Örgütlenip direnmekten başka yapabileceğimiz birşey yok

14 aydır direnişteler, 17 defa gözaltına alındılar. "Kölece çalıştırılmaya karşı direnmek tek yol" diyorlar

GÜNCEL
Cumartesi, 15 Nisan 2006 (20 yıl 6 ay önce)

“22 yıldır işçiyim. Çorlu'da 3 yıldan beri işçilik yapıyorum. 14 Şubat 2005'te Deri-İş Sendikası'na üye olduk. 18 Şubat 2005'te kapının önüne konulduk. İşten atılınca fabrika önüne kurduğumuz çadırda direnişe başladık. 14 aylık direnişimiz boyunca 17 defa gözaltına alındık. 12 Nisan'da fabrikaya grev kararını astık. Grev pankatını asıp greve çıktığımız gün polis gelip bize, “Pankart asamazsınız. Orada çalışan işçiler var” dedi. Orada biz çalışıyorduk. 34 kişiydik tam 80 tane polis getirmişlerdi. Panzerden üzerimize su sıktılar, bayan arkadaşlarımızı saçlarından tutarak yerlerde sürüklediler. Hepimizi tartakladılar. Panzerin altında kalan arkadaşlarımız var. Çorlu'da tam bir kölece çalışma koşulları var. 6 ay çalıştırıyorlar, 6 ay atıyorlar. 22 yıllık işçiyim, bu kadar zamanda öğrendiğim tek şey örgütlenip direnmezsek bu kölece çalışma koşullarının sürgit devam edeceğidir.”

Sömürü düzenini, kolektif patron olarak devleti ve bu düzendeki rolünü, sınıfın halini tüm çıplaklığıyla ortaya koyan bu konuşma, 14 aydır direnişte olan ve geçtiğimiz günlerde direnişlerini greve dönüştüren İleri Deri işçilerinden birine ait.

İşçiler ve Deri-İş Sendikası bugün grevin ilk günü karşılaştıkları polis saldırısını kamuoyu ile paylaşmak için İHD İstanbul Şubesi'nde saat 11:00'de bir basın açıklaması yaptılar. Açıklamada daha önce sitemizde haberini yaptığımız saldırı ve direnişle ilgili yeni bilgilere ulaştık.

İleri Deri ve yine direnişte olan Birsinler Deri işçileri 12 Nisan günü sabah erkenden omuz omuza grev pankartını fabrikaya astılar ve fabrikanın kapısında kol kola girerek grev kırıcıların içeri girmesini engellediler. İki ekip otosu derhal fabrikanın önüne geldi. Emniyet Müdürü kendini patron yerine koyarak işçilere şöyle dedi: “Siz burada çalışmayı engelleyemezsiniz. Gerekirse (grev kırıcıları) gece getirtir, fabrikayı yine çalıştırırım. Sizi Çorlu'da sokakta bile dolaştırmam”. Direniş kırılamayınca fabrika önüne panzer destekli çevik kuvvet polisleri yığıldı ve saldırı başladı. Panzeri engellemek için önüne atılan bir işçi son anda arkadaşları tarafından çekilerek ezilmekten kurtarıldı. İşçilere panzerden su sıkıldı ve dövülerek birbirlerinden ayrılmaları sağlanmaya çalışıldı. 2.5 saatlik direnişin ardından birçok kadın işçi bayıldı. İşçiler bayılan arkadaşlarıyla ilgilenmek zorunda kaldıkları için direniş çözüldü. Ve bu esnada 33 işçi gözaltına alındı. Gözaltına alınan işçiler akşam 18:30'da bırakıldılar.

İstanbul'dan gelen Deri-İş yöneticileri saat 10:00 sularında bölgeye vardılar ve gözaltına alınmamak için çevreye dağılan işçileri toplayıp tekrar fabrika önüne geldiler. İlk asılan pankart polis tarafından indirilip yıltıldığı için işçiler yeni bir pankart hazırladılar. Öğlen yaptıkları basın açıklaması ile pankartı tekrar fabrikaya astılar.

Aşağıda İleri Deri işçileri ve İHD Çalışma Yaşamı Komisyonu'nun ortak hazırladıkları basın açıklamasını yayınlıyoruz:

Sendikalı oldukları için işten atılan ve 18 Şubat 2005 tarihinden beri fabrika önünde direnişte olan İleri Deri işçileri, yasal olarak elde ettikleri grev kararını uygulamak üzere 12.04.2006 tarihinde fabrika önünde toplandıklarında polisin vahşice saldırısına maruz kaldılar.

Sabah erken saatlerden itibaren, Çorlu Organize Deri Sanayi Bölgesi içerisinde yer alan İleri Deri fabrikasının önünde geniş bir yığınak yapan, panzer yerleştiren emniyet güçleri işçilere vahşice saldırdı. Saldırıya uğrayan işçiler çok sayıda arkadaşlarının yaralandığını bildirdiler. Ayrıca aralarında işçilerin yakınları ve grev ile dayanışmaya gelen ziyaretçilerin de bulunduğu 33 kişi polis tarfından gözaltına alındı.

14 aydır direnişte olan İleri Deri işçileri bu dönem boyunca birçok baskıya maruz kalmış ve kararlı direnişlerinin sonucunda baştan beri hakları olan grev hakkını kazanmışlardı. Bu süre boyunca patron önce işçilerin örgütlenme haklarını engelleyerek Deri-İş'te örgütlenen işçileri işten atmıştır. Gerekçe olarak işlerin durgun olduğunu öne sürmesine ve maddi sıkıntılardan dem vurmasına rağmen üretime devam etmiş ve çalıştıkları dönemde işçilerden esirgediği yüksek maaşları grev kırıcıları için ödemeye başlamıştır. Tam bir şark kurnazlığı içinde hareket eden patron, fabrikasını önceki müdürüne satarak adını Müge Deri olarak değiştirmiş ve böylece direnişi engelleyebileceğini düşünmüştür. Polis işçilerin haklı direnişini, kimi zaman çadırlarını yıkarak, pek çok defa işçileri keyfi biçimde gözaltına alarak ve en son örnekte olduğu gibi doğrudan saldırarak engelleme çabası içinde olmuştur.

Deri işçilerine yönelik saldırılar Çoru'yla ve İleri Deri'yle sınırlı kalmamaktadır. Gönen ve Tuzla'da aynı sebeplerle mücadele eden 500'e yakın işçi benzer baskılara maruz kalmaktadır. Deri-İş Sendikası'nda örgütlenmekte, işlerine ve emeklerine sahip çıkmakta kararlı olan başta İleri Deri işçileri olmak üzere tüm deri işçileri yılmadan hakları için mücadele edeceklerdir.

İleri Deri grevinin işçileri, diğer direnişçi deri işçileri ve Deri-İş Sendikası yalnız değildir. Örgütlenme ve mücadele eden işçiler tüm engelleri aşacak, mutlaka kazanacaktır.
Grev hakkı engellenemez!
Çorlu deri işçisi yalnız değildir!