Uğur Hülagü Gürdoğan Adana Asri Mezarlığı'ndaki mezarı başında dün yoldaşları tarafından anıldı. Saygı duruşuyla başlayan anmada Uğur yoldaşın mücadele yaşamından kesitler anlatıldı, mezarına kırmızı karanfiller bırakıldı ve hepbir ağızdan “Biz Kazanacağız” marşı söylendi.
Uğur Hülagü Gürdoğan, TİKB davasından tutuklu bulunduğu Ümraniye E Tipi Cezaevi'nde tedavisi engellenerek 1999 yılında 19 Nisan'ı 20 Nisan'a bağlayan gece katledildi. Uğur tedavisi engellenerek katledilmesine sebep olan Hepatit B hastalığına da faşizmin zindanlarında yakalanmıştı. Uğur öldükten sonra hastalığın Ümraniye Cezaevi'nde salgın durumunda olduğu, 30'a yakın tutsakta bulunduğu ortaya çıktı.
Uğur Hülagü Gürdoğan 16 Nisan 1999'da rahatsızlanarak revire kaldırıldı. Durumu ciddi olmasına rağmen sevki yapılmadı. Ertesi gün tekrar rahatsızlanır fakat Cumartesi günü olması bahane edilerek sevk için Pazartesi gününe kadar bekletilir. 19 Nisan Pazartesi ateşinin yükselmesi ve durumunun daha da kötüleşmesi üzerine koğuşa doktor çağırılır. Doktor gribal enfeksiyon olduğunu, durumunun ciddi olmadığını söyleyerek geçiştirir. Doktor serum verip, reçete yazsa dahi alınmadığı için Uğur kullanamaz. Akşam üzeri tekrar çağırılan doktor gelmeye tenezzül bile etmez. Cezaevinde ölmemesi için Haydarpaşa Numune Hastanesi'ne sevki yapılır Uğur'un. Ama cezaevi komutanı “Sevki Numune'ye değil” diyerek müdahale eder ve Bayrampaşa'ya gönderir. Bayrampaşa kayıtlarında adı çıkmayınca olması gerekenden 4-5 saat sonra Numune'ye varıyor Uğur. Numune'de doktorlar Uğur'un halsiz ve sararmış halini görünce sarılıktan şüpheleniyorlar. Ve filmi çekiliyor. Uğur bu arada gözlem odasında tutulurken ağzından kan geldi ve öldü.
Tutsakları sadece işkencelerde, çatışmalarda, sokak infazlarında katletmez faşizm. Onun kanlı yüzü her yerdedir. Tutsakları tedavi etmeyerek katletmesi de yetmez, hücrelere gömerek kimliksizleştirmek, kişiliksizleştirmek ister.
Fakat asla teslim alınamayan tutsaklar devrimci iradelerini Uğur yoldaşın katledilmesinin ardından da ortaya koydular. Uğur yoldaşın anması Ümraniye Cezaevi'nde katledilişinin hemen ardından 21 Nisan günü yapıldı. Cezaevinde tüm devrimcilerin sevgisini kazanan ve örnek bir kişiliğe sahip olan Uğur yoldaşın anması da bu durumu kanıtlar nitelikteydi. Anma töreni sırasında ana malta tamamiyle doldu ve aynı esna da A Blok da işgal edildi. Ayrıca cezaevinde Uğur'un katledilmesinin ardından zemin aramalarına izin verilmediği gibi sayım da verilmedi. Ve ilk görüş gününde tutsak ailelerinin de katıldığı bir anma yapıldı. Aşağıda Ümraniye Cezaevi'nde tutsakların Uğur yoldaşın katledilmesinden sonra yaptıkları açıklamayı yayınlıyoruz:
Faşizm içimizden birini daha katletti. 19 Nisan '99'da Pazartesi akşamı sevk edildiği Haydarpaşa Numune Hastanesi'nden TİKB tutsağı Uğur Hülagü Gürdoğan'ın ölüm haberi geldi. Sadece işkecelerde, çatışmalarda, sokak infazlarında katliamcı yüzünü göstermiyor burjuvazi. Tedavi etmeyerek ya da geciktirerek, hastane sevklerini yapmayarak, kötü ve sağlıksız koşullarda yaşamaya mahkum ederek de katlediyor devrimcileri. Dün Çetin Güneş'i katletti, bugün Uğur Hülagü Gürdoğan'ı... Sırada Filiz Gülkokuer ve kimbilir daha niceleri var...
Yiğit komünist Uğur Hülagü Gürdoğan 2 yıldır cezaevindeydi. 2 No'lu DGM'de, MHP Kartal İlçe Başkanı Nihat Uygun'un cezalandırılması eyleminin görüldüğü TİKB davasından yargılanıyordu. Bu davada yargılanan herkes gibi, avukat ve ailelerle birlikte o da defalarca MHP'li faşistlerin saldırısına uğramıştı. Bu nedenle, bu yönlü kasıtlı ve bilinçli bir provokasyon da görüş menzilimiz dışında değildir.
Sorumlu, bu sömürü ve zulüm düzeni ve onun devamından medet uman burjuvazi ve uşaklarıdır. BEDELLERİNİ MİSLİ MİSLİ ÖDETECEĞİZ!
Uğur Gürdoğan Ölümsüzdür!
Asla Unutmayacağız, Asla Bağışlamayacağız!
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!
TİKB, TKP(ML), TKP/ML, PKK, TKEP/L, TDP, MLSPB, TKP/Kıvılcım