Şimdi sonuç almaya kilitlenme zamanı. Sınav sistemi parçalanana kadar yüklenelim!.. Eğitimde yarışçı, işte ve yaşamda köle, sokakta dışlanan olmak istemiyorsak birleşik mücadele için yürüyelim!.. Sokağa, eyleme, özgürleşmeye!..
Sistemin rezaleti KPSS'de patladı, YGS'de patladı... Yolsuzluk ve çürüme artık kabına sığmıyor. Fakat bu kez duvara tosladılar. Gelecekleri çalınan gençler “yeter artık” dedi. Toplumun vicdanı olan liseliler giderek daha kitlesel ve yaygın bir hareket dinamiği yakaladılar.
Çıta biraz daha yükseldi. Şimdi sıra 15 Nisan'daki boykotta. Üstelik pasif bir okula gitmeme hali değil. Okullar boykot edilip sokağa çıkılacak, hesap sorulacak. Eğitim-Sen ve KESK nihayet birer açıklama yaparak 15 Nisan eylemine destek ve katılım çağrısı yaptılar.
Talepler çok açık:
- Bu rezaletten birinci dereceden sorumlu olan ÖSYM Başkanı Ali Demir, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ve YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan derhal istifa etmelidir!
- ÖSYM ve YÖK dağıtılmalı, sınav sistemi kaldırılmalı, herkese eşit parasız, bilimsel, anadilde eğitim ve üniversite hakkı tanınmalıdır!
Sınav sistemini parçala
Bu talepler yerine getirilinceye kadar, sürekli hücum tazeleyerek sokağa çıkılmalıdır. Kitle gücünün ve sokağın başaramayacağı şey yoktur. Bırakalım tarihi, bunu günümüzde diktatörler deviren halk ayaklanmalarından biliyoruz. Nasıl ki Mübarek gitmeden Tahrir boşalmadıysa, at yarışına dönüştürülen bu sınav sistemi parçalanmadan sokaklar terkedilmemelidir!
Cumhurbaşkanı, Başbakanı başta olmak üzere bilumum sistem savunucuları, “Mod-medyan mı, o da ne?”, “suçlu matbaacı” diyen ÖSYM başkanı Ali Demir'in açıklamalarından “tatmin olduk”larını söylediler. Onbinlerce genç ve aileleri, eğitim uzmanları bu yalanlarla “tatmin olmadık”larını ilan ettiler.
Şimdi sonuç almaya kilitlenme zamanı. Sınav sistemi parçalanana kadar yüklenelim!..
Sistem aynı sistem
Gençliğe geleceğini çalan ezberci eğitim ve sınav sistemi nasıl dayatılıyorsa, bugünün işçisine, emekçisine esnek, güvencesiz, kölece çalışma ve yaşam koşulları da öyle dayatılıyor. MAS-DAF'da olduğu gibi işçiler sendikalaştıkları için kıdem tazminatı hakları dahi gaspedilerek işten atılıyor. Kapitalizmin çirkefi ve çürümüşlüğü her yanından sırıtıyor.
Eğitimde yarışçı, işte ve yaşamda köle, sokakta dışlanan olmak istemiyorsak birleşik mücadele için yüklenelim. Şimdi tam zamanı. TEKEL Direnişi'nden bu yana, taşeronluğa ve güvencesizliğe karşı irili ufaklı işçi direniş ve eylemleri birbirini kovalıyor. Kürt halkı inkar ve imha politikasına karşı iradesine sahip çıkan bir mücadele hattı izliyor. Öğrenci gençlik dayatılana boyun eğmiyor.
Sistem aynı sistem. Şimdi sisteme karşı birleşik mücadele hattını geliştirme zamanı... Sokağa, eyleme, özgürleşmeye!..