İş yok, ev yok, korku da yok!

“Geleceksiz gençlik” sözcüsü, Madrid Üniversitesi felsefe öğrencisi Victor Valdes'le yapılan röportajı yayınlıyoruz:

DÜNYA
Pazar, 22 Mayıs 2011 (15 yıl 5 ay önce)

Krizin sorumlusunun kendileri olmadığını belirten “Real Democracia Ya" ("Gerçek Demokrasi, Hemen Şimdi!”) ve güvencesiz gençlerin ortak mücadelesi "Juventud Sin Futuro" (“Geleceksiz Gençlik”) tarafından başkent Madrid'de düzenlenen ve 15 Mayıs'ta binlerce kişinin katıldığı onlarca gösteri, daha önce bireysel olarak sorunlarına dalmış çok sayıda vatandaşın bilincinde önemli bir sıçrama yarattı.

“Geleceksiz gençlik” sözcüsü, Madrid Üniversitesi felsefe öğrencisi 20 yaşındaki Victor Valdes'le yapılan röportajı yayınlıyoruz:


* “Geleceksiz Gençlik”i nasıl tanımlarsınız?
Victor VALDES: “Geleceksiz Gençlik”, Madrid'deki üniversitelerin temel ve eleştirel örgütleri arasındaki koordinasyon alanı olarak kuruldu. Geçmişte, Bologna Süreci'ne muhalefet ya da 29 Eylül 2010 genel grevine aktif katılım gibi çeşitli eylem ve mücadelelerle omuz omuza çalıştık. Bir adım atmaya karar verdik ve “Geleceksiz gençlik”'i, güvencesiz gençliğin ve öğrencilerin bir araya gelip yaşadıkları öfkeyi dile getirebilecekleri farklı ölçekte bir platform olarak harekete geçirdik. Onların krizini ödemeyi reddettiğimizi net bir şekilde vurgulamak istiyoruz.

* “Gerçek Demokrasi, Hemen Şimdi” ve “Geleceksiz Gençlik”in “İş yok, ev yok... korku yok!” gibi sloganlarıyla nasıl bir inisiyatif geliştirildi de 15 Mayıs gösterilerine gelindi?
Victor VALDES: 15 Mayıs bir başlangıç noktasıydı, sonrası geldi. 7 Nisan'da çeşitli sosyal ve politik grupları desteklemek, halk açısından büyük bir darbe olan emeklilik reformu (emeklilik yaşının 67'ye yükseltilmesi -çn) gibi ekonomik elitler tarafından tarafından girişilen bütün saldırılara karşı olduğumuzu dile getirmek üzere biz zaten sokaklardaydık. 7 Nisan beklenmeyen bir başarıydı. Bunun üzerine 15 Mayıs sivil katılımını, “Gerçek Demokrasi, Hemen Şimdi” Platformunu başlatarak aktif bir şekilde desteklemeye karar verdik. 15 Mayıs'a kadar yürütülen çalışmalar çok yoğundu ve gördüğümüz gibi meyvasını da verdi. Daha önceki eylemin sloganlarını kullanmaya karar verdik, çünkü bu sloganların İspanya'nın her yanındaki genç insanların ilgi ve ihtiyaçlarıyla mükemmel bir şekilde uyuştuğuna inanıyorduk. Memnuniyetle gördük ki, “korkusuz” sözcüğü bu hareketin sembolü haline geldi.

* Eylemde binlerce kişi vardı ve bunların büyük bir çoğunluğu daha önce kriz karşıtı bir gösteriye katılmamışlardı. Semboller ve bayraklarla verilen kimi mesajların bunu doğruladığını gördük. Siz hangi sonuçlara ulaştınız? Kolektif eylem söz konusu olduğunda bir sürü insanda baskın olan güven eksikliği kırıldı ya da bunda bir çatlak oluştu mu?
Victor VALDES: Bu seferberlik gözönüne alındığında geleneksel yapılara duyulan güven kaybedilmiştir. Sendikaların büyük çoğunluğunun ve onların politik işbirliği ve uzlaşması yeterince açık bir örnektir. Diğer bir deyişle, sınıfın çıkarlarını savunması gereken bir işçi örgütü, görevini yapmaması halinde etkinliğini kaybeder. Kitlelerin yerinden doğrularak sokağa çıkması ve bu olayın “vatandaşlık” sözcüğü etrafında merkezileşmesinin nedeni budur; çünkü herkes birbirine açıktır ve herkes birbirine saygı göstermektedir. Bu, toplumdaki hoşnutsuzluğun nasıl kanalize edileceğini bilen öfkeli bir halk hareketidir. Öte yandan, içinde büyük ölçekte halkı barındıran bu toplu eylemle, düşündüğümüzden çok daha güçlü olduğumuz gerçeğine ilişkin bir farkındalık yaratıldığına kuşku yoktur. En çok atılan sloganlardan birinin; “Birleşmiş halk asla yenilmez” olduğunu hatırlıyorum.

Sayısal katılım yönünden karşılaştırıldığında, şahsen (“Geleceksiz gençlik” olarak bu noktada henüz bir değerlendirme yapmadık) benim bütün söyleyeceğim, bu gösterilere genel grev sırasındaki gösterilere katılanların en az yarısının katılmış olmasıdır.



* Yetkililerin tavrı neydi? Halk caddelerde protesto ederken, savcıların, polisin ve İçişleri Bakanlığı'nın gençlere saldırması konusunda ne düşünüyorsunuz? Böyle olunca sosyal çöküşün sorumluları olan bankerlere karşı bir şey yapmayacaklar mıydı sanki...
Victor VALDES: “Hukukun üstünlüğü"nü oluşturanlar ve adaleti uygulayanlar, bazen kapitalistlerin baskı gruplarına tabidir. Benim naçizane düşünceme göre onlar, sosyal adaletsizliklere neden olanları yargılayıp mahkum etmeliydiler; adalete hükmedenlerin, bundan hoşlanıp hoşlanmadıkları görülecektir. Sessizlerin sesi duyurulmalı ve her zaman saygı görmelidir. Eğer durum bu değilse, bir şeyler yanlış gidiyordur. Toplumun büyük çoğunluğunun sesi, kamuoyunu biçimlendiren anaakım medyada duyulmuyorsa, bu özellikle böyledir.

Özellikle gençler söz konusu olduğunda, bizim durumumuzda bir damgalanma iklimi yaratıldı. Bu ülkede gençlerin hiçbir şekilde çalışmayacaklarına dair ünlü bir “önyargı” vardır. Bu, yıllardır Avrupa'nın en yüksek ve genç nüfus işsizliğinin yüzde 45'e varan oranıyla yaratılan kesinlikle aşağılık bir yalandır. Gerçeklik bizim çalışamayacağımız, onların da çalışmamıza izin vermeyecekleri yönündeydi.

15 Mayıs'ta 24 protestocu tutuklandı ve etrafta, diktatörlük dönemini hatırlatan polis güruhları kol geziyordu.

“Geleceksiz Gençlik”in bir bileşeni olarak, yürüyüşün sonundaki kendinden geçmiş gaddarlığı ve polis baskısını lanetliyor ve yaralı ve tutuklularla dayanışma içinde olduğumuzu ifade ediyoruz.



* Etkinliğin başında zeminde battaniye şeklinde afişler ve eleştirel bir toplumsal bilinci öne çıkaran kitap başlıkları görünüyordu. Önerdikleri eleştirel perspektifli kitaplar seferberlikle birlikte mi devreye girdi?
Victor VALDES: Bu işaretlerin -“Kitap Blokları”, daha çok Klein'ın kitapları- Avrupa'nın istikrarsızlık içindeki bir dizi ülkesinde farklı mücadeleler yürüten gençlerin ve öğrencilerin mücadelede kullandıkları yöntem ve araçlar olduğunu belirtmeliyiz. Gençler aynı zamanda okuyorlar. Bize kitap kadar temel, kültürel bir direnç gibi kimi şeyler kazandıran bilinçle, genel olarak üniversite eğitiminin ticarileştirilmesi planları arasında bir bağlantı var. “Geleceksiz Gençlik”in cephe önüne “Kitap Blokları”nı koyma kararı almasının nedeni budur.

* 15 Mayıs seferberliğinden sonra gençliğin ve bütün işçilerin geleceği nasıl olacak?
Victor VALDES: Yarın gençlik ve işçi sınıfı, direnişle, mücadeleyle ve kapitalist elitler ve hakim sınıflarla net ve cepheden karşı karşıya gelecek. Bu ancak emeklilik reformunu geri aldırmanın gereklerini yerine getirerek, servetin yeniden dağılımı için, eğitimin ticarileştirilmesi darbeleyerek, toplumsal ve evrensel barınma hakkının onurlu bir tarzda kazanılması için, şirketler için artık yeterince karlı olmadığımız için haksız yere işten çıkarılmamıza izin veren iş hukukunu kaldırarak gerçekleşecek. “Çünkü, çok ileri gittiniz, şimdi her şeyi istiyoruz!”

Kaynak: http://www.juventudsinfuturo.net/2011/05/tabla-de-reivindicaciones-jsf.html
Görüşme rebelion.org sitesi için Ramon Pedregal tarafından yapılmış, site için Fransızcaya çevrilmiştir. www.lcr-lagauche.be