Çürümenin dibi yok. Sistemin her yanından pislik akıyor. Bu çürüme Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı’nda (YGS) şifrelemeyle bir kez daha patladı, Gençlik 'mod medyan'a kurban edildi. ÖSYM tarafından bu tablonun sorumlusu bir “matbaa görevlisi” ilan edildi. Balıkesir, Antalya, Van ve İstanbul'da binlerce genç öfkesini dile getirdi
Çürümenin dibi yok. Sistemin her yanından pislik akıyor. Bu çürüme Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı’nda (YGS) şifrelemeyle bir kez daha patladı.
Fırsat eşitsizliğinin, dershanelerin, 'paran kadar eğitim'in keşmekeşi içinden çıkıp sınav sistemiyle elek üzerine konuldu genç beyinler. Bu elekte sallandırılmanın sosyal/psikolojik etkileriyle boğuşup hapishaneye girer gibi sınav salonlarına girmenin gerilimini yaşarken, şimdi şifreleme depreminin yarattığı etkiyle karşı karşıya bırakıldı.

Gençlik 'mod medyan'a kurban edildi. ÖSYM tarafından bu tablonun sorumlusu bir “matbaa görevlisi” ilan edildi. Bu tablo 1 milyon 700 bin genç ve onların ailelerinde tam bir travma etkisi yarattı.
Bu tepkileri de beraberinde getirdi. Günlerdir ÖSYM rezaletinin kurbanı olan gençlik tepkilerini eylemli biçimlerde dile getiriyor. Bugün ülkenin birçok yerinde sınavzedeler sokağa çıktı. Balıkesir, Antalya, Van ve İstanbul'da binlerce genç öfkesini dile getirdi.
İstanbul'da Facebook üzerinden örgütlenen binlerce liseli İstiklal Caddesi'ne çıktı. “Geleceğin, doktorları, avukatları, bugünün hırsızları!”, “'Parasız sınavsız eğitim!”, “Eşit bilimsel parasız anadilde eğitim!”, “Ya adalet ya kıyamet!”, “ÖSYM sınavı al başına çal!”, “Parasız eğitim istiyoruz!”, “Eğitim sisteminiz batsın, ÖSYM altında kalsın!” yazılı pankart ve dövizler, şifrelemeleri simgeleyen çizimler taşındı. Yürüşte öfke seline dönüşen sloganlar atıldı.
Taksim Meydanı’na yürüyen öğrenciler adına Berkin Dereli, “YGS’yi iptal ettirerek kimseyi zor duruma sokmak istemediklerini belirtti. Dereli, sınav sisteminde yaşanan skandalı hatırlatarak “KPSS'de yaşanan kopya skandalının ardından çok geçmeden bir skandal da YGS sınavında yaşanmıştır. Sınav için yoğun güvenlik önlemi alınıp adayların teker teker aranmasına ve salonlarda kontrol edilmesine rağmen yine aynı senaryo yine aynı tablo ile karşı karşıya bulunmaktayız.
ÖSYM kurumunun en önemli görevi halkın ve sınava giren öğrencilerin güvenini boşa çıkarmamaktır. Bizlerin sizlerden en büyük beklentisi buydu. Fakat beklentilerimizin karşılığını veremediler. Bunca öğrencinin ve velinin güvenini boşa çıkardınız. Sayın Ali Demir'i yaşattığı güvensizlikten dolayı istifaya davet ediyoruz” şeklinde bir açıklamada bulundu.
10 Nisan Pazar günü ülkenin dörtbir yanında eşzamanlı eylem yapılacağı vurgulandı. Parasız, sınavsız bir eğitim sistemi olmadan bu keşmekeşin yaşanmasından kurtulmak mümkün olmayacak.
Tartışma ve sorgulama “şifreli soru var mıydı, yok muydu” kıskacına sıkıştırılamaz. Sorgulanması gereken elemeci, eğitim ve sınav sistemidir. Parasız, sınavsız bir eğitim sistemi için sokağa, eyleme!..