Rektörün "demokratlığı"

Hacettepe Rektörü'nün "demokrat"lığı, Hocalı katliamını anma bahanesiyle sergilenen şoven saldırganlık sırasında tümüyle düştü

GENÇLİK
Çarşamba, 29 Şubat 2012 (14 yıl 7 ay önce)

[Haber Fabrikası'nda yer alan makaleyi, Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü'nde yaşananlara ışık tutması ve Rektörün "demokratlığı"na dair somut veriler nedeniyle yayınlıyoruz.]

Hacettepe Rektörü'nün “demokrat”lığı faşist saldırıya kadar


Hacettepe Üniversitesi rektörü A. Murat Tuncer “demokrat” görüntüsü vermeye çalışıyordu. Siyasi öğrencilerle toplantılar yapıyor, bazı talepleri kabul ediyor, devrimci öğrencilerin stant açmasına, afiş asmasına izin veriyor, öğrencilere atılacak biber gazı ihalesine taş koyuyordu.

Ama faşizmin vitrininde demokrat poz da bir yere kadar!
“PiaR” çalışması iyi gitti, basının ilgisi çekildi, 'YÖK’ün bozuk düzeninde sağlam çark olur mu acep' diye düşünenler bile vardır belki.

Eski bir boksör taktiğidir: Hasmının gardını düşür, sonra saldır. Rektörlük bu hafta beş öğrenciye soruşturma açarak “yumuşak güç” pozlarından vazgeçti.

Rektörlük faşist saldırganların arkasında
Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü’nde 28 Şubat 2012 Çarşamba günü üniversite bünyesindeki öğrenci topluluklarından olup daha önce de bu tarz etkinliklerle adı duyulan ‘Türkçe Topluluğu’, Hocalı olaylarını anmak için bir sempozyum organize etti. Ancak daha önceki faaliyetlerinden dolayı bu sempozyumun da ırkçı, şoven söylemler, Ermeni düşmanlığı ekseninde geçeceğini öngören ilerici-devrimci öğrenciler bu etkinliğe giderek etkinliğin yapılacağı salonun önünde, bütün katliamları lanetlediklerini, ancak katliamlar üzerinden hiçbir ırkçı güruhun rant sağlamasına izin vermeyeceklerini belirten konuşmalar yaptılar.

Ardından etkinliğin düzenleyicilerinden bir kişinin gelip böyle bir amaçları olmadığını amaçlarının sadece acılarını paylaşmak olduğunu belirtmesi üzerine öğrenciler de salona girerek etkinliğin içeriğini görmek istediler. Yaklaşık 15 kişinin dinleyici olarak bulunduğu salona ilerici-devrimci öğrenciler yaklaşık 100 kişi olarak girdiler ve etkinliğin seyrini izlemeye koyuldular. Açılış konuşmasının ardından yayınlanan sinevizyonda antikomünizm propagandası yapılması ve Ermeni halkına düşmanca söylemler benimsenmesi, katledilen bedenlerin pornografik bir şekilde sergilenmesine tanık olan sonra ilerici öğrenciler en doğal haklarını kullanarak bu etkinliği protesto ettiler ve teşhir konuşmaları gerçekleştirdiler.

Ancak etkinliğin başında birkaç tane olan fakat ilerici öğrencilerin beklemesini fırsat bilerek sayıları artan faşistler, öğrencilerin bu demokratik tepkilerine tahammül edemeyerek saldırıda bulundular. Sonradan anlaşıldı ki, faşist güruh rektörlüğün koruması altında okula sokulmuştu.

Yaklaşık 100 kişilik kitleye karşı saldırıya geçen 10-15 kişilik faşist güruhun bu tavrına karşı, ilerici kitle, provokasyona ortam sağlamamak için gereken adımları attı, bu sayede çatışma ortamı kısa sürede son buldu ve devrimci öğrenciler salonu terk ettiler.
Ancak faşistlerin sürekli telefonla haberleşmeleri ve kampüse dışardan adam getirme çabalarına tanık olan devrimciler kendi güvenliklerini sağlamak amacıyla, etkinlik bitene ve faşistler okuldan çıkana kadar toplu şekilde beklemeye koyuldular.

Faşistler ise etkinliğin sonuna doğru güvenlik koruması ile teker teker binadan çıkarıldılar. Bu süreç içerisinde dekanla ve ÖGB’ler ile yapılan görüşmelerde ilerici öğrenciler onların başka kapıdan çıkarılmasını, provokasyona zemin olmaması açısından önemli bulduklarını defalarca belirttiler. Ancak teker teker çıkarılan faşistler okuldan çıkarılmamış başka kapıda ÖGB’lerin nezaretinde toplanarak yine ÖGB’lerin nezaretinde devrimci öğrencilerin beklediği kapıya getirildiler. Burada sayıları yaklaşık 50’yi bulan faşistler ellerinde sopalar ve taşlarla bina içerisinde toplu şekilde bekleyen devrimcilere saldırdılar. Devrimci öğrencilerse bu sırada sadece kendilerini korumak amaçlı faşistlerin içeriye girmesini engellemek için kapıya barikat kurarak ve onlar binaya girmeden önce dışarı doğru şişeler fırlatarak faşistlerin içeri girmesine engel oldular, girebilenlerin de hemen çıkmasını sağladılar.



Yani bütün faşist provokasyonlara karşı devrimci öğrencilerin çabaları sayesinde kimsenin burnu dahi kanamamıştır. Ayrıca bu faşistlerin sempozyum başladığında 3-5 kişiyken kısa sürede sayılarının bu kadar arttığı, dışardan gelenlerin Hacettepe öğrencisi olmadığı halde nasıl kampüse giriş yaptıkları, gerginlik boyunca devrimci öğrencilerle irtibat halinde olan ve faşistlerin kampüsü terk etmek üzere olduğunu söyleyen dekanın faşist güruhun saldırısı sırasında nerde olduğu da cevaplanması gereken sorulardandır. Güya öğrenciyle karşı karşıya kalmamak için sayıları azaltılan ÖGB’ler, kapıda kütüphaneye gelen başka üniversiteden öğrencilerin önünü kesmeyi biliyor, ama otobüs otobüs kampüse akan faşistleri “durduramıyor”…

Rektörlükten “Müjde”: Saldırıya Uğrayan Öğrencilere Soruşturma!
Sözde demokrat Hacettepe rektörlüğünün maskesi ise bu olaydan sonra tamamen düştü. Çatışmanın hemen akşamında üniversitenin web sayfasından yapılan duyuruda öğrencilere soruşturma açılacağı “müjde”leniyordu. Tabii şaşırtıcı olmayan biçimde soruşturma saldırısı yalnızca ilerici-devrimci-demokrat öğrencilere yönelikti, okulu kuşatıp içeridekilere saldıran faşistlere değil!

Rektörlüğe bakılırsa,
* “Huzuru” saldırganlar değil saldırılanlar “bozuyor”.
* Ermeni halkına kan ve kin kusan faşistler değil, en basit haklarını kullanarak bu ırkçılığı protesto eden ilerici-devrimci öğrenciler “kötü niyetli” oluyor
* Ellerinde sopalarla saldıranlar değil kendini savunanlar Hacettepeli olmaya “yakışmıyor”

Okulunun bir fakültesini Estergon kalesi sanıp kuşatan faşistlere gık demeyen rektörlük, saldırıya uğrayan öğrencilere soruşturma açıyor. Bunu da Hacettepeliliğe, bilim insanlığına, hocalığa sığdırıyor.

Oldu “hocam”, ırkçı faşistleri korumanın, kollamanın, ellerine sopa verip otobüslerle okula almanın Hacettepeliliği sizin olsun. Halkların kardeşliği ve güzel gelecekleri için dövüşen Mehmet Fatih Öktülmüş’ün, Birtan Altunbaş’ın Hacettepeliliği bizim.

Kaynak: haberfabrikası.org