Ve Fransız emekçiler konuştu!

Fransa'da milyonlar yine sokaktaydı. İşçi sendikalarının bu sefer "genel grev" çağrısı yapmamasına rağmen yürüyüşlere katılım 28 Mart'ı katladı. 3 milyon 100 bin kişi Fransız burjuvazisi yanında sendikal bürokrasiye de cevap verdi.

GÜNCEL
Çarşamba, 5 Nisan 2006 (20 yıl 6 ay önce)

Fransız burjuvazisinin CPE (yeni istihdam yasası) saldırı yasasına karşı iki aydır sokakta olan işçi, emekçi ve öğrenciler dün yine sokağın diliyle konuştular. İşçi, memur ve öğrenci sendikalarının çağrısı ile “beşinci ulusal direniş günü”nde buluşan 3 milyon 100 bin eylemci bir kez daha “CPE'ye geçit yok” dedi. Grev, eğitimden telekomünikasyona, ulaşımdan metale, kamudan özel sektöre kadar onlarca sektör ve iş kolunda yapıldı.

Fransa'nın dört bir yanında yapılan yürüyüşlere katılım bir hafta önce yapılan (28 Mart) genel grev'den daha fazla oldu. Dün Paris'te 700 bin eylemci yürürken, Marsilya'da 250 bin, Bordeaux'da 115 bin, Nantes'da 100 bin (Nantes için son 10 yılın en kitlesel yürüyüşü), Grenoble'da 60 bin (bu şehir için son 30 yılın en büyük yürüyüşü), Rennes ve Toulouse'da 50'şer bin, Rouen'de 40 bin, Mans'da 35 bin, Limoges'da 31 bin kişi sokaklara çıktı. Ayrıca, ülkenin diğer şehirlerinde de yüzbinlerce insan yürüyüşlere katıldı.

Greve Katılım Oranı Düştü!

Yürüyüşlere katılım arttı fakat, greve katılım oranı düştü. Paris'te eğitim alanında greve katılım oranı 28 Mart'ta yüzde 38 iken bu rakam dün yüzde 28'e geriledi. Demiryollarındaki katılım oranı ise yüzde 18.3 oldu. Bir hafta önce ise bu oran yüzde 28 idi. Dün toplu taşımacılık alanında da bir hafta öncesine oranla daha az aksamalar yaşandı. 28 Mart'ta yapılan genel greve ülkenin 76 şehrinden katılım sağlanmıştı fakat, dün bu rakam 32 olarak kaydedildi. Bu gerilemeler işçi ve emekçilerin CPE karşıtı direniş dinamiklerindeki zayıflamadan değil, sendikaların grev çağrısından kaynaklandı. Sendikalar 28 Mart tarihinde “genel grev” çağrısı yapmışlardı fakat, dün için yapılan çağrı “grev” ve “yürüyüş” ile sınırlıydı. Ayrıca, sendikaların ciddi olarak yüklenmemeleri de oranların düşmesinde önemli bir rol oynadı.

[foto]4nisanparis2.jpg[/foto]

Paris'te 700 Bin Eylemci!

Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın CPE yasası üzerindeki deneme süresini iki yıldan bir yıla indiren ve işverene işçiyi işten atarken “mantıklı” nedenler göstermek zorunda bırakan değişiklikleri ve hemen ardından hükümet partisi UMP'nin sendikal birliğe yaptığı “diyalog” çağrılarının sendikalar tarafından olumlu karşılanması nedeniyle grevden bir gün önce Fransa'da yürüyüşlere katılım oranının düşeceği kanısı hakimdi. Fransız burjuva basını da katılımı düşürmek için bu tezi iri puntolarla sürekli yazdı. Sendikaların “28 Mart'tan daha fazla katılım umuyoruz” açıklamaları da bir beklenti olmasının ötesinde “yarım ağız” yapılıyordu. Ancak, iki aydır emperyalist burjuvaziye kök söktüren Fransız işçi sınıfı, emekçileri ve gençleri bir “sürpriz” daha yaparak, birçoklarını yanılttı! Dün Fransa genelinde birkaç istisna şehir hariç tüm şehirlerde yapılan yürüyüşlere katılım, 28 Mart'ta yapılan genel grevden daha yüksek oldu. Birçok şehir için son on yılların katılım rekorları kırıldı.

Paris'teki yürüyüşün saat 14.30'da Republique (cumhuriyet) Meydanı’nda başlayacağı açıklanmıştı fakat, emekçiler ve öğrenciler saat 13.00'den itibaren meydanı doldurmaya başladılar. Saatler 14.30'u gösterdiğinde henüz geçen hafta yapılan genel grev yürüyüşünün kitleselliği yakalanmamış ve korkulanın başa geleceği düşünülür olmuştu. Ancak, saat 14.30'dan itibaren meydana açılan onlarca sokaktan ellerinde pankartları, dillerinde sloganları ve yüzlerinde öfkeleri ile işçi ve öğrenci bölükleri akmaya başladı. Neredeyse, yarım saat içinde kelimenin tam anlamıyla meydanda adım atacak yer kalmamıştı ve henüz yürüyüş başlamadan önce kortejler göz alabildiğine uzar olmuştu. Kortejlerin bulunduğu caddenin bir kaldırımından diğerine geçmek yarım saatten fazla zaman alıyordu. Pankartlar, dev boyutlardaki balonlar ve sloganlar birbirine karışıyor, öfke seli Paris sokaklarını dolanıyordu.

Aynı Öfke, Aynı Talep!

Her zaman olduğu gibi önde öğrenci sendikaları, arkasında işçi ve memur sendikaları ve onların da arkasında parti, dernek, sivil toplum kuruluşları dizilerek yürüyüş düzeni aldılar. Yürüyüş başladığında artık kortejlerin tamamını görmek mümkün değildi. Tam bir insan seli akıyordu artık Paris sokaklarında. Bugüne kadar binlerce eyleme selam durmuş Republique ile Bastille arasındaki ana cadde şimdi bir kez daha Fransız işçi, emekçi ve öğrencileri tarafından özgürlükle buluşturuluyordu. Dillerinde “Villepin, Chirac, Sarkozy İstifa”, “CPE'ye Karşı Hep Beraber” vb. yüzlerce sloganla yüzbinlerce eylemcinin oluşturduğu devasa koro, baharın şarkısını söylüyordu yine. Bir Fransız kadın eylemcinin “devrim gibi” diyerek iki kelimeyle özetlediği kitlesellik arttıkça coşkuyu ve öfkeyi de tetikliyordu.

Paris'teki yürüyüşe damgasını vuran ama bu defa önceki eylemlere oranla çok daha fazla atılan sloganlar ise “genel grev” ve “direniş” sloganlarıydı. “Hep Beraber Genel Greve” en fazla haykırılan slogan oldu. İşçi, memur ve öğrenci kortejlerinden yükselen genel grev sloganları, kitlelerin özleminin ve CPE karşıtı mücadelenin geleceğini doğru yerden yakaladıklarının ifadesi olurken, “Bugün Buradayız Ama Yarın da Burada Olacağız” sloganları ise direnişi sonuna kadar götürme kararlılığın göstergesiydi.

İşçi sendikalarının yürüyüşe katılımı da, 28 Mart'a oranla daha fazlaydı. FO'nun (işçi gücü) katılımı gözle görülür şekilde artarken, işçi sendikaları içinde en kitleseli her zaman olduğu gibi Fransa'nın en büyük sendikası CGT idi. Sektör, iş kolu ve bölgelere göre sıralanmış CGT kortejlerinin geçişi saatlerce sürdü.

Yürüyüşe, Türkiye İhtilalci Komünistler Birliği'de (TİKB) “Dünyayı İstiyoruz Kırıntı Değil” pankartı ile katıldı. Yürüyüş boyunca atılan TİKB imzalı renga renk kuşlar, yine başta öğrenciler olmak üzere eylemcilerin coşkulu sloganları ile karşılandı. Yüzlerce insan yere düşen kuşları alıp okuyordu. TİKB ayrıca, faşist diktatörlüğün son bir haftadır Kürdistan'ın çeşitli illerinde yaptığı katliamları anlatan ve mücadele çağrısı yapan bildiriler dağıttı.

[foto]4nisanparis3.jpg[/foto]

Kitlesellik Herkese Cevap!

Fransız işçi sınıfı, emekçileri ve öğrencileri dün güçlerini bir kez daha gösterdiler. Bu güç gösterisi Fransız burjuvazisine olduğu kadar, sendikal bürokratizme de bir cevap niteliği taşıyor. Milyonlarca eylemci, Chirac'ın yasada yaptığı değişikliklere “yetmez” cevabı verirken, UMP ile diyalog süreci başlatan sendikalara da “dikkat” mesajı vermiş oldu. Sendikaların 28 Mart'taki gibi genel grev çağrısı yapmamasına, sadece grev ve yürüyüş çağrısı yapmasına karşın geçen hafta yapılan genel greve olandan daha kitlesel katılım, Fransız emekçilerin CPE karşıtlığında durduğu sağlam zeminin de göstergesidir. Söz konusu zemin burjuvazinin kabusu olduğu kadar sendikaların da manevra alanını daraltan bir etkiye sahip. Hükümetten ve başbakan Villepin'den bağımsız düşünülemeyecek olan UMP ile başlatılan tehlikeli diyalog süreci boyunca sendikaların başının üstünde demoklesin kılıcı gibi sallanacak olan işçi, emekçi ve öğrencilerin öfkesi ve mücadele azmi, sonuna kadar götürülebildiği oranda başarı şansını arttıracak.