Çocuklar, cinsel istismar ve kölelik

GÜNCEL
Pazartesi, 8 Mayıs 2006 (20 yıl 5 ay önce)

Bu haberimizde kanlı korkunç yüzünü hiç bir zaman kapatamayan / kapatamayacak olan emperyalizmin maske olarak kullanmaya çalışıtığı iki kurumun hazırladığı raporlarla köleliğin boyutlarını gözler önüne sereceğiz. Birinci rapor çocuklara yardım örgütü olan Save the Children'dan; Batı Afrika ülkelerinde ve Liberya'da yardım görevlileri kız çocuklarını bir lokma yiyecek karşılığında cinsel olarak istismar ediyor.

BMBatı Afrika ve Liberya'da başta BM olmak üzere faaliyet gösteren yerel ve uluslararası yardım kuruluşlarından görevliler, gıda karşılığında çocukları cinsel olarak sömürüyor.

Hazırlanan rapora göre polis, öğretmen, yardım görevlisi ya da barış gücü askerleriyle cinsel ilişkiye giren kız çocuklarının yaşı 8'e kadar düşmüş durumda.

Cinsel sömürünün karşılığı ise çoğunlukla yiyecek, bazen arabayla dolaştırma ya da film izletme! Ki vakaların çoğuna, iç savaş nedeniyle evlerinden olmuş çocukların barındığı kamplarda rastlanıyor yani en alttakilerde. 12 yaşından büyük kızların yarısının düzenli olarak bu yola “başvurduğu” belirtiyor. Yalnış okumadınız; “çocukların bu yola başvurduğu”!

BBC muhabiri Junaid Ahmed haberinde, Liberya'da 2003'te sona eren iç savaşın ardından da benzer iddiaların ortaya atıldığını, uluslararası kuruluşların sorunun çözümü yönünde adım atma vaadinde bulunmalarına karşın hiç bir gelişmenin olmadığının ortaya çıktığını hatırlatıyor. Liberya'daki insani yardımlardan sorumlu BM görevlisi Jordan Ryan ise BBC'ye yaptığı açıklamada, sorunun çözüleceği konusunda umutlu olduğunu dile getiriyor. Ryan'a göre bu konuda ilerleme gözlenmiş; özellikle bu olayların yaşandığı bazı “yardım” kamplarının kapatılmasının ardından!

Özetle; o halklara kirli savaşı ve yıkımı taşıyan emperyalist tekel ve devletlerin güzide kurumu BM, yardım elini uzatarak (!) kendilerini satabileceklerini ve kapitalist medeniyetlerde bir parça ekmeğin, bir film izlemeninin ya da bir arabaya binmenin olası bedellerini çocukların o güzel akıllarına iyice yerleştirdikten hemen sonra, kendi sözde yardım kurumlarını kapatarak koruyor dünya çocuklarını!

Diyelim ki Ryan'ın dediği doğru; bu kamplar nasıl bir rant kapısıdır, kimin ne çıkarı vardır ki “kapatılma korkusu”yla çekidüzen veriyor kendine tecavüzcüler?

Köle Tacirliği


Birleşmiş Milletler'in ikinci bir raporu belki bir fikir verebilir; bu rapor insan kaçakçılığı ile ilgili. BM'nin yayınladığı rapora göre insan kaçakçılığı sisteminin mağdurlarının büyük bir bölümü eski Doğu Bloku ülkeleri ve Afrika’dan geliyor. Götürüldükleri noktalarsa Batı Avrupa ve ABD! Asya ise hem çıkış noktası, hem de hedef bölge durumunda. Çok çalışan işçileriyle meşhur Çin ve “seks turizmi”yle ünlü Tayland en fazla kaçağın çıktığı ülkeler listesinin başında yer alıyor.

BM

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suçla Mücadele Dairesi Başkanı Antonio Maria Costa, insan kaçakçılığının genellikle cinsel sömürü bağlamında ele alındığını ama aslında çok daha geniş bir alanı kapsadığını belirtiyor:
Aslında tarlalarda çalıştırılan kişilerden ve sağlıksız koşullarda çalışanlarının işgücünü sömüren atelyelerdeki işçilerden, Afrika ve Asya’daki çocuk işçi kaçakçılığına çok geniş bir alandan söz ediyoruz. Aklınıza gelebilecek her türlü faaliyette insan kaçakçılığının da bir payı var.
Rapora göre insan kaçakçılarının eline düşen kişilerin yüzde 77’si kadın veya genç kız, yüzde 9’u da erkeklerden oluşuyor. Kaçakçılıkta cinsel sömürü, vakaların yüzde 87’sinde gerekçeler arasında yer alıyor. Köle işgücü kullanımının diğer türleri ise yüzde 28'lik bir oran olduğu belirtiliyor.

BM sistemi aklıyor ve üretiyor!


BM hazırladığı rapor ile 21. yüzyıldaki kölelik olgusunun genel bir tablosunu sunarken, çözümün üstünden de ustaca atlıyor. Konuya ilişkin önerisi; “Komuoyunun köle çalıştıran yerlerin ürünlerini tüketmemesi’’! Sorumluluğu “kötü niyetli kişilere” yükleyerek, devletleri ve bir bütün olarak sistemi savunmayı da ihmal etmiyor.

Save the Childiren'ın raporunda bu düzenin nasıl bir çarkı olduğu ortaya çıkan BM parçası olduğu sistemi aklıyor.

Oysa ki insan kaçakçılığına bizzat devletler tarafından nasıl göz yumulduğu, bu işi yapan şebekelerin bağlantıları ile sayısız kereler açığa çıktı. Ayrıca kaçakçıların eline düşen insanları, Batı Afrika ve Liberya'daki 8 yaşındaki kız çocuklarını buna hangi koşulların zorladığı ortadadır. Ve bu ortadalık sorunun “kötü niyetli kişiler veya görevliler sorunu” olmadığını gösteriyor!

Köleliğin yüzlerce yıl önce kalktığını mı sanıyordunuz? Bir lokma ekmeğe kölelik en iğrenç boyutuyla 21. yüzyılda böyle yaşatılıyor işte.

Şaşırdınız mı? Siz bir de kendi yaşamınız ve çevreniz üzerinden bakın...