1 Mayıs alanına herkesin ilgisini çekecek coşkulu bir giriş yaptılar. Mitingin son konuşmacılarından oldular ve konuşmalarını; “Fransa’daki öğrenciler gibi biz de kazanabiliriz!” sözleri ile bitirdiler.
Onlar Köln Üniversitesi’nden bir grup öğrenci. 27 Nisan’da başlattıkları Rektörlük odası işgal eylemini halen sürdürüyorlar. Yaşanacak Dünya gazetesi çalışanları ve okurları olarak 1 Mayıs eyleminden sonra kendilerini eylem yerlerinde ziyaret ettik. Kendilerine Türkiye’deki üniversiteleri ve eğitim koşullarını anlatıyoruz kısaca. Daha önce aralarından birinin İstanbul’da DPG’nin yaptığı Öğrenci Kurultay’ına da gittiğini söylüyoruz. Yazışma adresleri, vs. den sonra sohbet-röportajımızı yapıyoruz. Kısaltarak aşağıya alıyoruz bu röportajı:
- Eyleminizin amacını kısaca özetler misiniz?
Asıl amacımız okul harçlarının kaldırılması, eğitimin parasız hale getirilmesi. Harçlar 500 euro. Bizlerin bu parayı karşılaması mümkün değil. Eylemimiz genel sosyal yıkım saldırılarına karşıtlık taşıyor.
İkinci olarak da üniversite yönetiminin örgütlenişinin anti demokratik yapısı. Üniversiteye ilişkin tüm kararlar senatoda alınıyor. Bu senatoda yedi profesör, iki doçent, bir bilim görevlisi, iki de öğrenci yer alıyor. Karar süreçlerinde profesörlerin dolaysız belirleyiciliği var. Onlar da genellikle devlet politikalarına göre tavır belirliyorlar. Ayrıca profesörler dışındaki diğer çalışanlar iş saatlerinin yükseltilmesinden etkilendikleri için bizimle birlikte hareket ediyorlar. Biz bu bileşimin öğrenciler lehine değişmesini, karar süreçlerinde öğrenciler ve diğer çalışanların söz hakkının genişletilmesini istiyoruz. Ayrıca profesörlerin de yanımızda yer almalarını istiyoruz. Çünkü onlar karar süreçlerinde belirleyici. Harçların yükseltilmesi kararını onlar veriyorlar.
- Peki yanınızda yer almaları mümkün mü?
Biz buna karşı değiliz. Profesörler pratikte katılmasalar da aslında alttan alta eylemlerimizi desteklediklerini hissettiriyorlar. Bunun pratiğe de yansımasını istiyoruz. Ayrıca asıl olarak da Eyalet Meclisi üzerinde basınç oluşturmak istiyoruz. Çünkü profesörlerin onayladıkları her şey asıl oradan geliyor.
- Bu eylemden önce başka neler yaptınız, bu sürece nasıl geldiniz?
Geçen yaz yapılan diyaloglardan sonuç alamayınca boykot yapmıştık. NRW çapında pek çok üniversitede barikat eylemleri gerçekleştirdik. En son da bu eylem kendiliğinden gelişerek, bu noktaya geldi.
- Öğrencilerin genel yaklaşımı nasıl?
Aslında gelecekte iyi iş bulma olanakları yüksek olan elit bir kesim dışında -ki bunların da gelir düzeyi yüksek zaten- ezici bir çoğunluk eylemlerimizi destekliyor. Ancak bu pratikte yansımıyor maalesef.
- Peki daha geniş katılım için neler yapıyorsunuz?
Tüm kentlerde gelişen eylemleri birleştirmeye çalışıyoruz. Bizler ASTA ile hareket etmiyoruz. Onun düzenlediği tüm eylemlere katılmak zorunda değiliz, bazılarına katılıyoruz. Farklı öğrenci grupları var, irili ufaklı… Onlarla internet üzerinden birlikte hareketi örgütlemeye çalışıyoruz.
- ASTA neden bu konuda daha geniş kesimleri harekete geçirecek bir karar almıyor?
ASTA devletle iç içe olduğu için böyle bir karar alamıyor resmi olarak. İçinden bir grup katılıyor.
- Fransa’daki eylemler burada nasıl yansıdı?
Burası Fransa’ya benzemiyor. Orada işçiler, öğrenciler, memurlarla tüm bir toplum katıldı CPE’nin geri alınması eylemlerine. Ayrıca orada burası ile kıyaslanamayacak bir mücedele geleneği var ve sol ne olursa olsun hala bir şekilde varlığını koruyor. Onları örnek alıyoruz. Ama buranın orası gibi olması çok zor. Tüm kesimlerin birlikte hareket etme oranı çok düşük.
- Başka kesimlerin desteğini almak için neler yapıyorsunuz?
Üniversitedeki doktorların eylemi olduğunda biz onları desteklemeye gitmiştik. Onlar da bize destek olmak için geldiler. 1 Mayıs’ta da görüştük kendileriyle ve bir aradaydık. Ayrıca işçi sendikları ile görüşüyoruz. Mesela Ver.di eylemimizi ziyaret etmek için gelecek.
Yaşanacak Dünya Gazetesi, sayı:25, Mayıs 2006