Perşembe, 6 Nisan 2006 (20 yıl 6 ay önce)
Fransa'da dün yine milyonlar olup sokakları zapteden işçi, memur ve öğrencilerin eylemlerinden sonra bu sabah biraraya gelen Sendikalar Birliği, hükümetten CPE'nin 15 Nisan'a kadar geri çekilmesini istedi. Daha önce açıklandığı üzere olağan toplantısını yapan 12 işçi, memur ve öğrenci sendikasının oluşturduğu birlik, “gençlerin çalışma ve öğrenim yaşamlarına ipotek koyan ve işsizliğe sürükleyerek iş güvenliğini ortadan kaldıran CPE yasası, parlamentonun tatile gireceği 15 Nisan'dan önce geri çekilmelidir” açıklaması yaptı.
UMP ile Görüşmeler Başlıyor!
Saldırı yasasının görüşülmesi için, Chirac'ın kısmi revizyonundan sonra sendikalara çağrı yapan
hükümet partisi UMP ile görüşmeler de bugün başlıyor. CFDT, CGT, CFTC, FO ve CFE-CGC sendikaları UMP parlamento grup başkanı Bernard Accoyer ile görüşecek. Sendikaların toplantısından sonra düzenlenen basın açıklamasında, önceki gün sokaklara çıkan milyonlarca işçi ve öğrencinin gücünü arkasına alarak konuşan en büyük işçi sendikası
CGT temsilcisi Maryse Dumas,
“bizim için tek olasılık CPE'nin geri çekilmesidir. Bu olasılığı görüşeceğimiz tüm UMP milletvekilleri ve senatörlerine ileteceğiz. Bu görüş, sendikalar birliğinin ortak görüşüdür” dedi. Sendikalar birliği, eylemlere devam edeceklerinin de altını çizdi. Basın açıklamasında söz alan
FSU Genel Sekreteri Gerard Aschieri,
“eylemlerimiz uzun süreli olacak ve devam edecek. Okulların tatile girmesi ise bizi korkutmuyor, tatil eylemlerimize olumsuz etkide bulunmayacaktır” derken, Maryse Dumas'da
“geri çekilmediği taktirde 1 Mayıs'ta Paris'te merkezi eylem çağrısında bulunacağız. Şüphesiz bu eylem CPE karşıtı eylemlerin en büyüğü ve etkilisi olacaktır” dedi. Sendikalar daha önce de CPE'nin 1 Mayıs'a kadar geri çekilmediği koşullarda Paris'te merkezi eylem düzenleyeceklerini açıklamışlardı. Sendikal birlik ayrıca, Pazartesi günü tekrar biraraya gelerek hem UMP ile yapılacak görüşmeleri değerlendirecek hem de yeni eylem takvimi oluşturacak.
Sendikal birliğin yaptığı toplantıya CPE karşıtı direnişte bugüne kadar birçok etkili ve militan eylemin kararını alan ve yürütücüsü olan
Üniversite Koordinasyonu'da katıldı. Koordinasyonun katılımına dair bir açıklama yapan FO sendikası sözcüsü
“işçi ve memur sendikaları olarak üniversitelilerin içimizdeki özerkliğini memnuniyetle kabul ediyoruz” dedi.
[foto]fransa-genclik.jpg[/foto]
Öğrenciler Durmuyor!
Sendikal birliğin toplantısından sonra bir açıklama yapan
öğrenci sendikaları, 11 Nisan'ı yeni eylem günü olarak belirlediklerini deklare ettiler. Fransa'nın dört bir yanındaki tüm işçi, emekçi ve öğrencilere 11 Nisan'da yapılacak eylemlere güçlü katılım çağrısı yapan öğrenci sendikaları
“mobilizasyona devam” mesajı verdiler.
Ulusal Liseliler Birliği (UNL) Başkanı Karl Stoeckel,
“CPE'nin geri çekilmesi için kamu ve özel alanlarda, şu an olduğu gibi bütün Fransa'da eyleme devam etme” çağrısı yaparken,
UNEF'de yaptığı açıklama da
“eylemlere ve mobilize olmaya devam” dedi.
Diğer taraftan Fransa'nın değişik şehirleri
dün de öğrenci eylemlerine tanık oldu.
Potier şehrinde yüzlerce öğrenci tren raylarını işgal etti. Demiryolu işçilerinin de destek verdiği eylem,
demiryolu trafiğini tamamıyla durdurdu. Halkın özel araçlara hücum etmesi üzerine de hem şehir içinde hem de çevre otobanlarda yüzlerce kilometrelik kuyruklar oluştu. CPE saldırı yasasına karşı öfkeleri dinmeyen öğrenciler
Rennes'de de sokaklardaydılar. Sabah saat 07.30'dan itibaren şehrin
ana giriş yollarını bloke eden yüzlerce öğrenci şehir trafiğini alt üst etti.
Nantes kentinde de 600 öğrenci şehrin merkezi yollarını bloke ederek trafiğin akmasını önlediler.
Toulouse'da ise öğrenciler saat 09.00'da postanenin ana merkezini işgal ettiler. Binanın tüm giriş ve çıkışlarını bloke eden öğrenciler, postaneyi saatlerce devre dışı bıraktılar.
Hükümette Çatlak Derinleşiyor!
Birleşik, kitlesel ve militan CPE karşıtı eylem hattı giderek hükümet karşıtı bir zemine otururken, düşman sınıfın sözcüleri arasındaki çelişkileri açığa çıkartarak, kendi içlerindeki güç ve iktidar cepheleşmesini de büyütüyor. Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın, başbakan Villepin'e olan desteğin bir ay içerisinde
yüzde 42'den yüzde 28'e düşerek üzerinde oluşan istifa baskısını azaltmak ve Villepin'i kurtarmak için harekete geçip CPE'de yaptığı düzenlemelerden sonra içişleri bakanı ve UMP genel başkanı Sarkozy'nin işçi, memur ve öğrenci sendikalarının başkanlarını bizzat arayarak başlattığı atağı sürüyor.
Sarkozy, soyunduğu
“arabulucu ve kurtarıcı” rolü ile bir taraftan kendisine yönelen tepkileri aşağı çekmek ve önümüzdeki sene oy kullanma hakkına sahip olacak eylemci gençler başta olmak üzere alanlarda “
Sarkozy İstifa” sloganları atan milyonlarca eylemciye kendisini “şirin” göstermek isterken, diğer taraftan siyasal hasımları Chirac ve Villepin'in manevra alanlarını da kısıtlamaya çabalıyor. Tavır alarak Villepin ile görüşmeyen sendikaları masaya çekmiş olması da Sarkozy'nin popülaritesini pekiştiriyor. Sarkozy şu an tam bir başbakan edasıyla tek sorumluymuş gibi davranıyor ve Villepin'i tamamıyla devre dışı bırakmış bulunuyor. Neredeyse açıklama yapacak mecali dahi kalmayan Villepin'in bıraktığı boşluğu fazlasıyla dolduran Sarkozy'nin önünü kesmek için Chirac'ta bugünlerde atağa kalkmaya hazırlanıyor. Kriz boyunca Paris dışına çıkmayacağını açıklayarak kitlelere ve siyasi hasımlarına mesaj veren Chirac, CPE'de yapılacak düzenlemeler konusunda çerçeveyi daha da daraltmaya çalışıyor. Chirac, başbakan Villepin'in yanı sıra, Sosyal Dayanışma Bakanı Jean-Louis Borloo'yu ve Çalışma Bakanı Gerard Larcher'i de yanına alarak, yeni düzenlemeleri söz konusu kadro ile yapmak istiyor. Chirac'ın bu planla “figüran” olarak dahi rol vermediği Sarkozy'nin sadece desteğini sunmasını sağlamaya oynayacak.
Sarkozy'nin büyük kumarı!
Hükümet içerisindeki güç ve iktidar çatışmalarında Chirac'ın planının tutup tutmayacağı bilinmez fakat, bilinen bir şey var ki o da burjuvazinin bir kesiminin Sarkozy'e belki de hayatının kumarını oynattığı gerçeği! Chirac ve Villepin başta olmak üzere diğer hükümet yetkililerini devre dışı bırakan Sarkozy, arkasına aldığı Fransız burjuvazisinin en gerici kesiminin desteğiyle önümüzdeki sene Mart ayında yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimleri için bugüne kadar ki en riskli hamlesini yapıyor. Zira, bu hamle sadece kendisiyle de sınırlı kalmayan, temsil ettiği iktidar gücünün tamamının kaderini etkileyecek önemde bir hamle. Sendikalarla anlaşma sağlayıp başarılı olduğu taktirde Sarkozy, bugüne kadar gerçekleştirilen neoliberal saldırı politikalarında en fazla sivrilen kişi olarak imajını düzeltecek ve bugün itibarıyla seçimler için en güçlü aday olarak gözüken Sosyalist Parti adayını oransal olarak yakalayamasa bile en azından kendisine önümüzdeki bir sene içerisinde hareket edebileceği bir manevra alanı yaratmış olacak. Şu an itibarıyla somut kazanımı ise, Chirac ve Villepin'i fazlasıyla yıpratarak, gözden düşürmüş olması. Fakat, Sarkozy'nin başarısızlığı, son beş yıl içerisinde yapılan neoliberal hak gasplarından çok daha kapsamlı saldırılar yapma hazırlığında olan ve bunun için de Sarkozy gibi birine ihtiyaç duyan burjuva kesimin planlarını suya düşüreceği gibi Sarkozy'nin cumhurbaşkanı seçilme şansını da en aza indirecek.
Sendikaların tavırları ile de bağlantılı olarak Sarkozy'nin hamlesi,
işçi ve emekçilerin duruş, mücadele ve hak alma azimleri, kendilerine ve sınıfa güven duyma gibi önümüzdeki zorlu kavga sürecinde hayati öneme sahip bir dizi olguyu da temelden etkileyecek. CPE karşıtı direniş geldiği bu keskin kavşakta devrilmez de yoluna devam ederse, sadece Fransız emekçiler ile de sınırlı olmayan, diğer ulusların burjuva güçleri ile işçi ve emekçileri arasındaki mücadelede tayin edici önemde olan moral ve motivasyon gücünü olumlu anlamda etkileyecek.
İçinden geçtiğimiz şu iki gün, iki uzlaşmaz sınıfın etkisi diğer topraklarda da hissedilecek kapışmasında temel öneme sahip.