Neoliberal politikaların pilot uygulama alanına dönüştürülen Almanya'da işçi ve emekçilerin kazanılmış haklarına yönelik saldırılar artarak sürüyor.
Almanya’da Nisan ayında bir dizi yasa değişikliği yürürlüğe girdi. Elbette bu değişiklikler, emekçilerin kazanılmış haklarını elinden alıyor, yaşamını daha da zorlaştırıyor.
Yürürlüğe giren yasalardan ilki 18-25 yaş arası gençleri ilgilendiriyor. 18-25 yaş arası genç işsizler, 1 Nisan’dan itibaren ailelerinin evlerinde ikamet etmek mecburiyetinde olacak.
Bu zamana kadar kiraladıkları evin giderlerini devletin yetkili birimlerinden alma imkanına sahip işsiz gençler bundan böyle ebeveynlerinin evinde kalmaya zorlanacak. Gençler arasında kendilerine ait evi olanların giderleri, sadece istisnai durumlarda resmi makamlar tarafından karşılanacak. Şimdiye kadar İşsizlik Parası II (ALG II) alan gençler, anne-babalarının evlerinden ayrılıp kendilerine ait bir yer kiraladıktan sonra, buranın giderlerini devletin yetkili birimlerinden alma imkanına sahipti. Hükümetin aldığı bu karardan sonra, iş arayan ve 18-25 yaş grubunda olan gençlerin kiraladıkları evleri boşaltmaları veya giderlerini kendilerine verilen İşsizlik Parası II’den karşılamaları gerekecek.
Gençlerin anne ve babalarına ait evlerden çıkmasına sadece başka bir şehre taşınılması veya taraflar arasında şiddetli geçimsizlik olması halinde izin verilecek. İş arayan gençlerin tek başlarına bir eve taşınmaları, bulundukları yerleşim merkezinin yerel yönetimi tarafından izin verilmesi durumunda mümkün olacak.
Temmuz ayından itibaren de bu durumda olan genç işsizlere işsizlik parası 345 eurodan 276 euroya indirilecek.
İlk yüksek tahsilini yapan öğrencilerin hepsi, 1 Nisan tarihinden itibaren eğitim kredisi alma hakkına sahip olacak. Devlete ait Alman Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Bankası (KfW) tarafından verilecek olan kredinin tavanı aylık 650 euro olarak belirlendi. Öğrencilerin bu krediden yararlanma süresi, 10 sömestr ile sınırlandı. Kredilerin geri ödenmesi için, meslek hayatına atıldıktan sonra azami 25 yıl süre tanınacak.