Faşizmin kaçırma ve işkence saldırıları devam ediyor. İstanbul'un göbeğinde, Şişli'de bir yurtsever kaçırıldı, işkence yapıldı; İzmir'de bir Devrimci Demokrasi okuruna ajanlık dayatıldı; bir ESP'li gözdağı amacıyla Mecidiyeköy'de darp edildi.
Geçmişte PKK davasından 7 yıl hapis yatan 26 yaşındaki Cemal Özün geçtiğimiz Çarşamba günü saat 19:30 sularında Şişli minübüs duraklarından sivil polisler tarafından kaçırıldı. Özün, kaçırıldığı gün faşizmin zindanlarında yakalandığı Hepatit B hastalığının tedavisi için gittiği doktordan dönüyordu.
Takip edildiğini anlayan Özün bir sokağa girdi. Girer girmez de omuzuna vuran bir elin sahibi “Sesini çıkarma ve arkana bakma” diyerek Özün'ü 5-6 metre ötedeki bir arabanın yanına götürdü. Gözleri bağlanarak araca sokulduktan sonra yaklaşık yarım saat süren bir yolculuğun ardından Özün karanlık ve yankı yapan bir yerde buldu kendini.
Kaçıranlar kendilerinin açıkça sivil polis olduklarını söyleyip, Okmeydanı ve Nurtepe'de yapılan eylemleri üzerine yıkmaya çalıştılar. Özün, gerçekten polislerse gözaltını ve nerede olduğunu ailesine bildirmesi gerektiğini söyledi. Bunun üzerine polisler bir telefon getirdiler. Ailesini arayan Özün gözaltına alındığını söyledi polislere ailesine söylemek üzere nerede olduğunu sorunca polisler, “Burada soruları biz sorarız” diyerek telefonu kapattılar. Polisler 15 dakika sonra tekrar telefon açtırıp ailesine “Gayrettepe'de olduğunu söyle”mesini istediler.
Küfürlü, işkenceli sorgu boyunca Cemal Özün'ün ellerinde 6 tane sigara söndürüldü ve ayak parmaklarına bağlanan manyetolarla elektrik verildi. 3 saat süren işkenceli sorgunun sonunda yapılan ikinci elektrik işkencesinin ardından Özün bayıldı ve polisler tarafından Okmeydanı SSK Hastanesi Acil Servisi'nin önüne atıldı. Hemşireler Özün'in sivil giyimli 4 kişi tarafından getirildiğini söylediler.
Hastaneden kardeşi tarafından alınan Özün gece saat 02:00'de rahatsızlanınca tekrar hastaneye kaldırıldı. Ertesi gün ise şikayet amacıyla Şişli Emniyet Müdürlüğü'ne gitti. Emniyet'te 7 kez sorgulanan Özün polis tarafından dikkate alınmadı. Hatta bir polis "Sen bir şeyler yapmışsındır" diyerek ağır hakaretlerde de bulundu.
Devrimci Demokrasi gazetesi okuru olan Hüseyin Etil de 7 Nisan'da İzmir'de ikamet ettiği evinden iki polis tarafından alınarak semtte bulunan bir kahveye götürüldü. Etil'e tehditler edildi ve ajanlık dayatmasında bulunuldu. Polisler Etil'e, “Sen 'Kamu Yönetimi'nde okuyorsun, kaymakam olacaksın, elimizde sana ait fotoğraflar var. Bizimle hareket edersen bunları yok ederiz. Senden istediğimiz her gün Devrimci Demokrasi gazetesine gidip orada konuşulanları dinleyip bize aktarman” dediler. Onursuzluğu kabul etmeyen Etil'e polisler tehditler yağdırdılar.
ESP'li Cüneyt Çolak’da 12 Nisan günü iş dönüşü Mecidiyeköy Metro önünde "ateş isteme" bahanesiyle sivil polisler tarafından durdurulup darp edildi. “Ayağını denk al" diyen polis "Sonun F tipi hapishanesi olur" diyerek Çolak'ı tehdit de etti.