Salı, 18 Nisan 2006 (20 yıl 6 ay önce)
Gebze'de 1 Mayıs mitingi, Gebze Sendikalar Birliği'nin organizasyonuyla saat 16:00'da yapılacak. Mitinge kendi pankartı ile katılacak olan Gebze İşçi Platformu da 1 Mayıs öncesi son olarak teknik işleri konuşmak üzere Genel-İş Sendikası’nda bir araya geldi.
Toplantıya 15 işçi katıldı. Toplantıda, ilk defa Platform'un bir toplantısına katılan tersane ve inşaat işçileri de vardı. Örgütlüğün gücünü hisseden işçiler Gebze İşçi Platformu'nun içerisinde varolacaklarını, hatta daha da geliştirilmesi gerektiğini söylediler. Toplantıdan önce bu işçiler için Gebze İşçi Platformu kısaca anlatıldı.
Toplantıda ilk olarak Platform'un 1 Mayıs'da taşıyacağı pankarta yazılacak slogan tartışıldı. Çeşitli öneriler geldi. Bu konuda herkesi kesen ortak sorunlar olan örgütsüzlük, dağınıklık, umutsuzluk, konuları ön plana çıktı. “Umutsuzluğa Karşı Umut, Güçsüzlüğe Karşı Güç, Çözümsüzlüğe Karşı Çözüm!” sloganı bu tartışma sonucunda belirlendi. 5 işçi gönüllü olarak pankartın yapımını üstlendi.
Daha sonra bildiri dağıtımı için yer ve gruplar belirlendi. Beş adet döviz hazırlamak için 3 işçi seçildi. Ve bunlar için herkes ne kadar verebiliyorsa, gönüllülük temelinde para toplandı. Toplantı işleri yürütmek için randevulaşılarak sonra erdi.
İşçiler 1 Mayıs afişlerini de astılar. Gebze İşçi Platformu'ndan bir kadın işçinin bu çalışmaya ilişkin anlatımını yayınlıyoruz:
[foto]gebze-afis.jpg[/foto]
Gebze'de duvarlar gülüyor
11-12 Mart tarihlerinde gerçekleştirdiğimiz 2 günlük Kurultayımızda öncü işçiler olarak birçok karar almıştık. Ve asıl işlerimizin bundan sonra başlayacağını ortaya koyduk.
1 Mayıs'a kısa bir süre kaldı. İşçi ve emekçilere sesimizi duyurmanın bir aracı olan afişlerimizi asmak için Cumartesi akşamı biraraya geldik.
Hepimiz işçi olduğumuzdan ancak akşamları biraraya gelebiliyoruz.
İlk olarak hem sanayii işçilerinin servis güzergahı, hem E-5 üzeri, hem de Osmangazi Tren İstasyonu'ndan inip Gebze'nin emekçi semtlerine giden tershane işçilerinin geçiş güzergahı olan
Feniş Köprüsü'ne yapmaya başladık. Bir elimizde kova bir elimizde de fırça ve afişlerimiz… Çevredekiler bizleri izliyor. Gebze-Harem minübüsünün yolcularının gözleri üzerimizde… Korna çalan, selam verenler var.
Ben de elimde fotoğraf makinesi yaptığımız afişlerin resimlerini çekiyorum. Bir taraftan da etrafı kolaçan ediyorum. Son dönemde yaşanan provokasyonlar hepimizin malumu. Kendi aralarında konuşan ve sürekli bize bakan 6-7 kişilik bir grup dikkatimizi çekiyor... Hemen onlarla tanışalım, konuşalım, niyetlerini de anlarız 1 Mayıs'a katılmaları için çağrı da yaparız dedik. Malesef sınıf içinde hala yaygın olan feodal değer yargılarını dikkate alarak erkek işçilerden birine onlarla konuşmasını önerdim. Ben de destek amacıyla onunla gittim.
- Arkadaşlar merhaba. Bizler Gebze'de çeşitli fabrikalarda çalışan işçileriz. Şu anda birlik, mücadele, dayanışma günü olan 1 Mayıs'ın afişlerini yapıyoruz. Peki siz işçi misiniz, nerede çalışıyorsunuz?
- Evet, tersane de …
- Bizler tersaneye sürekli geliyoruz ve sizin çalışma koşullarınızı biliyoruz: Sendikasız, sigortasız çalıştığınızı, gece gündüzünüzün olmadığını, her zaman iş kazalarının yaşandığını, ölümle burun buruna olduğunuzu…
- Evet haklısın.
- Bizler Gebze'de işçi platformu oluşturduk. Çeşitli sektörlerden işçiler var. Burada da aynı sorunları yaşıyoruz. Ve biraraya gelebilirsek bu sorunları aşabileceğiz, çözebileceğiz. Biz bunu yapmaya çalışıyoruz. Ve yarın bizim toplantımız var sizler de gelip katılabilirsiniz. 1 Mayıs'a Gebze İşçi Platformu olarak katılacağız ve sizler de gelin bu günde birlikte yürüyelim diyoruz.
“Gelmeye çalışacağız” diyerek minübüse binip evlerine doğru yol alıyorlar.
Köprünün karşısına geçiyoruz. Devam ediyoruz afiş asmaya.. Meraklı gözler yine üzerimizde, tabi bizim gözler de onların.. Bir telefon bir ilişki çıkar diye. İri yarı, orta yaşlı bir işçi bizi
“İşçisin sen işçi kal, giy dedi tulumları” şarkı sözlerini mırıldanarak selamladı ve sordu:
- Siz ne yapıyorsunuz?
Anlatıyoruz.
Sarkuysan'da çalıştığını öğrendiğimiz işçiye Gebze'deki 1 Mayıs'a katılıp katılmayacağını soruyoruz.
“Bakalım vardiyaya denk gelmezse katılırız. Hadi sizlere kolay gelsin” deyip gelen minübüse atladı.
Daha sonra
Pimaş köprüsüne geçiyoruz, hava kararmış pek fazla kimse kalmamış dışarıda. Burayı da yapıyoruz. Kostiğimiz bittiğinden dolayı ertesi gün devam etmek üzere ayrılıyoruz. Ertesi gün tedarikliyiz, yanımızda 5'er litrelik su, yedek kostiğimiz var, hem afişlerimiz de fazla..
Gebze Organize Sanayi'nin girişine gittik. Ve köprünün geniş bacaklarına bolca afişlerimizi astık. Ve başarmanın sevinci ve mutluluğuyla ayrıldık."