4+4+4 = kölelik!

Genç kadınları çifte sömürüye ve feodal zihniyete terkeden, çocuk işçiliği, staj sömürüsünü körükleyen...

GENÇLİK
Pazartesi, 5 Mart 2012 (14 yıl 7 ay önce)

Komünarca
Biz gençliğe ücretli kölelik zincirlerini vuran, genç kadınları çifte sömürüye ve feodal zihniyete terkeden, çocuk işçiliği, staj sömürüsünü körükleyen ve son olarak bütün bir eğitimi sermayenin ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendiren yasa tasarısı gündemde.

Bu yasa tasarısı 4 Mart Pazar günü Eğitim-Sen'in gerçekleştirdiği bir basın açıklamasıyla Eskişehir'de teşhir edildi. Biz de DPG okurları olarak hem eylemde hem de açıklamada yerimizi aldık.

Eskişehir'de gerçekleştirilen eyleme yaklaşık yüz kişi katıldı. İl Sağlık Müdürlüğü önünde toplanan kitle sloganlarla Hamamyolu Saat Kulesi'nde sona eren bir yürüyüş gerçekleştirdi.

4+4+4 yasa tasarısını teşhir eden dövizlerin de taşındığı eylem boyunca şu sloganlar atıldı:

"Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim!", "Eğitim haktır satılamaz!", "Çocuk gelin olmak istemiyoruz!", "Parasız eğitim, parasız sağlık!"

Yürüyüş boyunca çekilen ajitasyonlarla işçi ve emekçilere yasa teklifinin teşhiri ve mücadele çağrısı yapıldı.

Basın açıklamasını aynen aktarıyoruz:

4+4+4 YASA TEKLİFİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER SORUNU ORTADAN KALDIRMIYOR, YENİ SORUNLAR GETİRİYOR!

Bilindiği gibi 4+4+4 yasa teklifi kamuoyunda büyük bir tepki ile karşılanmış ve yasa teklifi meclisteki ilgili alt komisyona gönderilmiştir. Komisyonun tepki alan kimi maddeleri değiştirmesine rağmen teklifin içerdiği sorunlar ortadan kaldırılmamıştır. Aksine komisyonda yapılan düzenlemeler daha ciddi sorunları beraberinde getirecek niteliktedir.

Yapılan düzenlemelere göre eğitimin kademelendirilmesinden vazgeçilmemiş, ilk teklifte 6 yaşın bitirilmesi olarak ifade edilen ilköğretime başlama yaşı 5 yaşın bitirilmesi olarak değiştirilerek bir yaş indirilmiştir. Öte yandan en fazla tepki toplayan, ilköğretimin birinci kademesinden sonra açık öğretime geçilmesini olanaklı kılan düzenleme değiştirilereki son dört yıllık kademeyle sınırlandırılmıştır.

Yapılan değişiklikler, kamuoyunun tepkisini yatıştırma amacıyla sınırlı kalmıştır. Teklifi doğuran mantık ve bu mantığın uzantısı maddeler korunmuş, hatta bazıları daha da sorunlu hale getirilmiştir. Örneğin 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 22. maddesine dair ilk teklifte "ilköğretimin kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunlu, devlet okullarında ve parasız olacağı" ifadesi yer alırken, alt komisyondan geçen 7. maddesinde bu ifade çıkartılmıştır. Söz konusu ifadelerin çıkartılması özellikle kız çocuklarının okullaşmasına yapılan vurgunun ortadan kaldırılması açısından manidardır. Ayrıca ilköğretimin devlet okullarında parasız olması vurgusunun çıkartılmasıda son derece tehlikeli sonuçlara yol açabilecek niteliktedir. Zira ilköğretimin parasız olmasını düzenleyen ilgili Anayasa maddesinde yapılacak küçük bir değişiklik ile ilköğretim hizmetinin paralı olmasının mümkün hale gelmesinin önü açılmıştır.

Alt komisyonda son hali verilen yasa teklifinin 10. maddesinde, ortaöğretim hizmetinin "örgün" ve "yaygın" öğrenim veren kurumların tümünü kapsadığı dile getirilmektedir. Bu düzenleme, ortaöğretimde yaygın öğrenimi içererek zorunlu eğitimi 12 yılla değil fiilen 8 yılla sınırlandırmaktadır. Dolayısıyla zorunlu 12 yıl eğitim hizmeti son kademede sadece diploma almaya bağlanmaktadır. Daha açık ifade etmek gerekirse söz konusu teklif ile iddia edildiği gibi zorunlu eğitim 12 yıla çıkarılmamaktadır.

Ayrıca teklifte yapılan değişiklik sonrasında da okul öncesi eğitim ile ilgili bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir. Alt komisyonun görmezden geldiği başka bir husus ise mesleki eğitime yönlendirme yaşının düşüklüğüne ilişkin eleştiriler olmuştur. Nitekim bu konudaki düzenleme de olduğu gibi korunmuştur.

Yasa teklifinin alt komisyonda düzenlenen 12 maddesi ile çocuk emeği sömürüsünün önü sonuna kadar açılmaktadır. Bir önceki teklifte yer alan bu düzenlemeye göre, on çalışan olan bir işletmeye sınırsız stajyer meslek lisesi öğrencisi çalıştırma hakkı tanınmaktadır. Oysa Mesleki Eğitim Kanunu'nda yer alan haliyle en fazla o işyerinde çalışanların onda biri kadar stajyer çalıştırma hakkı tanınmaktadır. Alt komisyonda şekillendirildiği haliyle, teklifteki 12. maddeye göre bu oran sınır kaldırılarak işletmelere ucuz işgücü olarak diledikleri kadar öğrenci istihdam etme olanağı sunulmaktadır. Torba yasada meslek lisesi öğrencilerinin cebindeki üç kuruşa göz diken AKP, şimdi de çocuklarımızın ucuz ve güvencesiz işgücü olarak sömürülmesine sonuna kadar olanak verecek bir düzenlemeye imza atmaktadır. Torba yasa döneminde çok fazla tartışmaya neden olan bu konuya dair AKP'ninyeniden adım atması manidardır.

Eğitim-Sen olarak teklifin bu haliyle, eğitim sisteminin ticarileştirilmesine ve çocuklarımızın ucuz işgücü olarak sermaye çevrelerinin hizmetine sunulmasına daha fazla hizmet edeceği kanısındayız. Hangi amaçlarla gündeme getirildiği belli olan bu düzenlemenin, geri çekilmesini istiyoruz. Bu kapsamda zorunlu eğitimin süresi ve içeriği ideolojik kaygılarla değil, bilimsel veriler ve toplumun ihtiyaçları doğrultusunda yeniden düzenlenmelidir.