Mücadeleci Kadınlar Toplantısı'nda ikinci gün

Almanya’nın Düsseldorf şehrinde yapılan 9. Mücadeleci Kadınlar Konseyi Toplantısı ikinci gününde delegeler kendi ülkelerinde süren mücadele ve bunun içersinde kadın örgütlenmeleri deneyimlerini anlattılar.

KADIN
Pazar, 3 Ekim 2010 (15 yıl 8 ay önce)

Almanya'nın Düsseldorf şehrinde yapılan 9. Mücadeleci Kadınlar Konseyi Toplantısı'nın ikinci gününde delegeler kendi ülkelerinde süren mücadele ve bunun içersinde kadın örgütlenmeleri deneyimlerini anlattılar. Venezüella'da yapılacak konferansın hazırlığı üzerine önerilerin de tartışıldığı toplantıda delegeler öneri biçiminde önergeler verdiler. İşten atılan TÜBİTAK işçisi Aynur Çamalan da işten atılan kadınlar için enternasyonal olarak bir şeyler yapılması üzerine önerisini sundu.



Çalışan kadınların işten atılması özel bir problem zaten. Grev yapılıyor, kadınlar ilk işten atılanlar oluyor. Bu sadece geri kalmış ülkelerde değil, diğer ülkelerde de böyledir” dedi. İspanya delegesi Kürt bir kadınla dayanışma bildirisini okuyarak, bütün politik tutuklu kadınların özgürlük mücadelesi için, mahkemeleri takip etmesi için bir heyet talep etti.

Göçmen ve mülteci kadınların sorunları, ırkçılık ve faşizm başlığı altında dün yapılan forum da sürdürüldü. Mülteci kadınların toplama kamplarına dönüşen kamplarda uğradıkları taciz, tecavüz, sınırdışı edilmelerinin çarpıcı örnekleri, bunlar karşısında sürdürülen mücadelelerin anlatıldığı bir sunum yapıldı.

Forumda 78′liler Girişimi adına Tülay AcartürkTürkiye’de iç ve dış göç, kadın ve faşizm” konulu bir sunum yaptı. Türk ve Yunan halklarının karşılıklı değişimi, gayrı müslüm denilen azınlıkların göç ettirilmesi, Bulgaristan‘dan Türkiye'ye yollananlar, Kürt halkının katliamlar sonrası faşist baskı katliam ve asimilasyon sonucu yaşadığı sürgünleri tarihsel sıralamasına göre anlatan Acartürk, kadınların ve çocukların göçlerden en fazla etkilenen kesim olduğundan söz etti. Konuşma ekonomik nedenlerle yaşanan iç göç dalgası ve Afrika'dan eski Sovyet ülkelerine dek, bir çok ülkeden göç alan Türkiye’nin göçmelere uyguladığı politikalar anlatıldı. Çitlerin olmadığı bir dünya perspektifi ile, Türkiye’deki bütün ulus, azınlık, göçmen kadınların ortak örgütlenmesi çözüm önerisiydi.



Canlı tartışmaların yaşandığı forumda, Türk, Kürt, Alman konuşmacı ve katılımcıların önerileri; Avrupa'da, Türkiye'de ve dünyada göçmenler ve faşist uygulamalar karşısında mücadelenin birleşik örülmesi, sermayenin bölme oyunlarının boşa çıkartılması, mücadelenin asıl olarak sokaklara inmesi oldu. Tartışmalar bu noktalarda toplandı.
Aşağıda spotlar halinde 2. gün bazı delegelerin yaptıkları konuşmalardan özetler veriyoruz

Ekvador: Daha önce alınan kararlar ve konferans dökümanlarının herkese dağıtılması gerekiyor. Ekvador'daki kadınlar konferans konusunda iyi bir motivasyonla çalışıyor. Bütün alternatif medyada da bu konferansın duyurulması gerekiyor. En son olarak bunu Venezüella ve Arjantin'deki arkadaşlarla birlikte kendimiz organize etmemiz gerekiyor. Bunun dışında 14 ülkede kıtalararası komite oluşturuldu.

Venezüella: Chavez de bu konferansı destekleyeceğini söyledi ama onun dşında bir şey görmedik. Bu konferans onun dışında gerçekleşecek.

Hindistan: Biz yürüyen bir mahkeme sürecinde gözlemci olarak yer aldık, üç kere taşlandık. Asya'daki kadınların birleşmesi için mücadele etmek gerekiyor.

Afrika: Afrika'nın büyüklüğü, çeşitli kültürlerin varlığı ve politikaların çok sık değişmesine, yoksulluğa rağmen bu çalışmaları var gücümüzle yürütüyoruz. Şubat ayında Afrika’da sosyal forum olacak. Bu komitenin bir araya geleceği tarih olacak. Dünya Kadın Konferansı bizim için bir araç. Çalışmamızdan bir örnek sunmak istiyorum. Çalışmaya elli kişi ile başladık, şu an binbeşyüz kişiyiz. Tabi bütün kadınlara ulaşmamız mümkün değil. Fakat ulaşmak için canla başla çalışıyoruz.

Almanya: (Monika Engel) Ezilen sınıftan olsa da bütün kadınlar birbirini buluyor. Bütün kadınlar eziliyor. Bütün dünya kadınları feodal topluma, doğaya karşı, ezilmişliğe karşı mücadele ediyorlar. Çok farklı düşüncelere sahip olsak, çok farklı ülkelerden geliyor olsak da, sosyalist, dine inanıyor ya da ateist olsak da birlikte pratik uygulamaya geçmeliyiz. Dayanışma içinde olalım.

Afganistan: Bizim ülkemizde hareket alanımız kolay değil. Bir yerden bir yere giderken bile yanımızda bir erkek olması gerekiyor. Bu nedenle çalışmalarımızı illegal yapıyoruz. Kadınların büyük bir çoğunluğu okur yazar değil, bunu önümüze koymamız gerekiyor. Afganistan'da ölümler çok fazla bunu konuşmak gerekiyor.