Direnişçi işçilerden 1 Mayıs mesajları

Tuzla'da devam eden 3 direnişin işçileri – Deri-İş'te örgütlü Cevahir ve Dünya deri işçileri ile Birleşik Metal-İş'te örgütlü Mito işçileri 1 Mayıs'a çağırıyor. Bu sese kulak ver, sözün bittiği yerden direnişlerden anlatıyor işçiler.

GÜNCEL
Çarşamba, 26 Nisan 2006 (20 yıl 5 ay önce)

Tuzla'da süren 3 direnişin işçileri – Deri-İş'te örgütlü Cevahir ve Dünya deri işçileri ile Birleşik Metal-İş'te örgütlü Mito işçileri 1 Mayıs'a çağırıyor. Diyorlar ki:

- 1 Mayıs'ta insanların meydanlara çıkıp bağırıp çağırması dosta güven, düşmana gözdağı vermek demektir,
- Gücümüzü herkese göstermenin bir adımı sayılabilir, elimize verilmiş bir fırsattır 1 Mayıs,
- İlk defa giderken korku vardı ama orada işçileri görünce insanın hoşuna gidiyor ve işçi olduğunu anlıyor,
- Geçmişten bugüne kadar gelen bir mücadele günüdür 1 Mayıs. Hala haklarımızı alamadığımıza göre bayram değil mücadele günüdür.

Bu sese kulak ver, sözün bittiği yerden direnişlerden anlatıyor işçiler:


CEVAHİR DERİ


Necati: 1 Mayıs işçilerin zafer bayramıdır. Geçmişte çalışma saatleri gün doğumundan gün batımına kadardı. İş saati bu mücadele ile 8 saate indirilmiş. Bir emek sarfedilmiş, insanlar katledilmiş. Bu haklar kolay alınmamış o yüzden bunun adına da işçiler adına 1 Mayıs İşçi Bayramı denilmiş. 1 Mayıs'a herkesin katılmasını, alanlara dökülmesini isterim. Birlik ve beraberliğin 1 Mayıs alanlarından bütün dünyaya gösterilmesini isterim.

Mevlüt: 1 Mayıs'ı biz işçi bayramı olarak biliyoruz. Tüm sınıf dostlarının alanlarda seslerini duyurmalarını diliyoruz. Biz her sene 1 Mayıs'lara gidiyoruz. Fazla bir kalabalık göremiyoruz 1 Mayıs'larda, çoğu kaçıyor. Nasıl deri sanayinde “Yaşasın Sınıf Dayanışması”, “Yaşasın Tuzla Direnişimiz” diye bağırıyorsak 1 Mayıs'ta da “Yaşasın 1 Mayıs” diye bağırmalıyız. Ama görüyoruz ki çok fazla bir kalabalık olmuyor. Tüm sınıf dostları alanlara çıkmalı. Böyle giderse her zaman ezilmeye mahkumuz.

Necati: Eğer sen Türkiye'de yaşıyor ve eziliyorsan 1 Mayıs'ın ne demek olduğunu iyi anlaman lazım. Çünkü 1 Mayıs'ta insanların meydanlara çıkıp bağırıp çağırması dosta güven, düşmana gözdağı vermek demektir. Zaten ezilen kesim, işçi emekçi kardeşlerimiz bugün 1 Mayıs'ta meydanlara çıkıp dosta güven, düşmana gözdağı vermiyorsa gerçekten büyük bir tehlike ile karşı karşıya geliyor demektir. Geçmişte bizim için insanlar kanlarını döktüler, canlarını verdiler onu unutmamak lazım. Eğer unutursak gerçekten nankörüz demektir. Sizin vasıtanızla beni duyacak işçi emekçi kardeşlerime bir şey hatırlatmak istiyorum: 15-20 sene önce Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü iken diyor ki, “1 Mayıs oldu mu mutlaka kan dökülmelidir” bu lafı emekçilerin unutmaması lazım.

-- Ben hakkım için ekmeğim için mücadele ediyorsam arkadaşım da ekmek için benim yanımda saf tutuyorsa, dostça mücadele ediyorsak 1 Mayıs'ta da bunun gibi tüm işçilerin ekmeği için işverenlere ne kadar duyarlı olduğunu göstermesini istiyorum.

Haydar: 1 Mayıs işçi bayramı olduğu için işçilerin en mutlu günü. Çoluğumuzla çocuğumuzla bu bayramı her yıl olduğu gibi coşkulu neşeli kutlamak istiyoruz. İsterim ki her geçen yıl öncekinden coşkulu olsun. Bu da bizim elimizde, duyarlı olursak 1 Mayıs'a dört dörtlük sahip çıkarsak, eşimizle dostlarımızla çevremizle katılırsak coşkulu olur.

Rıza: 1 Mayıs için tüm emekçi sınıfları alanlara çağırıyorum. İşçilerin bayramı olduğu için herkes buna sahip çıkmalı. Biz de buradan geleceğiz...

-- 1 Mayıs'a tüm işçi sınıfının katılmasını, alanlara çıkıp sorunlarını dile getirmesini ve şenlik havasında kutlamasını istiyorum. Şenlik dediğim yani o coşkuya sahip olmalıyız. Gücümüzü herkese göstermenin bir adımı sayılabilir, elimize verilmiş bir fırsat. Ve ayrıca 1 Mayıs'ın Türkiye'de resmi işçi bayramı olarak ilan edilmesini istiyoruz.

Deri direniş

DÜNYA DERİ

Abdurrahman: 1 Mayıs bir işçi bayramıdır. Biji yek gulan! Birlik, mücadele, zafer! Birliğimizi, mücadelemizi orada göstereceğiz. İşçiler duyarlıysa zaten tamam, değilse de duyarlı olmasını istiyoruz. Direnişçi işçilere destek olunmasını istiyoruz. Herşeyden önce birlik olsun istiyoruz.

Bülent: 1 Mayıs'la ilgili söyleyeceğim tek şey; özgürce dışarıda yani Kadıköy merkezde ya da Taksim'de muhteşem bir şekilde kutlamak istiyoruz. Bazı sarı sendikalar salonlarda kutlamak için uğraşıyor. Biz onlardan yana değiliz. Dışarıda, gerekirse jopla, dayakla kutlayacağız. Taksim diyorum, çünkü orada belli bedeller ödendi. Şu an bir yasak var orada. O yasağın da kaldırılmasını istiyoruz. Şehitlerimiz adına da olsa orada kutlamak isteriz. Gerekirse biraz daha bedel veririz.

Tekin: İşçilerin birlik beraberliği her zaman güzel birşeydir. Onun sağlanması lazım. Bir de Taksim'de kutlanması lazım.

Güner: Alanlarda kutlamaktan yanayız. Bir sürü kararlar, kanunlar çıkartılıyor. Her gün yeni kanunlarla baskılar uyguluyorlar. Buna karşı “Baskılar Bizi Yıldıramaz”, “Direne Direne Kazanacağız” sloganları ile alanlarda olmalıyız.

Erol: Bizden öncekiler hakları bu şekilde, 1 Mayıs'larda aldılar. Daha önce çalışma saatleri 16 - 20 saatti işte böyle bizim gibi duyarlı bir şekilde direne direne kan akıttılar, kelle verdiler öyle aldılar hakları. Alınmış hakkımıza da sahip çıkmamız lazım. Bizim en büyük sorunumuz jandarmayla. Sermaye salıyor jandarmayı üzerimize. Bir de sermayenin işçiyi köle düzeninde çalıştırması. Bunlara karşı “Birlik Mücadele Zafer” sloganıyla alanlara çıkmalıyız.

Nursel: 1 Mayıs işçilerin günü. 1 Mayıs'ta Kadıköy'e gidicez. Daha önce hiç katılmadım ama benim akrabalarım hep sendikalı fabrikalarda çalıştılar onlardan duyuyordum. O zaman hiç bir şey bilmiyordum.

Başka bir kadın işçi: Benim içimde bir korku vardı. Ama arkadaşlar “ya sen deriden ayrılır, terk edersin ya da bizimle birlikte 1 Mayıs'a gelirsin” dediler. İlk defaydı. Çok da güzeldi, Çağlayan'a gitmiştik. Bu sene yine gidicez. Giderken korku vardı ama orada işçileri görünce insanın hoşuna gidiyor ve işçi olduğunu anlıyor.

Metal direniş

MİTO

Aslı: 1 Mayıs'ta ben işçilerin hep birlikte, tek yumruk olmalarını istiyorum. Bütün işçilerin aileleriyle beraber alanlara gelmesini istiyorum. Ben ailemden izin alamıyorum ama gidicem. Daha önce hiç 1 Mayıs'a gidemedim. İstanbul'a yeni geldim ve çalışmaya da ilk defa burada başladım. İlkleri yaşıyorum.

Selma: 1 Mayıs işçi bayramı. 1 Mayıs deyince işçilerin birliği, mücadelesi, hep beraber olması haklarını kazanması geliyor aklıma. 1 Mayıs için işçilere hep beraber olalım derim, haklarımızı kazanmak isterim. Ben de daha önce 1 Mayıs'a gitmedim. İlk defa yaşadık böyle şeyler, kapı dışında bulduk kendimizi. Evde zorluklar yaşadık “girme sendikaya” diye. Şimdi bile gitme diyorlar ama geliyorum.

Fadime: 1 Mayıs işçi bayramı, Pazartesi günü hep beraber alanlarda olacağız. Daha önce 10 sene önce gittim 1 Mayıs'a. Çocuklarım olunca gidemedim bir daha. Burada 12 yıl aradan sonra ilk çalışma deneyimim oldu. Bu yıl kutlayacağız hep beraber. Şu an işçinin yaşadığı en büyük sorun işsizlik ve hakkını alamaması. Buna karşı da “Yaşasın Birliğimiz” sloganı ile alanlara çıkmalıyız.

Güllü: Geçmişten bugüne kadar gelen bir mücadele günüdür 1 Mayıs. Hala haklarımızı alamadığımıza göre bayram değil mücadele günüdür. Kendi adıma Mito özgülünde konuşacak olursam biz Mito'ya sendikayı soktuğumuz zaman bayram yaparız. Benim en çok atılmasını istediğim slogan ise “Herkese Sigorta Her İşyerine Sendika”.

Hafız: Öncelikle dünya işçi kardeşlerimin 1 Mayıs bayramını kutluyorum. 1 Mayıs bizim için enternasyonal adına çok büyük bir fırsat. Bütün dünyada bu fırsatı değerlendirerek alanlara dökülmemiz lazım. Gerçekten enternasyonal bir işçi sınıfı hareketine geçiş dünya egemen sermayedarlarının çarkını durdurma demektir. Hep beraber hareket edersek sigortamız da olur istediğimiz her talebi de alırız. Türkiye'deki tüm işçi kardeşlerime diyorum ki “Yaşasın Dünya İşçi Sınıfı”, “Yaşasın Enternasyonal Birliğimiz”. Mesala Türkiye'de 5 milyon civarında insan sigortalı. Okuduğum kadarıyla onun da sadece 1 milyonluk kısmı sağlıklı. Diğerleri yine haksızlığa uğruyorlar. Sigortaları 1 gün yatıyorsa 3 gün yatmıyor. Bunu düzeltmenin tek bir yolu var: Sistemi yıkmak. O da işçilerin güç birliğidir, sendikalaşmaktır, özgüvendir, direniştir.

Eşref: 1 Mayıs işçinin bayramı. Alanlarda kutlamamız lazım. Amerika'da 16 saatlik işgünü 8 saate düştü. Birlik, mücadele, beraberlik diyorum 1 Mayıs için, hep beraber alanlara.

Nazım: 1 Mayıs işçi bayramı. Amerika'da günde 16 saat çalışma işkencesi işçi ardaşlarımızın canı bedeli 8 saate düşürüldü. Bunun için biz hepimiz bunun arkasındayız. Birlik, beraberlik, mücadele... Pazartesi günü ister Türkiye olsun ister Avrupa tüm dünyada işçiler olarak sokaklara dökülmemiz gerekir. Ve 1 Mayıs'da çalışılmamalı. Hep beraber yumruk olur mücadele edersek bunu gerçekleştiririz. Önce beraberlik, işçiler bir birini satmayacak, bir birinin arkasında olacak. Saf tutacaksın yani, çekince taşındığı zaman zaten iş dağılır. Asker geldiği zaman fırsat vermeyeceksin, direk hücum edeceksin ki hakkımızı kazanalım.

Genç bir kadın işçi: 1 Mayıs işçilerin bayramıdır. İşçilerin bir araya gelip buluştuğu bir gündür. Önceden hiç çalışmadığım için bilmiyordum 1 Mayıs'ı. Okulu bitirdim buraya başladım. Bana diyorlar “kavga çıkar, büyük tehlikeler yaşarsın gitme” ama ben hiç gitmediğim için gitmek istiyorum. İşçilerin bir araya gelip birleşmesini, haklarımızı almayı istiyorum. Bir de 1 Mayıs'ın resmi tatil olmasını istiyorum. İşçinin en büyük sorunu haklarını alamaması, kötü çalışma koşuları, ücretlerin düşüklüğü ve o ücreti dahi alamamaktır.

Tarkan: Bütün işçilerin Kadıköy'de olması lazım. Ben daha önce hiç katılmadım. Orada büyük bir işçi kitlesi bekliyorum. Ama bunu bulamasam da hayal kırıklığına uğramam. Bugün işçinin yaşadığı en büyük sorun patronlardır. Emeğimizin karşılığını alamamaktır.

Hasan: 1 Mayıs emekçilerin 120 yıl öncesine dayanan emeğidir. Katılımın çok olmasını umarız.

-- 1 Mayıs'a her işçinin gitmesi gerekiyor. Çünkü ezilen bir sınıf varsa bu işçi sınıfıdır. Sen kendi sınıfına sahip çıkmazsan kimse çıkmaz. Alanlara dökülerek işçi sınıfının var olduğunu tüm dünyaya göstermeliyiz. İşçi sınıfı yürümezse onu daha çok ezmeye çalışırlar.