Sosyal Yıkıma ve Irkçılığa Karşı 1 Mayıs’a

TİKB-YDK: Bugün dünyanın her yeri 120 yıl öncesinin Chicagosu'dur. Alanlardan bir ses yükseliyor, sınıfın sesi

GÜNCEL
Cuma, 21 Nisan 2006 (20 yıl 6 ay önce)

Türkiye İhtilalci Komünistler Birliği - Yurtdışı Komitesi'nin (TİKB-YDK) çıkardığı 1 Mayıs bildirisini yayınlıyoruz. Yanda da Komite'nin çıkardığı ve Avrupa'nın bir çok ülkesinde duvarları süsleyen 1 Mayıs afişi...


Emperyalist barbarlığın zincirlerinden boşaldığı günlerden geçiyoruz! Bu barbarlığın düzeyi, sermayenin kar oranlarına ve vahşi rekabete endekslidir! Dünyanın her yeri bu yasanın belirlediği gözü dönmüş bir saldırganlıkla sarsılıyor! Bir yanımız; neoliberal sosyal ve siyasal yıkım saldırıları ile depremler yaşıyor! Daha fazla kölelik ve birbirimizle rekabet ve düşmanlık dayatılıyor! Bir yanımız savaş ve işgalle kanıyor! Emperyalistler yeni işgal planları hazırlıyor. Bir yanımız; kimyasal silahlarla katledilen Kürt gerillaları ve yaşları 3, 6,.. olan Kürt çocuklarına sıkılan kurşunlarla dağlanıyor!

Dünya proletaryasının ve emekçilerinin grev ve direnişlerle bayramlaştırdıkları 1 Mayıs’ın 120. yılına bunlarla giriyoruz! Ve bu saldırganlığa karşı her tarafta mayalanan direniş ve isyanın ayak sesleriyle… “Barbarlığın sınırı yoksa direniş ve isyanın da sınırı yoktur!’’ diyor dünya işçi ve emekçileri, ezilen halkları! İşte Irak’ta işgalcileri köşeye sıkıştıran, sıkıştırdıkça daha da saldırganlaştıran halk direnişi! İşte Kürdistan’da her türlü baskıya, inkara, aşağılanmaya karşı taşla, molotofla isyana duran Kürt halkının onurlu direnişi! Ve işte henüz sınıf dili ile aynı kanalda buluşamasa da tüm Avrupa’yı saran proleter silkeniş!

120 yıl önce Chicago proletaryasının direniş ve grevle yazdıkları baş eğmezlik manifestosu, 21.yüzyılın başında, dünyanın her yerinde yeniden yankılanmanın kanallarını zorluyor! Grev oluyor, direniş oluyor, isyan oluyor!

İşte Fransa… Eylemin ve direnişin özgürleştiren diliyle konuşan Fransa. Sosyal yıkım saldırılarının ayaklarından biri olan “yeni iş yasası“na karşı başta gençliği olmak üzere işçi ve emekçisiyle eylemin diliyle konuşan Fransa. Militan, birleşik ve kitlesel eylemleriyle günlerce sokakları özgürleştirmenin sonucunda yasayı geri püskürten Fransa. İşte Almanya… Kamu çalışanlarının, metal işçilerinin, doktor ve sağlık emekçilerinin haftalardır süren grev, direniş ve eylemleri. İşte İngiltere… Belediye işçilerinin bir buçuk milyon kişinin katılımıyla gerçekleştirdikleri son 80 yılın en geniş katılımlı grevi. İşte Yunanistan… Özelleştirme, esnek çalışmaya karşı son on yılın en kitlesel grev eylemlerini gerçekleştiren işçi ve emekçileri.

Chicagolu kardeşlerimiz bugün onlarla aynı barikatlarda, aynı grev alanlarında, aynı meydanlarda ‘’isyan, direniş, grev!’’ dediler! İşte tırnakla sökülüp alınan 8 saatlik iş günü hakkı ve pekçok kazanımımızın neoliberal gözü dönmüşlükle gaspedilme ataklarına karşı yaşlı kıta Avrupa’yı saran proleter öfke! İşte tüm Avrupa’dan, ABD’ye, Asya’dan, Latin Amerika’ya, Afrika’ya kadar ayağa kalkmış emekçi bölükleri! Ellerinde Chicagolu kardeşlerinin bir asır önce yazdıkları direniş bayrağı var! Bugün Chicago dünyanın her yeridir! Çünkü sermaye Chicago ve sayısız direnişle kazanılan tüm değerlerimizi gasp ederek bizi köleleştirmek, her dayatmasına boyun eğerek çürütmek istiyor!

Bizden öncekilerin bize bıraktıkları gelenek bizi sınırlarımızı aşmaya çağırıyor! Emekçilerin birliği ve üretimden gelen gücümüzün dili ile konuşmaya, kardeşleşmeye… Sermayenin saldırılarına karşı tüm bir sınıf olarak aynı kanalda akmaya… Bu sese kulak verelim! Bu ses, bunu yakalayamazsak köleleşeceğimizi söylüyor! Bu ses kapitalist barbarlığa karşı “başka bir dünyayı kendi gücümüzle kurmadıkça kurtuluş yok’’ diyor! Bu ses, ‘’Ya Barbarlık İçinde Yok Oluş Ya Sosyalizm’’ diyor!

Yaşasın 1 Mayıs!
Yaşasın Proletarya Enternasyonalizmi!
Ya Barbarlık İçinde Yok Oluş Ya Sosyalizm!

TİKB-YDK
Mayıs 2006