Perşembe, 27 Nisan 2006 (20 yıl 5 ay önce)
Ekmeğimizi, onurumuzu, haklarımızı, geleceğimizi, özgürlüklerimizi kazanmak için tüm işçi, işsiz, emekli, öğrenci, emekçi kadınlarımızı 1 Mayıs alanına çağırdığımız bildiriyi yayınlıyoruz.
1 Mayıs'ı kazanmaya!"
“Yıl 1884... Tekstil, fırın, matbaa ve diğer işkollarında çalışan Chicagolu işçiler günde 12-14 saat arasında çalışmak zorundadırlar. Mazeret veya hastalık izni ise o yıllarda kapitalist burjuvazinin literatürüne girmemiştir henüz. Bu zor koşulların dayanılmazlığına yenik düşen binlerce işçi ya hastalık ya da iş kazaları sonucu yaşamlarını yitirirler. Mesai bitimini gören şanslı işçileri günün geri kalanında, toz ve toprak içerisindeki derme çatma barakalar beklemektedir. Ancak, tüm bu koşulları kabul etmek de, iş güvencesi ve uzun süreli çalışma için yeterli değildir. Kapitalizm gelişmektedir! Azami kar ve azami egemenlik hırsı, önüne çıkan her şeyi düzleyip geçmesini emreder.. Yüz binlerce işçi ve emekçi için bıçağın kemiğe dayandığı andır artık. Sekiz saatlik çalışma hakkı talebi Chicagolu işçiler arasında dalga dalga yayılır. Patronla anlaşamayan yüz binlerce tekstil işçisi greve çıkar. Önde gelen tekstil baronları, işçilerin grevini bastırmak için kiralık katilleri, sarı sendikaları ve polisi devreye sokar. Kiralık katiller kentte terör estirir. Kaçırılan işçi önderleri linç edilir, evler basılır, dışardan getirilen grev kırıcılarla direnişçi işçiler arasında şiddetli çatışmalar yaşanır. Polis korumasında fabrikaya sokulmak istenen grev kırıcılar, kararlı işçilerin direnişiyle kovulurlar. Direnişçi işçilere destek olmak için başka şehirlerden gelen işçiler şehre sokulmaz. Grev ve direniş, işçi ve emekçilerin hak alma ve mücadele etme bilincini yükseltirken aynı zamanda militanlaştırmaktadır...”
1884 yılı ile 2006'daki yaşam koşullarımız ne kadar da benzer değil mi? Öfkeyle bunu sorabiliriz kendimize! Öfkeyle sorabiliriz, çünkü kapitalizm onca şişindiği teknolojik vb. gelişmeye rağmen işçi ve emekçileri 1884'den daha farklı koşullarda sömürmüyor. Sömürü aynı sömürü, çünkü kapitalizm aynı kapitalizm. O ancak işçilerin kanı, canı ve yaşamı üzerinden kendisini varedebilir. Ve kapitalizmin, kaç yüzyıl geçerse geçsin, işçi ve emekçilere, insanlığa verebileceği hiçbir şey yoktur! O yıkılmaktan başka hiçbir şeyi hak etmiyor.
Yukarıda 1 Mayıs'ın doğuşunu hazırlayan koşulların anlatıldığı bölümde bugüne benzemeyen yan ise işçi ve emekçilerin büyük, birleşik, militan ve bedel ödemeye hazır eylemleridir. 1884'te işçiler, o eylemleri yapmadan hak alamayacaklarını biliyorlardı. Kölece çalışmaktan ve kölece yaşamaktan kurtulmanın yolu, esaretin boyunduruğundan kurtulmaya çalışan bir köleninki gibi çılgınca ve gözü pek olmalıydı! İşte bugün iyice içine sokulduğumuz çukurda göremediğimiz şey budur: İşte bugün elimizden bir bir alınan sağlık, eğitim, sigorta, emeklilik hakları işte o dönem işçilerin bu sınır tanımaz, militan, bedel ödeyen mücadelesiyle elde edilmiştir. Bugün kolayca teslim ettiğimiz kazanımlarımız böyle elde edildiler. Ve bunu işçi sınıfı kan dökerek, canlar kaybederek verdikleri mücadelelerle elde ettiler. Bir kere daha okuyalım!
Giderek cılızlaşan sokak eylemleri, 1 Mayıslar, kardeş Kürt halkı üzerinden yükseltilen milliyetçilik ve gericilik dalgası, her an muhalif olan, farklı olan herkese yönelen linç histerisi, ekmeğimiz küçüldükçe, işsizlik kırbacı keskinleştikçe iyice kovuklarımıza giren binlercemiz, iyice işine sarılan, patronun gözünün içine bakan milyonlarcamız... derken aynı anda emeklilik hakkımız
Genel Sağlık Sigortası ve mezarda emeklilikle imkansızlaşıyor, parasız sağlık alma hakkı bir lüks haline geliyor, taşeronluk, part time, esnek çalışmalarla iş güvenceli çalışma zaten imkan olmaktan çıkıyor. Tüm bunlar eş zamanlı gelişiyor.
Terörle Mücadele Yasaları, f tipleri, “uygunsuz grev yapanlar, kışkırtanlar için 6 ay hapis cezaları”, her sokağa dikilen polis kamerası
MOBESE'ler,
IMF yasaları... aynı anda çıkarılıyor. Grevler yasaklanmakla kalmıyor, grev çadırları bile kaldırılıyor, hatta yakılıyor! İşçiler kontra saldırısına uğruyor.
Ekonomik ve siyasi boyunduruk aynı anda boynumuza takılıyor.
Bu kısır döngüyü kıracak olan nedir? Kimdir?
Ve tüm bu önlemler paketi ne için çıkarılıyor?
Kim için? Hangi ihtimal için?
Örgütlü, militan, birleşik hareket eden ve yalnızca ekonomik talepleriyle sınırlı kalmayıp siyasal talepleriyle bunu isteyen bir işçi sınıfı için! 1884'lerdeki mücadele ruhunu taşıyacak sınıf mücadelesine engel olmak için,
Fransa'da milyonlarla
CPE yasasını çektiren işçi-öğrencilerin birleşik eylem ve kazanım ruhuna, esinine engel olmak için!
Fransa işçi ve öğrencileri, 1 Mayıs'ı doğuran 1800'lerdeki sınıf mücadeleleri,
15-16 Haziranlar ve daha birçok sınıf mücadelesinden elde edilen kazanımlar da gösterdi ki insanca yaşamanın, sınıf onuruna sahip çıkmanın, haklar elde etmenin ve onu korumanın yolu, sermayenin azgın diline gereken yanıtı vermenin yolu, sokağın diliyle konuşmaktan geçer, sokak mücadelesinden geçer.
Ekmeğimizi, onurumuzu, haklarımızı, geleceğimizi, özgürlüklerimizi kazanmak için sokağa, 1 Mayıs alanına çıkmalıyız, gücümüzü göstermeliyiz. Ayağa dikildiğimizi, bizi istedikleri gibi sömüremeyeceklerini gösterelim onlara!
Alanlar ve sokaklar bizimle özgürleşir, biz işçi ve emekçiler de sokakta özgürleşiriz. Örgütlü, militan, birleşik sınıf hareketiyle bunu yapabiliriz, 1 Mayıs alanını zaptedebiliriz. Geleceğimizi, 1 Mayıs'ı örgütlü gücümüzle kazanabiliriz...
Tüm işçi, işsiz, emekli, öğrenci, emekçi kadınlarımızı 1 Mayıs alanına çağırıyoruz!
MGK, TÜSİAD, IMF yasalarını çektirmek için sokağa, eyleme, 1 Mayıs alanlarına!
GSS yasasını, Terörle Mücadele Yasasını çektirmek için sokağa, eyleme, 1 Mayıs alanlarına!
Ücretli Kölelik Düzeni'ne, Kölece Çalışmaya, Kölece Yaşamaya Karşı sokağa, eyleme, 1 Mayıs alanlarına!
Grev hakkı, TİS hakkı, örgütlenme, eylem özgürlüğü için sokağa, eyleme, 1 Mayıs alanlarına!
Emperyalist işgale ve yeni işgal senaryolarına karşı halkların antiemperyalist mücadelesi için sokağa, eyleme, 1 Mayıs alanlarına!
İnsanca Yaşam Sosyalizmde!
Ya Sosyalizm Ya Barbarlık İçinde Yokoluş!
Kahrolsun Emperyalizm!
Yaşasın İşçi Sınıfının Birleşik Mücadelesi!
Yaşasın 1 Mayıs!