Ortada suçlu varsa bir terörist varsa oda kendi hukukunu bile dikkate almayan devlettir
Yeni Demokrat Gençlik üyelerine yönelik gözaltı ve tutuklamalar protesto edildi. 1 Temmuz 2010 tarihinde yedisi Mersin biri İstanbul olmak üzere toplam sekiz YDG üyesinin gözaltına alınıp hala tutuklu olması protesto edildi.
Eski Sümerbank önünde toplanan YDG üyeleri, devrimcilere ve yurtseverlere yönelik saldırıları kınayarak baskıların ve tutuklamaların kendilerini yıldıramayacağını vurguladılar. Basın açıklamasına Alınteri, Devrimci Hareket, DHF, MBP destek verdi.
Basın açıklaması sırasında "Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz!", " Yaşasın devimci dayanışma!", "Devrimci irade teslim alınamaz!", "Devrimci tutsaklar onurumuzdur!" sloganları atıldı.
Basın açıklamasında;
" İleri demokrasi söylemlerinden bahseden AKP hükümeti her sahneye çıktığında "demokrasi ve özgürlük" söylemlerinin öne çıkarıldığı günlerde devrimci, yurtsever güçlere yönelik artarda operasyonlar gerçekleştirilmiş, özgürlük ve insan hakkı namına ne varsa ayaklar altına alınmıştır. Aynı dönemde BDP ve Halk Cephesine baskınlar düzenlenmiştir.
denildi.
Bu operasyonlardan birisi de YDG'lilere yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Adına operasyon denilen saldırı sonucu yapılan ev baskılarında 7'si Mersin ve 1'i İstanbul'da olmak üzere 8 arkadaşımız gözaltına alınmıştır. Apar topar evlere giren kolluk kuvvetleri gözaltına alınan yoldaşlarımızın bazılarının kafalarına silah dayanmış, bazı yoldaşlarımızı yere yatırarak darp etmiştirler. Hiç bir neden gösterilmeden gözaltına alınan 5 YDG'li tutuklanmıştır.(...)
devrimci ve yurtseverleri güçleri sindirmek, boğmak için kendi hukuklarını bile ezip geçmekten çekinmeyen devlet yine kendini açık etmiştir.
Dava dosyasında suça vücut verdiği iddia edilen olaylar asıl yasadışı faaliyeti kimlerin yürüttüğünü göstermektedir. "Terör örgütü" üyesi olmakla suçlanan yoldaşlarımız bütün faaliyetleri İnsan Hakları Derneği, Demokratik Toplum Partisi, Genç-Sen gibi yasal kurumların eylem ve etkinliklerine katılmak bile suç olarak ilan edilmiştir. Kürt ulusuna yönelik saldırıların son bulması ve Güler Zere ve tüm hasta tutsaklara özgürlük ve 1 Mayıs gibi takvimsel gündemlerde yürüyüşlere, binlerce insanın katıldığı Munzur Doğa ve Kültür Festivali'ne katılan yoldaşlarımızın attığı her adım "Terör örgütü"'nün faaliyetlerinin bir parçası olarak ortaya konmaya çalışılmıştır YDG örgütlülüğümüzü "illegal" örgütmüş gibi resmen çaba harcanmıştır. Bağımsız bir demokratik kitle örgütü olarak YDG tamamen meşru bir faaliyet yürütmekte, kendisini bir çok yasal eylem ve etkinlikte açıkça ifade etmektedir.
Devrimci mücadelenin bir parçası olan örgütlülüğümüzün başka örgütlerle anlayış bağlamında belli ortaklaşmalarının olması bu örgütlenmelerle YDG'nin bağlantısı olduğu anlamına gelmemektedir.
Ortada suçlu varsa bir terörist varsa oda kendi hukukunu bile dikkate almayan devlettir.
Devrimci, demokratik faaliyetinin engellenemeyeceğini örgütlenme hakkımızı söke söke alacağımızı bir kez daha haykırıyoruz "
Basın açıklaması " Yaşasın devrimci dayanışma “ sloganı atılarak sonlandırıldı.
İzmir/ Alınteri