemiz bu yasayı herkese duyurmak. Kadınlarımız hamile kalınca işten çıkarılmamalı, bu çıkan yasa gerçekleşsin diye uğraşıyoruz. Ülkenin her yerinde bu yasa geçerli olsun. Bu mücadeleyi konuşmak için değil, pratikte yaşayabilmek için yapıyoruz.

İtalya: İtalyalı Kadınlar Kordinasyo’nundan geliyorum. İtalya’da radikal bir mahkeme oldu. 70 senedir sürüyor. Mücadeleci komünist bir enternasyonel kuruluş, bütün kadınlar ve insanlar için özgürlük istiyoruz. Son zamanlarda çok güzel şeyler başardık. Kilise- devlet ve aile arasında büyük bir oyun oynanıyor. Ve bu üçü halkı şaşkına çeviyor. Öyle kişiler var ki ümitisizliği aşılıyor. Hep birlikte mücadele edelim.

İran: Politik ve toplumsal sorunlarım nedeniyle Almanya’ya geldim ve 3 aydır burdayım. İlk defa mücadele eden kadınların arasında yer alıyorum. İran’da çok kötü şeyler yaşadım. Farkına vardım ki kadınların bütün dünyada ortak sorunları var. Kadınların üçüncü sınıf olduklarını gördüm. Sevmediğim bir erkekle yaşamamak gibi bir hakkım yok. O kadın o erkekten ayrılamaz ve özgür olamaz. Yoksa taşlanarak öldürülür. Kadın mücadelesi öncesine göre daha iyi durumda. Seçimlerden sonra bir sürü kadın dışarı çıktı ve yürüyüş yaptı. Bu da gösteriyor ki kadınlar bilgilenmiş ve kendi sorunlarını dile getiriyor. Araba fabrikasında çalışırken anne olmak istedim ama beni işten çıkarmak istediler. Kısacası kapitalist sistem dünyanın her yerinde aynı yaşanıyor. Bütün kadınlar birleşelim ve sosyalizm için mücadele edelim.

Irak: 13 senedir Almanya’dayım. Savaştan sonra tekerlekli sandalyede kaldım. Bundan sonra kadın hakları için mücadele etmeyi düşünüyorum. Seçimlere girdim ve yüsek oy aldım, beni tehdit ettiler. Ama yine de mücadele ettim. Güney Kürdistan’da 9.7.2010 tarihinde bir konferans yaptık. Kadınların sünnet edilmesine karşı mücadele ediyoruz. Sünnete hayır diyen kadınlar sayıca fazla olmasına rağmen kadınlar kız çocuklarını sünnet ettirmeye devam ediyor. Kafalarında değişim olmuyor.

Filipin :Filipin hükümeti, Amerika’ın kuklası durumunda. Filipin askeriyesi Amerikan hükümetinden milyarca yardım aldı. Ama bunu neyin karşılığında yaptığını bilmiyoruz. Gittikleri ülkelerde Filipin kadınları kaçak çalışıyorlar, yasal çalışma yok. En son çoğu kadın olan 1200 aktivisit öldürüldü, 430 aktivistin ise nerede olduğu bilinmiyor. 345 tane kadın da cezaevinde. Devletin yasal olmayan şekilde tuttuğu bir sürü kadın var. Bu kadınların bırakılıp bırakılmayacağı belli değil. En son seçimlerde parlementoda kadınlar yer almak istedi hamilelik döneminde işten çıkarılmamaları ve özel yasaları olması için mücadele ediyoruz. Siyasi ve silahlı mücadele devam ediyor.

İngiltere: Sosyalist Kürt bir kadın olarak İngiltere’de yaşıyorum. Biz İngiliz kadınlarını buraya getiremedik, göçmen kadınlar olarak burayı temsil ediyoruz. Faşist türk devletinin saldırılarına maruz kaldığım için buraya gelmek zorunda kaldım. Göçmen kadınların sorunlarını burada konuşmak istiyorum. Göçmen kadınlar belirsizlik içinde yaşıyor. Göçmen kadınların sorunlarının çözümü için yerli kadınların da sorunu sahiplenmesi ve bizimle birlikte mücadele etmesi gerekiyor.

Filistin: Gazze dünyanın en büyük hapisanesi, yiyecek içecek yok. Filistin’de özellikle Gazze’de durum çok çok kötü.

Hollanda: 22 senedir politikada aktif olarak yer alıyorum. Filistin üzerine konuşmak istiyorum. Tüm hakları elinden alınmış insan hakları ekonomik hakları. Dünyada israil ve Amerika insan haklarına imza atmayan,ciddiye almayan iki ülkedir. Irkçılık, şu anki problemin ana nedeni. Bugün bütün AB.deki sistemin faşist sistem olduğunu söyleyebiliriz. Filistin’deki kadınların hepsi ekonomik sıkıntı çekiyor. Bu konu üzerine Avrapa daki kadınların bir kampanya başlatması gerekir.

3 günlük etkinliğe dair aktarım ve değerlendirmelerimiz sürecek