Dünya Deri işçilerinin direnişi 85. gününde devam ediyor. İşçiler direnişlerini 83. gün patronun üretimi kaydırdığı ve yine Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesi içinde bulunan Öz Deri'nin önüne taşıdılar.
Tuzla deri sanayinin en çok iş yapan üç fabrikasından biri olan Dünya Deri işçileri sendikal örgütlülüklerini Deri-İş sendikasında örgütlenerek sağladılar. İşlerin yoğun olduğu bir dönemde sendikal çalışmayı öğrenen Dünya Deri patronu sendikayı kabul etmek zorunda kaldı. İşçilerin sendikalı çalışmaları yaklaşık 8 ay kadar sürdü. Patron sezon sonunda iş yoğunluğunun düştüğü ilk anda sendikal örgütlülüğü dağıtmak amacıyla fabrikayı kapattı. Bu durum üzerine işçiler fabrika önünde direnişe geçtiler.
İşçiler “Direniş patronun iki kelimesi ile başladı: 'Fabrikamı kapatıyorum'. İşim bitti diyerek bize bir şey danışmadan hadi güle güle dedi. Biz de böyle olmaz dedik ve direnişe geçtik” diye özetliyorlar yaşananları. “Hiç bir hak vermedi mi?” diye sorma gafletimizi ise “Biz hakkın peşinde değil işimizin peşindeyiz. Zaten yatırdıkları para da eksik” diye yanıtlıyorlar.
Patron Dünya Deri'deki makineleri Öz Deri adlı fabrikaya taşıyıp burada üretime geçince işçiler de kendi deyimleriyle “Boş depoyu beklemektense bu fabrika önüne gelmeye” karar verirler ve direniş geçtiğimiz Pazartesi günü Öz Deri'nin önüne taşınır.
Dünya Deri işçilerinin en büyük sorunu kölece çalışma koşulları. Aşağıda okuyacağınız anlatımlarda bunu çok çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyorlar. Ve sendikalı oldukları zaman insan olduklarını anladıklarını söylüyorlar:
Bayağı bir arkadaş bekliyor direniş yerinde. Bu birlikteliği nasıl sağladınız?
Bülent: Valla yalan söylemiyelim birlik kendiliğinden birden bire sağlandı. Bundan 1-2 sene önceki fabrika ile şu an arasında dağlar kadar fark var. 1-2 sene önce millet patronlardan çekindiği, işten kovulma korkusu duyduğu için bir biriyle konuşmuyordu dahi. Bir erkek işçi bir kadın işçinin yanına gelemiyordu.
Abdurrahman: Sendikalı olup örgütlenince insan olduğumuzu bildik. Önceden içeride köle gibi davranılıyordu bize. Hayvan gibi şuraya götür buraya götür, o kadar. Sendikalı olduk en azından bir insan olduğumuzu bildik, işçi sınıfına girdik, işçi olduğumuzu anladık. Yani ondan adam sendikayı kaldıramadı, hazmedemedi.
Diğer direnişleri takip ediyor musunuz?
Bülent: Evet. Çorlu'da var Gönen'de var. Aydınlı merkezde Mito direnişimiz var. Takip ediyoruz bunları..
Abdurrahman: Çorlu'ya gittik, Gönen'e gittik. Gönen'de sendika temsilciliğimize gece saldırmışlar, herşeyi kırıp dökmüşlerdi. Oraya gidip basın açıklamasına katıldık. Çorlu'da İleri Deri direnişi var. Orada greve geçildi. Grev pankartını asarken işçi arkadaşlarımız saldırıya uğradı. Onu da hem kınamak için gittik hem bir de basın açıklaması yaptık. Oraya da grev pankartımızı astık geri geldik.
Bundan sonra nasıl gidecek direniş?
Abdurrahman: Bundan sonra direne direne kazanacağız başka çaremiz yok. Baş sloganımız bu: “Zafer Direnen Emekçinin Olacak”.
Erol: Biz burada bir köle düzeninde çalışıyorduk daha önce. Sendikalı olduk sendikalı olduktan sonra bir seneye yakın insanca çalıştık. Sezon bitince adam bizi dışarı attı. Biz işimizi geri istiyoruz.
Bugün sence işçilerin yaşadığı en büyük sorun ne?
Erol: Bizim en büyük sorunumuz jandarmayla. Sermaye salıyor jandarmayı üzerimize. Bir de sermayenin işçiyi köle düzeninde çalıştırması.
Kadınlar açısından fabrikada çalışmanın zorlukları neler?
Nursel: Zorluk bir şey yok. Normal çalışıyoruz. Erkekler ne yapıyorsa biz de aynısını yapıyoruz. Hatta daha da ağır işleri yapıyoruz.
Direnişte kadın olmanın zorlukları var mı?
Nursel: Tabi ki var ama benim için hiç önemi yok. Ben her zaman arkadaşlarımla birlikteyim ve sonuna kadar da gideceğiz. Bunlar bizi böyle dışarı attı. Şubat'ın 6'sından beri dışardayız. Onlar içeride rahat rahat oturamayacak. İçeride çalışanlar var biz de burada dışarda bekliyoruz. Ne kadar olsa da zorluklarını çekiyoruz. Zor.. Eve gidiyoruz çoluk çocuğumuz, eşimiz yemek hazırlıyoruz. Buraya gel bekle. İçerdekiler de rahat rahat çalışıyor hiçbir şey olmamış gibi..
Evde hiç sorun yaşadın mı?
Nursel: Hayır. Ben buradan çıkayım başka bir fabrikaya gireyim, sendikasız olsun elimden geldiği kadar sendikalı yapabilmek için uğraşırım yani. Sendikalı çalışmak çok iyi, çok güzel. Her hakkını alıyorsun. Sana insan gibi davranılıyor. Patronlar olsun, ustalar olsun hiç olmazsa insan gibi davranıyorlar. Sendikalı olduktan sonra insan olduğumuzu anladık. Demek ki patronlar hakkımızı yiyerekten, çalaraktan, üstümüzden geçinerekten bu zamana kadar böyle gelmişler. Biz de hakkımızı aradığımız, sendikalı olduğumuz için dışarıdayız.
Son olarak herkesten destek beklediğimizi söylemek istiyorum.