Pravda böyle çıktı

GÜNCEL
Pazar, 23 Nisan 2006 (20 yıl 6 ay önce)

Bolşevik yayın organı Pravda'nın ilk sayısı 22 Nisan 1912 tarihinde çıktı. Bu tarih yeni takvime göre 5 Mayıs'a denk geliyor.

Bolşevik Parti'nin elinde kitleler içinde kök salmanın güçlü bir aracı olarak işlev gören Pravda tam 645 sayı yayınlandı. Çarlık tarafından sürekli yoğun bir baskı altında tutuldu. Fakat tüm bu baskıları, sarsırmaz bir komünist kararlılığın yanı sıra eşsiz bir yaratıcılıkla aşmayı bildi. Söz gelimi tam 8 kez kapatıldı. Ama her defasında, örneğin “Za Pravda” (Pravda İçin), “Put Pravdi” (Pravda'nın Yolu), “Trudovaya Pravda” (Emek Pravdası) gibi benzer adlarla yeniden çıkarıldı.

Çarlık sansürünü aşmak için Ezop dilini kullandı. Fakat işçiler onun, “1905'in eksiksiz talepleri” ya da “üç direk” sözcükleriyle, Rus devriminin temel talepleri olan demokratik cumhuriyet, büyük topraklara el konulması ve 8 saatlik işgünü taleplerini kast ettiğini anlıyordu.

Çarlığın baskılarını etkisiz kılmak için uygulanan yaratıcı önlemlerden biri de, sansür kuruluyla girilen zaman yarışıydı. Basın kuralları her sayının ilk üç kopyasının önce sansüre gönderilmesini öngörüyordu. Ancak yasa, yolculuğun ne kadar sürmesi gerektiğinden söz etmiyordu. Bunun üzerine bu iş basımevinde çalışan 70 yaşındaki bir ihtiyara verildi. İhtiyar, toplatma olasılığına karşı mümkün olduğu kadar çok nüshanın dışarı çıkarılabilmesine olanak sağlamak için sansür bürosuna sallana sallana gidiyordu. İki saati bulan bu yolculuğun sonunda gazeteyi teslim ettikten sonra, dinlenmek bahanesiyle orada bir süre oturuyor ama asıl olarak gazeteleri inceleyen sansür müfettişini gözlüyordu. Eğer müfettiş Pravda'yı okuduktan sonra başka bir gazeteye başlarsa usul usul geriye dönüyordu. Fakat Pravda'yı okuduktan sonra telefona sarılırsa, koşarak odadan fırlıyor ve dönüş yolundaki köşe başlarına yerleştirilmiş habercilere işareti çakıyordu. Sonuçta, polis gelince matbaada toplamak üzere sadece birkaç tane gazete buluyordu.

Pravda'nın gerçek yazarlarının dışarıda kalabilmesi için onların yerine hapse giren sahte yazı kurulu üyeleri vardı. Bunlar 40 kadardı ve kimileri okuma yazma dahi bilmiyordu.

Her sayısının yarısı, sokaklarda gazeteci çocuklar tarafından ve yarısı fabrikalarda satılırdı. Günlük tirajı, 40 bin ila 60 bin arasıydı. Pravda işçilerin güçlü bir desteğine sahipti. Zaten onu yaşatan da bu destekti. Örneğin, bir yıl içinde Pravda'ya gelen mektup sayısı 11 bindi. Bu günde ortalama 35 mektup demekti.

Pravda'da işçilerin nasıl yaşadığı, kapitalistler tarafından nasıl amansızca sömürüldükleri, çeşitli baskı yöntemleriyle nasıl da ezilip aşağılandıkları anlatılıyordu. Çeşitli fabrikalarda ve sanayi kollarında çalışan işçilerin sıkıntılarını ve taleplerini, nasıl bir mücadele yürüttüklerini işliyor, işçi sınıfı hareketinin izlemesi gereken taktikleri ortaya koyuyordu. Büyük ve uzun süren grevler sırasında, gazete diğer fabrikaların ve sanayi kollarının işçilerini, grevcileri para yönünden desteklemek üzere kampanyalar örgütlüyordu. Bu, işçi sınıfının proleter dayanışma ruhuyla eğitilmesi demekti.

Pravda, yalnızca işçilerin yaşamını değil, başta köylülük olmak üzere diğer emekçi sınıf ve tabakaların sorunlarını da işliyor, onların devrimde işçi sınıfı müttefiki olarak eğitmeye çalışıyordu.

Pravda, yayın politikasıyla, iki buçuk yıl sonunda Rusya'nın siyasi bakımdan aktif işçilerinin beşte dördünün desteğini kazanmıştı. İşçilerin Pravda'nın şahsında Bolşevik Partiyi ve taktikleri sahiplenmelerinin önemli bir göstergesi de, onu yaşatmak için yaptıkları bağışlardı. 1914 yılında işçi gazeteleri için para toplayan toplan 7 bin işçi grubundan 5 bin 600'ü bolşevik basın için para topluyordu. Bu toplanan paralarla Çarlık tarafından Pravda'ya kesilen para cezaları ödeniyordu.

Stalin'in sözleriyle “1912 yılının Pravda'sı – Bolşevizmin 1917 yılındaki zaferinin temel taşını koydu.”