Vahşet belgelendi

WikiLeaks adlı internet sitesi, Irak'taki savaş suçlarına dair 400 bin resmi belge yayınladı

DÜNYA
Pazar, 24 Ekim 2010 (16 yıl 4 gün önce)

Emperyalist işgalcilerin Irak'ta işledikleri insanlık suçları kendi belgeleriyle açığa çıktı.

Daha önce Afganistan'daki (*) emperyalist savaş suçlarını açığa vuran WikiLeaks adındaki internet sitesi, bu kez Irak'ta işlenen cinayetlere, işkencelere, sivil halka yapılan saldırı ve tecavüzlere dair 400 bin belge yayınladı.

Emperyalizmin karakterinden haberdar olmanın yanında, aynı sitenin daha önce Afganistan'a ilişkin açıkladığı belgelerin bilgisine de sahip olan hemen herkes, yeni bir kan banyosuyla karşılaşılacağını tahmin ediyordu. Kanıksanmış gündelik hayatın rutini bir kez daha, sadece bir süreliğine duraksadı...

Irak'la ilgili “bölümü” 400 bin civarında olduğu açıklanan belgeler, ABD emperyalistlerinin -özde hiçbir değişikliğin olmadığı- saldırı, teslim alma ve boyun eğdirme yöntemlerindeki çeşitlenmeyi ve güncellenmeyi farklı boyutlarıyla gözler önüne seriyor. İşbirlikçileriyle kurduğu efendi-uşak ilişkilerinin pervasızlığı bütün tahammül edilmezliğiyle karşımızda... Rakamlarda dile gelen doğrudan cinayetler ve bunlara göz yumma örnekleri, bütün bir halkın -diğer halklar üzerindeki etkileri de hesap edilerek- teslim alınması amacıyla icra ediliyor. Ortaçağ savaşlarında görmeye alıştığımız kılıçtan geçirme sahneleri yok bu belgelerde; kılıçtan geçirilen, boyun eğmemeye yeminli ruhlar...

Havada seyyar işkence uçakları gezdiren ABD emperyalistlerinin Irak'taki RESMİ işkence merkezlerinin de Ebu Garib'le sınırlı olmadığı daha 2008'de ortaya çıkarılmıştı. Bağdat Havaalanı içindeki Kamp Nama, üstelik Ebu Garib'den daha eski ve dolayısıyla daha “profesyonel”di.

Kan banyosu Irak


Öncesi de bir yana, son 10 yılın hafızalardan silinmeyen örnekleri üzerinden konuşacak olursak, ortadan kaldırabildiklerini en ucuz ve seri bir tarzda yoketme yolunu seçen emperyalistler ve işbirlikçileri, sadece o an değil gelecek açısından da direngen bir benlik, teslim olmamayı haykıran isyankar tek bir çığlık DAHİ bırakmak istemiyorlar. Olmayacağını ne kadar bilseler de bırakın antiemperyalist bir rüzgarı, bir esinti bile kalmasın istiyorlar geleceğe. İnsanın kanını donduran, her defasında “bu kadarı da olmaz!..” dedirten örnekler, emperyalist vahşet ve kıyıcılıkta sınır mınır kalmadığını da gösteriyor.



Ne var ki, kendi kuralları içinde hükmünü yürüten emperyalist hegemonya dalaşı, masabaşında konuşulup planlandığı gibi de işlemiyor hayatta. Kapitalist-emperyalist zorun devreye girdiği her yerde buna karşıt dinamikler de her geçen gün kendisini büyüterek varlığını hissettiriyor. Gizlenmeye çalışılan suçlar ve pislikler, anında değilse de bir süre sonra bu sayede ortalığa saçılabiliyor. Wikileaks'e sızdırılan belgeler bunun yeni bir örneği.

Bu belgelerde, uzun zamandır kimse için sır olmayan cinayetler ve işkenceler, yargısız infazlar, çeşitli yerlere -daha çok yol kenarlarına- yerleştirilen bombaların patlaması, yol kontrolü bahanesiyle insanlara çektirilen acı ve eziyetler, ev baskınları -herkesin içini farklı tarzda doldurabildiği-, “kötü muamele” örnekleri bütün çıplaklığıyla görülüyor. Emperyalist işgalcilerin bizzat yaptıkları yanında teşvik ettikleri uşaklarının suçlarını da nasıl hasıraltı etmeye çalıştıkları belgeleniyor. Çoğu kez “çatışma” süsü verilen öldürmelerin gerçekte nasıl pervasızca işlenen cinayetler olduğu açığa çıkıyor. Çoğunun dosyasının üzerinde “soruşturmanın devamına gerek yok” damgasının yer alması, bunun nasıl merkezi ve resmi bir politika olduğunu belgeliyor.



2003'te ABD'nin -ve müttefiklerinin- Irak'ı işgaliyle başlayan süreçten günümüze uzanan yıllar boyunca, rakamlar da verilerek binlerce sivilin sokak ortalarında nasıl kurşunlandığı, şüpheli denilerek vahşi işkencelerden geçirildiği, sorgulandığı, tutuklandığı... hem yazılı belgeleriyle hem video görüntüleri ve fotoğraflarla ortaya konuyor. Irak'taki sivil ölümleriyle ilgili resmi istatistiklere sahip olmadıkları yalanına sarılan ABD emperyalistleri, ölü sayısını 109 bin kişi olarak açıklıyorlar -bunun 66 bini siviller olarak belirtilmiş. Bu belgeler arasında, Wikileaks'ın “Collateral Murder” (“Ek Cinayet”) olarak adlandırdığı bir video da yer alıyor. Film 2007’de Irak’ta bir ABD helikopterinin siviller üzerine düzenlediği saldırıyla aralarında iki Reuters muhabirinin de olduğu 12 kişi katledildiği olayı işliyor.

Utanmaz tepkiler


Belgelerin yayınlanmasından sonra tepkiler gecikmedi. ABD'nin işbirlikçilerinden katillerin başı Irak Başbakanı Nuri el Maliki, “Bu bir komplodur ve benim hükümet kurmamı engellemeye dönüktür” feryatlarıyla ortaya çıktı. Maliki'nin iddiası tümüyle temelsiz sayılmaz gerçi ama, kendine bağlı cinayet şebekeleri kuran bu katilin elindeki kan bu gerekçenin arkasında yıkanamaz! Mikrofonlar sokaktaki vatandaşa çevrildiğinde yüzünde acıdan başka bir ifade olmayan Iraklıdan, “Bizim icin bilinmeyen şeyler değil bunlar. Biz bunları zaten yıllardır yaşıyoruz; her ailede en az bir şehit, bir işkence mağduru vardır. Bu belgeler yaşadığımız vahşetin bütün dünyaya, hem de resmi olarak ilanıdır” sözleri duyuluyor...

Emperyalist katillerin tepkileri ise hiç de şaşırtıcı olmadı. Wikileaks'ın yayınını, her zaman yaptıkları gibi inkar, çamur atma ve tehdit sağanağıyla boğmaya çalıştılar.

ABD, “tarihin en büyük belge sızdırma” operasyonu olarak nitelenen olayı “sert bir dille” kınadı. Pentagon, hiçbir inandırıcılığı olmayan bir senaryo ortaya attı: Belgeler, Irak'ta operasyonal birliklerde görev yapan kimi askerlerin ham gözlemlerini yansıtıyordu, yani nesnel değildi! Hatta bunlar bir soruşturmaya temel oluşturmak üzere derlenmişlerdi. Resmi belgelerde ortaya konanları bile yeterince “nesnel olmadığı” için dikkate almayan emperyalistler, Savunma Bakanlığı sözcüsü aracılığıyla bir hamle daha yaptı: ABD'nin resmi politikası, “elaltından yapılması muhtemel kötü muamele” durumlarının rapor edilmesi üzerine kuruluydu. O nedenle bu türden davranışlar sorumlu güçlere ve kurumlara bildiriliyor, bilgi sahibi olunan durumlarda da engellenmeye çalışılıyordu! Bu türden “sızıntıların” ABD ve müttefiklerine zarar vereceğini savunan Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, emperyalist tehdit sopasını sallayan bir açıklama getirdi: “ABD görevlilerinin ve ortaklarının hayatını tehlikeye atan her türlü bilginin bireyler ve örgütler tarafından sızdırılmasını en açık şekilde kınıyoruz”.

Tarih sizin biçimlendirdiğiniz gibi uzun süre bu şekilde ak(a)maz!.. İlerde kimbilir hangi hesaplarla kim kimin k....ı açacak, hangi vicdanlar kanayıp konuşmaya başlayacak, bakalım daha hangi haltlarınız çıkacak ortaya!.. Irak ve Afganistan'da emperyalist işgal ve saldırganlık karşısında diz çökmeyenlerin korosuna biz de katılıyoruz: “Hiçbir yere gittiğimiz yok, biz buradayız! Hesabınızı görmek için bekliyoruz!”

(*) WikiLeaks'ın ilk yayını, geçtiğimiz Temmuz'da Afganistan'da yaşananları gözler önüne seren bir içerikteydi. 90 bin resmi belgeye dayanan Afganistan belgeleri, internette yayınlanmadan önce, dünya çapında ünlü New York Times, Guardian ve Der Spiegel gibi yayın organlarına gönderildi..